68446/01
WyrokETPCz2007-11-20ECLI:CE:ECHR:2007:1120JUD006844601
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania administracyjnego dotyczącego zatrudnienia w służbie cywilnej naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie krajowe, które trwało około dziesięciu lat i trzech miesięcy w dwóch instancjach, było nadmiernie długie. Powtórzył, że ocena rozsądnego terminu zależy od złożoności sprawy, zachowania skarżącego i władz krajowych. W świetle swojej ugruntowanej praktyki w podobnych sprawach, Trybunał stwierdził, że rząd nie przedstawił przekonujących argumentów uzasadniających tak długi czas trwania postępowania, co doprowadziło do naruszenia art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Gürcan Keman, w 1991 roku zdał egzamin na stanowisko w służbie cywilnej. W trakcie kontroli bezpieczeństwa przed zatrudnieniem ujawniono, że w 1980 roku został skazany na karę więzienia (zamienioną na grzywnę) za grożenie nauczycielowi, czego nie ujawnił w formularzu aplikacyjnym. W konsekwencji, 14 stycznia 1992 roku władze odmówiły mu zatrudnienia. Skarżący złożył pozew do sądu administracyjnego, domagając się unieważnienia tej decyzji oraz odszkodowania.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie uznał skargę dotyczącą nadmiernej długości postępowania za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Zasądził skarżącemu 6 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, oddalając pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
DÖRDÜNCÜ DAĐRE
KEMAN/TÜRKĐYE
(Baꢀvuru no. 68446/01)
KARAR
STRAZBURG Kasım 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USULĐ ĐꢀLEMLER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 68446/01 no’lu davanın nedeni T.C.
vatandaꢀı Gürcan Keman’ın (“baꢀvuran”), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 13 Kasım tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleꢀmesi’nin (“AĐHS”) 34.
maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Đzmir Barosu avukatlarından S. Özay tarafından temsil edilmiꢀtir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuran 1964 doğumludur ve Manisa’da yaꢀamaktadır. senesinde baꢀvuran, devlet hizmetine kabul edilmek için girdiği sınavda baꢀarılı
olmuꢀ ve müteakiben T.C. Yüksek Öğrenim ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, hakkında
istihdam öncesi güvenlik soruꢀturması baꢀlatmıꢀtır. Soruꢀturma sırasında baꢀvuranın baꢀvuru
formunda sabıkasının olduğunu belirtmediği anlaꢀılmıꢀtır. Ocak 1992’de Genel Müdürlük, soruꢀturmada elde ettiği olumsuz bilgiler, özellikle
de, 1980’de baꢀvuranın öğretmenlerinden birini tehdit etmekten suçlu bulunmuꢀ ve sonradan
para cezasına çevrilen dört ay yirmi günlük hapis cezasına çarptırılmıꢀ olması nedeniyle
baꢀvuranın boꢀ bir kadroya atanmak için uygun olmadığına karar vermiꢀtir.
1. Duruꢀmaların birinci kısmı Ocak 1992’de baꢀvuran, Genel Müdürlüğün 14 Ocak 1992 tarihli kararının iptal
edilmesini isteyerek Ankara Đdare Mahkemesi’nde dava açmıꢀtır. Ekim 1993’te Ankara Đdare Mahkemesi davayı reddetmiꢀtir. Baꢀvuran itiraz
etmiꢀtir. Aralık 1995’te Danıꢀtay, baꢀvuranın istihdam edilmek için uygun olduğu sonucuna
vararak Ankara Đdare Mahkemesi’nin kararını iptal etmiꢀtir. Aralık 1998’de Danıꢀtay, Genel Müdürlüğün mahkeme kararının düzeltilmesine
iliꢀkin talebini reddetmiꢀtir. Mart 1999’da Ankara Đdare Mahkemesi, Danıꢀtay kararına uymuꢀtur. Baꢀvuranın,
söz konusu boꢀ kadronun tüm gereklerini 657 Nolu Kanun’da öngörüldüğü ꢀekilde yerine
getirdiği sonucuna varmıꢀtır. Bu nedenle, baꢀvuranın devlet memuru olmak için uygun
olduğuna karar vermiꢀtir. Haziran 1999’da Genel Müdürlük itiraz etmiꢀtir. Ekim 2001’de Danıꢀtay itirazı reddetmiꢀtir. Mayıs 2002’de Danıꢀtay, kararının düzeltilmesi isteğini reddetmiꢀtir.
2. Duruꢀmaların ikinci kısmı
Belirsiz bir tarihte baꢀvuran, 14 Ocak 1992 tarihli karar sonucu uğradığını iddia ettiği
maddi ve manevi zarar için tazminat talep ederek Ankara Đdare Mahkemesi’nde Genel
Müdürlük aleyhine yeni bir dava açmıꢀtır. Aralık 1999’da Ankara Đdare Mahkemesi, baꢀvurana maddi zarar için belirli bir
miktar tazminat ödenmesine karar vermiꢀ ancak manevi zararının karꢀılanması talebini
reddetmiꢀtir. Baꢀvuranın tazminat taleplerini kısmen kabul eden mahkeme, ayrıca mahkeme
masraflarının taraflarca paylaꢀılması gerektiğine karar vermiꢀtir. Nisan 2000’de Genel Müdürlük, baꢀvuranın hiçbir zarara uğramadığını ve bu
nedenle mahkeme masraflarını kendisinin karꢀılaması gerektiğini ileri sürerek Danıꢀtay
nezdinde karara itiraz etmiꢀtir. Mayıs 2002’de Danıꢀtay, Ankara Đdare Mahkemesi kararının kanuna ve usule
uygun olduğuna karar vererek itirazı reddetmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, duruꢀmaların birinci kısmının AĐHS’nin ilgili kısmı aꢀağıda kaydedilen 6/1.
maddesinde öngörülen “makul süre” gereğine uygun olmadığı hususunda ꢀikayette
bulunmuꢀtur:
“Herkes ... medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar ... konusunda karar verecek olan ... bir
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde ... görülmesini istemek hakkına sahiptir.”
Hükümet, bu iddiaya itiraz etmiꢀtir.
Göz önüne alınması gereken süre 7 ꢁubat 1992’de baꢀlamıꢀ ve 30 Mayıs 2002’de sona
ermiꢀtir. Bu nedenle, iki dereceli yargılamada yaklaꢀık on yıl üç ay sürmüꢀtür.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da
kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit etmektedir. Bu nedenle, baꢀvuru kabuledilebilir
niteliktedir.
B. Esas
AĐHM, dava iꢀlemlerinin uzunluğunun makul olup olmamasının, davanın koꢀulları
ıꢀığında ve davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranın ve ilgili makamların tutumları ve itiraz etmesi
halinde baꢀvuranın karꢀılaꢀacağı riskler gibi kriterler ıꢀığında değerlendirilmesi gerektiğini
yinelemektedir.
AĐHM sıklıkla mevcut davada ortaya konulana benzer konuların gün ıꢀığına çıktığı
davalarda AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır.
Sunulan materyalleri inceleyen AĐHM, Hükümet’in bu davada farklı bir sonuca
varmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanısındadır. Konuya iliꢀkin
içtihadını gözönüne alan AĐHM, sözkonusu davada dava iꢀlemlerinin uzunluğunun
gereğinden fazla olduğu ve “makul süre” gereğini karꢀılamadığı kanaatindedir.
Dolayısıyla bu hususta AĐHS’nin 6/1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’YE ĐLĐꢀKĐN DĐĞER ĐHLAL ĐDDĐALARI
Baꢀvuran, ayrıca, AĐHS’nin 6. ve 1 Nolu Protokol’ün 1. maddelerine dayanarak
Ankara Đdare Mahkemesi’nin, telafi olarak ve avukatının yargılama masraf ve harcamaları
için kendisine ödenmesine karar verilen tazminatın yeterli ve orantılı olmadığı hususunda
ꢀikayette bulunmuꢀtur. Son olarak, AĐHS’nin 14. maddesine dayanarak siyasi görüꢀleri
nedeniyle kamu hizmetinde boꢀ bir kadroya atanmadığını ileri sürmüꢀtür.
AĐHM, dava dosyasında söz konusu maddelerinin ihlal edildiğini gösteren bir bulguya
rastlamamıꢀtır. Sonuç olarak, baꢀvurunun bu kısmı açıkça dayanaktan yoksundur ve
AĐHS’nin 35. paragrafının 3. ve 4. maddeleri uyarınca reddedilmelidir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuk bu ihlali ancak kısmen telafi edilebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun surette, zarar gören tarafın adil tazminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuran, maddi ve manevi tazminat olarak 20,000 Euro (EUR) talep etmiꢀtir.
Hükümet, talep edilen meblağın haddinden fazla olduğunu ve haksız zenginleꢀmeye
yol açmaması gerektiğini belirtmiꢀtir.
AĐHM tespit edilen ihlal ve talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı
bulunmadığını kaydetmektedir. Bu nedenle, talebi reddetmektedir. Ancak AĐHM, baꢀvuranın
manevi zarara uğramıꢀ olması gerektiği kanısındadır. Dolayısıyla, baꢀvurana manevi tazminat
olarak 6,500 EUR ödenmesine karar vermiꢀtir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran ayrıca Mahkeme önünde yaptıkları masraflar için 5,000 EUR talep etmiꢀtir.
Hükümet, baꢀvuranın talebinin asılsız olduğunu ileri sürmüꢀtür.
AĐHM içtihadına göre baꢀvuran, gerçek ve gerekli oldukları kanıtlandığı ve miktarları
makul olduğu sürece yaptığı masrafların telafi edilmesi hakkına sahiptir. Söz konusu davada,
sahip olduğu bilgileri ve yukarıda kaydedilen kriterleri göz önüne alan AĐHM, bu baꢀlık
altında tazminat ödenmemesine karar vermiꢀtir.
C. Gecikme Faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana
yüzde üç puanlık bir ekleme yapılarak belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Dava iꢀlemlerinin gereğinden fazla uzun olmasına iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir ve
baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve her
türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana yargılama
masraf ve giderleri için 6,500 (altı bin beꢀ yüz) EUR ödenmesi gerektiğine;
(b)Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa
Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda faiz
uygulanmasına,
8. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve
3. paragrafları gereğince 20 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
T.L. EARLY
Nicolas BRATZA
Katip Yardımcısı
Baꢀkan
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło