67586/01

WyrokETPCz2006-01-24ECLI:CE:ECHR:2006:0124JUD006758601

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, połączone z wysoką inflacją, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania, które było przypisywalne władzom krajowym, spowodowało, że skarżący poniósł dodatkową stratę w związku z utratą wartości pieniądza spowodowaną inflacją. Takie opóźnienie, w połączeniu z długością postępowania, naruszyło sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa własności skarżącego, nakładając na niego nadmierne i indywidualne obciążenie.
Stan faktyczny
W 1993 roku nieruchomość skarżącego w Mersin została wywłaszczona pod budowę autostrady. Po początkowej wypłacie odszkodowania, sąd krajowy w 1997 roku zasądził dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny w 1998 roku. Władze wypłaciły zasądzoną kwotę wraz z odsetkami dopiero w maju 2000 roku. Skarżący zarzucił, że z powodu opóźnienia w wypłacie i wysokiej inflacji, odszkodowanie straciło znaczną część swojej wartości.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza dopuszczalność skargi. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Uznaje, że nie ma potrzeby osobnego rozpatrywania skargi na podstawie art. 6 ust. 1 Konwencji. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Zasądza 1336 EUR tytułem szkody majątkowej i 35 EUR tytułem kosztów i wydatków. Oddala pozostałą część roszczeń o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   İKİNCİ DAİRE   DELİGÖZ – TÜRKİYE   (Başvuru no. 67586/01)   KARAR   STRAZBURG   Ocak 2006   Bu karar AİHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle   ilişkin değişiklik yapılabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Deligöz – Türkiye davasında,   Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire),   Başkan J.-P. COSTA,   Yargıçlar A.B. BAKA,   R. TÜRMEN,   K. JUNGWIERT,   M. UGREKHELIDZE,   A. MULARONI,   E. FURA-SANDSTRÖM, ve   Yazı İşleri Müdürü S. DOLLE’nin katılımı ile kapalı oturumda 5 Ocak 2006 tarihinde   toplanmış ve anılan tarihte izleyen kararı vermiştir.   USUL   1.Dava, Salim Deligöz (“başvuran”) isimli Türk vatandaşının, 15 Kasım 2000 tarihinde,   İnsan Hakları ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözleşmesi’nin (“Sözleşme”) 34. maddesine   dayanarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AİHM’ye yaptığı başvurudan (no. 67586/01)   kaynaklanmaktadır.   2.Başvuran, Mersin Barosu’na bağlı Mahmut Akdoğan isimli avukat tarafından temsil   edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) AİHM’deki yargılama için bir Ajan tayin etmemiştir.   3.15 Eylül 2004 tarihinde, AİHM, başvuruyu Hükümet’e bildirmeye karar vermiştir.   AİHS’nin 29 § 3. maddesi uyarınca, başvurunun kabuledilebilirliği ve esaslarını aynı anda ele   alarak bir sonuca varmaya karar vermiştir.   OLAYLAR   I.DAVA ŞARTLARI   4.Başvuran, 1994 doğumludur ve Mersin’de ikamet etmektedir.   5.2 Kasım 1993 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, otoyol inşası için başvuranın   Mersin’deki arsasını kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi komitesi, arsanın değerini incelemiş ve   kamulaştırma gerçekleştiğinde ilgili meblağ başvurana ödenmiştir.   6.Başvuranın artırma talebinden sonra, 25 Nisan 1997 tarihinde, Mersin Asliye Hukuk   Mahkemesi, başvurana, tapuların nakledildiği tarih olan 2 Kasım 1993’ten itibaren geçerli   olmak üzere, 305.201.400 TL artırma bedelini ve mahkeme kararı tarihinde geçerli olan yasal   faiz oranını ödenmesine karar vermiştir.   7.23 Mart 1998 tarihinde, Yargıtay, Mersin Asliye Mahkemesi’nin kararını onamıştır.   8.17 Mayıs 2000 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, başvurana faiz dahil 1.167.070.000   TL ödemiştir.   II.İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA   9.İlgili iç hukuk ve uygulaması, Akkuş – Türkiye (9 Temmuz 1997 kararı, Judgments and   Decisions 1997-IV).   HUKUK   I.1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   10.Başvuranlar, yaklaşık üç yıl süren mahkeme işlemlerinden sonra yetkililerden alabildikleri   artırma bedelinin, gecikme faizinin Türkiye’deki yüksek enflasyona paralel seyretmemesi   sebebiyle, değerinin düştüğünü ifade ederek şikayetçi olmuşlardır. 1 no’lu Protokol’ün 1.   maddesine atıfta bulunmuşlardır. Bu maddenin ilgili bölümlerine göre:   “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.   Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun   genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”   A. Kabuledilebilirlik   11. Hükümet AİHM’den, AİHS’nin 35 § 1. maddesi bağlamındaki altı aylık zaman   sınırı kuralına uymadığı için başvurunun kabuledilemez olduğuna karar vermesini ve   reddetmesini istemiştir. Sözkonusu madde uyarınca, zaman 23 Mart 1998 tarihinden itibaren   işlemeye başlamıştır. Ancak başvuran, 15 Kasım 2000 tarihine kadar AİHM’ye başvurusunu   sunmamıştır ve sözkonusu tarih üzerinden nihai yerel kararın verilmesinden itibaren iki yıl   yedi aydan fazla zaman geçmiştir.   12. AİHM, huzurunda sunulan şikayetin, yalnızca yetkili makamların ek tazminatı   ödemesindeki gecikmeye ve sonuç olarak başvuranın uğradığı zarara ilişkin olduğunu belirtir.   13. Ödeme, yetkili makamlarca 17 Mayıs 2000 tarihinde yapılmıştır. 15 Kasım 2000   tarihinde AİHM’ye başvuruda bulunan başvuran, AİHS’nin 35 § 1. maddesinde ortaya konan   gereğe uymuştur. Bu nedenle Hükümet’in ilk itirazı reddedilmelidir.   14. AİHM, içtihatında oluşturduğu ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında,   Akkuş/Türkiye) ve huzurunda sunulan deliller ışığında, sözkonusu şikayetin esaslara ilişkin   incelemeyi gerekli kıldığı ve başvurunun, kabuledilemez olduğu sonucuna varılması için   gerekçe bulunmadığı kanısındadır.   B. Esaslar   15. AİHM, sözkonusu davada ortaya konan konulara benzer konuların açığa çıktığı bir   grup davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğunu tespit etmiştir (bkz.   Akkuş, sayfa 1317, § 31).   16. Hükümet tarafından sunulan olayları ve iddiaları inceleyen AİHM, daha önceki   davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe olmadığı kanısındadır.   Yerel mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin,   kamulaştırmadan sorumlu makama atfedilebilir olduğu ve mülk sahibinin, kamulaştırılan   toprağa ek olarak bir kayıp yaşamasına neden olduğu kanısındadır. Sözkonusu gecikme ve   genel olarak dava işlemlerinin uzunluğu sonucu AİHM başvuranın, kamu yararı talepleri ve   kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması   arasında kurulması gereken adil dengeyi sarsan kişisel ve haddinden fazla bir yüke maruz   kaldığı sonucuna varmaktadır.   17. Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   II. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   18. Başvuran ayrıca AİHS’nin 6 § 1. maddesine dayanarak dava işlemlerinin makul   olmayan derece uzun sürmesi hususunda şikayette bulunmuştur.   A. Kabuledilebilirlik   19. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını 23 Mart 1998 tarihinde onamış olduğu   halde başvuran AİHM’ye, iç hukukta nihai kararın verilmesi ardından altı aydan fazla bir süre   geçtikten sonra, 15 Kasım 2000 tarihinde başvuruda bulunmuş olduğu için Hükümet,   AİHM’den altı ay kuralına uymaması nedeniyle sözkonusu şikayetin kabuledilemez olduğuna   karar vermesini talep etmiştir.   20. AİHM, dava işlemlerinin uzunluğuna ilişkin davalarda, herhangi bir mahkeme   tarafından verilen kararın yürürlüğe konmasının, 6. madde uyarınca “duruşma”nın ayrılmaz   bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiğine dair ilkeyi kabul etmiş olduğunu yineler (bkz. 26   Eylül 1996 tarihli the Di Pede/İtalya ve Zappia/İtalya kararları, Hüküm ve Karar Raporları   1996-IV, sırasıyla sayfa 1383-1384, § 20-24, ve sayfa 1410-1411, §§ 16-20).   21. AİHM, yerel mahkemelerce başvurana ödenmesine karar verilen ek tazminatın, 17   Mayıs 2000 tarihinde başvuran ödenmiş olduğunu gözlemler. Sonuç olarak AİHM, 6. madde   bağlamındaki “mahkeme kararı”nın, sözkonusu tarihte sona ermiş olduğu kanısındadır. AİHM   başvurunun, ödeme üzerinden altı ay geçmesi ardından 15 Kasım 2000 tarihinde yapılmış   olduğunu belirtir.   22. Yukarıda kaydedilenler ışığında AİHM, Hükümet’in ilk itirazını reddeder.   23. AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden   yoksun olduğunu belirtir. Ayrıca, kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için gerekçe   bulunmamaktadır.   B. Esaslar   24. 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesine ilişkin tespitleri ışığında, AİHM, davanın 6 § 1.   madde uyarınca ayrı bir incelemesinin gerekli olmadığını değerlendirir.   III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI   25. AİHS’nin 41. maddesi şöyledir:   “ Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleşmeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,   zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder.”   A. Maddi ve manevi tazminat   26. Başvuran 6.045 Amerikan Doları (yaklaşık 4.895 Euro) maddi tazminat talep   etmiştir. Ayrıca, 5.000 Amerikan Doları (yaklaşık 4.043 Euro) manevi tazminat talep etmiştir.   27. Hükümet başvuranın taleplerine itiraz etmiştir.   28. AİHM, Akkuş kararında (yukarıda anılan, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) olduğu gibi   aynı hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde tutarak,   başvurana, 1.336 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.   29. AİHM, başvuranın uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, 1 No.’lu Protokol’ün   1. maddesinin ihlalinin tespitinin başlı başına yeterli adil tazmin oluşturduğunu değerlendirir.   B. Mahkeme masrafları   30. Başvuran, ayrıca, yerel mahkemelerde yapılan mahkeme masraflarına karşılık   398,71 ABD Doları (yaklaşık 323 Euro) ve AİHM’de yapılan mahkeme masraflarına karşılık   ABD Doları (yaklaşık 35 Euro) talep etmiştir.   31. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.   32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, sadece mahkeme masraflarının   zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı durumda   başvuran mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu   bilgileri ve yukarıda belirtilen kriterleri gözönünde tutan AİHM, yerel işlemlerdeki mahkeme   masrafları talebini reddeder ve AİHM’deki işlemler karşılığında 35 Euro tazminat   ödenmesine karar vermeyi makul olarak değerlendirir.   C. Gecikme faizi   33. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere   uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun   olduğuna karar verir.   BU SEBEPLERLE, AİHM OYBİRLİĞİ İLE   1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AİHS’nin 1 No.’lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Şikayeti AİHS’nin 6 § 1. maddesi uyarınca ayrı olarak incelemenin gerekli olmadığına;   4. Başvuranın maruz kaldığı herhangi bir manevi zarara karşı ihlal tespitinin başlı başına   yeterli adil tazmin oluşturduğuna;   5. a) Sorumlu Devlet’in, başvurana, aşağıdaki miktarları, AİHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca   kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni   Türk Lirası’na dönüştürmek üzere ödemesine:   (i) 1.336 Euro (bin üç yüz otuz altı Euro) maddi tazminat;   (ii) 35 Euro (otuz beş Euro) mahkeme masrafları;   (iii) yukarıdaki miktarlara tabi olabilecek her türlü vergi;   (b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için   yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan   fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;   6. Başvuranın adil tazmin talebinin kalanının reddine   KARAR VERİR.   İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi   uyarınca 24 Ocak 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.   S. DOLLÉ   J.-P. COSTA   Yazı İşleri Müdürü   Başkan   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło