6909/08;28960/08

WyrokETPCz2010-07-13ECLI:CE:ECHR:2010:0713JUD000690908

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
1. Czy zatrzymanie skarżącego w ośrodku dla cudzoziemców bez jasnej podstawy prawnej naruszyło jego prawo do wolności i bezpieczeństwa (art. 5 ust. 1 Konwencji)? 2. Czy warunki detencji i brak odpowiedniej pomocy medycznej w ośrodku dla cudzoziemców naruszyły zakaz nieludzkiego lub poniżającego traktowania (art. 3 Konwencji)?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że umieszczenie skarżącego w Ośrodku Przyjęć i Zakwaterowania Cudzoziemców w Kırklareli stanowiło pozbawienie wolności. Odwołując się do wcześniejszego orzecznictwa (Abdolkhani i Karimnia przeciwko Turcji), Trybunał stwierdził, że w prawie krajowym brakowało jasnych przepisów regulujących decyzje o zatrzymaniu w celu deportacji, przedłużanie zatrzymania oraz określanie jego maksymalnego czasu trwania. W konsekwencji, pozbawienie wolności skarżącego nie miało wystarczającej podstawy prawnej, co stanowiło naruszenie art. 5 ust. 1 Konwencji. W odniesieniu do warunków detencji, Trybunał uznał, że pomimo pewnych niedociągnięć (stan toalet, przeterminowane środki czystości) oraz niepewności co do czasu trwania detencji, warunki fizyczne nie były na tyle poważne, aby osiągnąć próg naruszenia art. 3 Konwencji. Co do pomocy medycznej, Trybunał stwierdził, że skarżący otrzymał odpowiednią opiekę, co wykluczyło naruszenie art. 3 w tym zakresie.
Stan faktyczny
Mohammad Jaber Alipour, irański lekarz weterynarii, uciekł z Iranu do Turcji w 2000 roku z powodu prześladowań. Jego wniosek o azyl został odrzucony, a następnie został zatrzymany w Ośrodku Przyjęć i Zakwaterowania Cudzoziemców w Kırklareli w oczekiwaniu na deportację. Skarżył się na bezprawność zatrzymania, złe warunki w ośrodku (przepełnienie, brak higieny, przeterminowane środki czystości) oraz brak odpowiedniej pomocy medycznej, mimo że cierpiał na przepuklinę. Otrzymał status uchodźcy od UNHCR i został przyjęty przez Szwecję, ale jego wyjazd z Turcji był opóźniony z powodu zatrzymania. Raha Hosseinzadgan, również obywatelka Iranu, uciekła z Iranu w 2004 roku, otrzymała status uchodźcy od UNHCR, ale jej wniosek o azyl w Turcji został odrzucony, co doprowadziło do jej zatrzymania w tym samym ośrodku. Jej skarga została później skreślona, gdy zrezygnowała z jej kontynuowania po przesiedleniu do Szwecji.
Rozstrzygnięcie
1. Skargi nr 12792/08 i 28960/08 (w części dotyczącej Rahy Hosseinzadgan) zostały skreślone z listy spraw. 2. Skargi nr 6909/08 i 28960/08 (w części dotyczącej Mohammada Jaber Alipoura) zostały połączone. 3. Skargi Mohammada Jaber Alipoura dotyczące art. 5 ust. 1 i art. 3 (warunki fizyczne detencji) zostały uznane za dopuszczalne. 4. Pozostała część skargi Mohammada Jaber Alipoura została uznana za niedopuszczalną. 5. Stwierdzono naruszenie art. 5 ust. 1 Konwencji w odniesieniu do Mohammada Jaber Alipoura. 6. Nie stwierdzono naruszenia art. 3 Konwencji w odniesieniu do fizycznych warunków detencji w Ośrodku Przyjęć i Zakwaterowania Cudzoziemców w Kırklareli. 7. Zasądzono na rzecz Mohammada Jaber Alipoura 9 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe. 8. Oddalono pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   ALIPOUR VE HOSSEINZADGAN – TÜRKĐYE   (Baꢀvuru no. 6909/08, 12792/08 ve 28960/08)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Temmuz 2010   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir.   ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 6909/08, 12792/08 ve 28960/08 baꢀvuru no’lu   davanın nedeni, Mohammad Jaber Alipour ve Raha Hosseinzadgan (“baꢀvuranlar”) adlı iki   Đran vatandaꢀının, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 8 ꢁubat, 14 Mart ve 12 Mayıs 2008   tarihlerinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin   (“Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları   baꢀvurulardır. 6909/08 no’lu baꢀvuru Mohammad Jaber Alipour tarafından, 12792/08 no’lu   baꢀvuru Raha Hosseinzadgan, 28960/08 no’lu baꢀvuru ise her iki baꢀvuran tarafından   yapılmıꢀtır.   Baꢀvuranlar Ankara Barosu avukatlarından L. Kanat tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢀULLARI   Sırasıyla 1973 ve 1978 doğumlu baꢀvuranlar Đsveç’te ikamet etmektedirler.   A. Baꢁvuran Mohammad Jaber Alipour’a iliꢁkin olarak   1. Sınır dıꢀı iꢀlemleri ve baꢀvuranın tutukluluğu   Baꢀvuran, veteriner hekim Mohammad Jaber Alipour 1999 ve 2000 yıllarında Đran’da   bir veteriner kliniği açmıꢀtır. Đran’daki devlet yetkilileri, kedi köpek beslenmesi üzerine ihbar   sonucu (hayvan beslemek Batı kültürünü özendirmek olarak görüldüğü için), baꢀvurana   kliniğini kapatması yönünde baskı yapmaya baꢀlamıꢀlardır. Baꢀvuran bunu yapmayınca klinik   makamlar tarafından kapatılmıꢀtır. Buna karꢀılık baꢀvuran Devlet görevlileri tarafından   rahatsız edilmeye devam etmiꢀtir.   Baꢀvuran 28 Kasım 2000 tarihinde Türkiye’ye gelmiꢀtir. Urmiye ꢀehrinde veteriner   kliniği açtığı için Devlet makamları tarafından rahatsız edilip zulmedildiği gerekçesiyle   Đran’dan kaçmak zorunda kaldığını iddia etmiꢀtir.   yılında baꢀvuranın sığınma talebi önce Birleꢀmiꢀ Milletler Mülteciler Yüksek   Komiserliği (BMMYK) ardından Đçiꢀleri Bakanlığı tarafından reddedilmiꢀtir. Baꢀvuranın   Bakanlığa yaptığı itiraz da reddedilmiꢀtir. Baꢀvuran itirazının sonucunun kendisine   bildirilmediğini iddia etmiꢀ, Hükümet ise Mart 2005’te baꢀvuranın Afyon Emniyet   Müdürlüğü’ne gittiğini ancak itirazının reddedildiğine iliꢀkin kararı almadığını belirtmiꢀtir.   Baꢀvuran 6 Kasım 2007 tarihinde Đçiꢀleri Bakanlığı’na bir dilekçe sunmuꢀ, Afyon’da   Đranlı bir mülteciyle evlenmek istediği için ikamet izni talep etmiꢀtir.   Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut Đltica Daire Baꢀkanı 29 Kasım 2007   tarihinde Afyon polisinden baꢀvuranı en kısa sürede yakalayıp sınır dıꢀı etmesini istemiꢀtir.   Daire Baꢀkanlığından alınan yazıda baꢀvuranın ev adresi ve cep telefonu belirtilmiꢀtir.   BMMYK belirlenemeyen bir tarihte baꢀvuranın dosyasını açmıꢀtır.   Baꢀvuran 10 Ocak 2008 tarihinde Afyon polisi tarafından ikamet ettiği ꢀehirde   yakalanmıꢀtır. Polislerin kendisine Đran’a sınır dıꢀı edilmek üzere yakalandığını söylediklerini   iddia etmiꢀtir. Polise dosyasının BMMYK’da incelemede olduğunu söylemesine karꢀın   Ağrı’ya götürülmüꢀtür. Burada polisten kaçmıꢀtır. Sınır dıꢀı kararı kendisine tebliğ   edilmemiꢀtir. Baꢀvuran ayrıca yakalandığında polisin pasaportuna el koyduğunu, bu yüzden   kendisini temsil edecek avukat tayin edemediğini iddia etmiꢀtir.   Ocak 2008 tarihinde, Afyon Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir polis müdürü   Emniyet Genel Müdürlüğü ile tüm il emniyet müdürlüklerine bir yazı göndermiꢀtir. Yazıda   baꢀvuranın sınır dıꢀı edilirken kaybolduğunu ifade etmiꢀtir. Baꢀvuranın 28 Ocak 2008   tarihinde BMMYK’nın Ankara ofisinde yapılacak görüꢀmeye gidebileceğini kaydederek,   polis müdürlerinden baꢀvuranın yakalanması için tüm tedbirleri almasını rica etmiꢀtir.   BMMYK’nın Ankara ofisi 17 Ocak 2008 tarihinde baꢀvuranla görüꢀmüꢀtür.   BMMYK 6 ꢁubat 2008 tarihinde baꢀvuran Mohammad Jaber Alipour’a sığınmacı   statüsü vermiꢀtir.   Đkinci Daire Baꢀkanı 22 ꢁubat 2008 tarihinde bir sonraki emre kadar mahkeme Đç   Tüzüğü’nün 39. maddesi uyarınca verilen ihtiyari tedbir kararını uzatmaya karar vermiꢀtir.   Ayrıca baꢀvurandan AĐHM’yi, avukatının baꢀvuran hakkındaki sınır dıꢀı emriyle ilgili gerekli   hukuki adımları atabilmesi ve BMMYK’nın baꢀvuranı sığınmacı olarak tanıyan 6 ꢁubat 2008   tarihli kararının ardından üçüncü bir ülkeye yerleꢀtirilmesi için ilgili makamlara kimlik   belgeleri için baꢀvurup baꢀvurmayacağı hususunda bilgilendirmesini istemiꢀtir.   Savunmacı Hükümet 8 Nisan 2008 tarihinde, AĐHM’yi, baꢀvuranın 11 Mart 2008   tarihinde Afyon Emniyet Müdürlüğü’ne gittiği konusunda bilgilendirmiꢀtir. Baꢀvuran o sırada   Kırklareli Yabancı Kabul ve Konaklama Merkezi’ne yerleꢀtirilmiꢀtir.   Baꢀvuran 26 Haziran 2008 tarihinde avukatına kendisini Türkiye’de temsil etmesi için   noter aracılığıyla vekaletname vermiꢀtir. 13 Temmuz 2008 tarihinde baꢀvuranın temsilcisi   idari makamlara bir dilekçe sunmuꢀ, baꢀvuranın Kırklareli Yabancı Kabul ve Konaklama   Merkezi’nde tutulması kararının iptalini talep etmiꢀtir. Peꢀinden Ankara Đdare   Mahkemesi’nde baꢀvuran Mohammad Jaber Alipour’un tutulduğu yerden bırakılması için   dava açmıꢀtır.   Ankara Đdare Mahkemesi 20 Mart 2009 tarihinde baꢀvuran Mohammad Jaber   Alipour’un Kırklareli Yabancı Kabul ve Konaklama Merkezi’nde tutulmasına iliꢀkin idari   kararın ertelenmesi talebini reddetmiꢀtir. Dava halen aynı mahkemede derdest haldedir.   Nisan 2009 tarihinde, BMMYK’nın talebi üzerine, Đsveç Hükümeti baꢀvuran   Mohammad Jaber Alipour’u Đsveç’e sığınmacı olarak kabul etmiꢀtir. Baꢀvuran için   Stokholm’e 27 Mayıs 2009 tarihli bir uçak bileti ayrılmıꢀtır. Baꢀvuranın gidiꢀi, ulusal   makamlar baꢀvuranın kabul ve konaklama merkezinden serbest bırakılıp Đsveç’e gidiꢀine izin   vermediği için ertelenmek durumunda kalmıꢀtır.   Hükümet ve baꢀvuranın avukatı 24 ve 29 Mart 2010 tarihlerinde AĐHM’yi baꢀvuranın   Türkiye’den 4 Mart 2010 tarihinde ayrılıp, sığınmacı statüsünün verildiği Đsveç’e gittiği   konusunda bilgilendirmiꢀtir.   2. Tutukluluk koꢀulları ve tıbbi yardım   (a) Baꢁvuranın açıklaması   Baꢀvuran Kırklareli Yabancı Kabul ve Konaklama Merkezi’nde doktora eriꢀimi   bulunmadığını belirtmiꢀtir. Binalar eski ve onarılmamıꢀtır. Odalar kalabalıktır. Yataklar da   eski ve kirliydi. Tuvaletler kirli olup, çok nadir temizlenmektedir. Makamlar tutuklulara   temizliği kendileri yapmaları için uygun temizlik malzemeleri de sağlamamıꢀtır. Tutuklulara   verilen temizlik malzemelerinin son kullanma tarihleri sekiz-dokuz yıl geçmiꢀti. Bu yolla   tutuklular bu malzemeleri kullanmaları halinde özellikle kanser olmak üzere pek çok hastalık   riskiyle karꢀı karꢀıya kalmıꢀlardır. Kötü tutukluluk koꢀullarının sonucu olarak, baꢀvuran deri   hastalıkları ve iltihabı geçirmiꢀtir. Baꢀvuran iddialarını desteklemek üzere, tutukluluk   merkezinde bulunan yatak odaları, mutfak ve tuvalet gibi çeꢀitli bölümlere ait dijital   fotoğraflar sunmuꢀtur. Odalardan birinde üzerinde yastık ve battaniye bulunan iki ranza   bulunmaktadır. Yataklarda çarꢀaf bulunmamaktadır. Baꢀka bir odada, çarꢀaf, yastık ve   battaniye bulunan iki yatak bulunmaktadır. Mutfak evyelerinin ve fırınların fotoğraflarından   fırınların kullanamayacak halde oldukları anlaꢀılmaktadır. Baꢀka bir fotoğraf banyoda dört   lavabonun olduğunu göstermektedir. Đçeride, tuvaletler kısmen koyu renkli bir malzemeyle   kaplanmıꢀtır. Kiril alfabesiyle yazılmıꢀ etiketleri bulunan temizlik malzemelerinin fotoğrafları   son kullanma tarihlerinin dokuz-on yıl önce geçtiğini göstermektedir.   Baꢀvuranın temsilcisi 13 Temmuz 2008 tarihinde, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne,   baꢀvuranın serbest bırakılmasını talep eden bir dilekçe sunmuꢀtur. Ayrıca baꢀvurana tıbbi   destek sağlanmasını istemiꢀtir. Baꢀvuranın avukatı dilekçede, Kırklareli Yabancı Kabul ve   Konaklama Merkezi’ndeki tutukluluk koꢀullarının insanlık dıꢀı olduğunu ve AĐHS’nin 3.   maddesini ihlal ettiğini kaydetmiꢀtir.   Baꢀvuran 27 Ağustos 2008 tarihinde, baꢀvuran Raha Hosseinzadgan’ın da aralarında   bulunduğu dört kiꢀiyle beraber tutulduğu merkezdeki fiziksel koꢀullar ve burada tutulmasıyla   ilgili olarak açlık grevine baꢀlamıꢀtır.   Ayrıca, baꢀvuranda fıtık olmasına ve ameliyat edilmesi gerekmesine karꢀılık,   makamlar tıbbi müdahale sağlanması için giriꢀimde bulunmamıꢀlardır. Baꢀvuran ameliyat   edilme talebine yanıt alamamıꢀtır.   b) Hükümet’in açıklaması   Hükümet, bir gözaltı merkezi olmayan Kırklareli Yabancı Kabul ve Konaklama   Merkezi’ndeki tüm yatak odalarının, temizlik gereçleri ve sabun, havlu ve benzer eꢀyalar gibi   kiꢀisel hijyen eꢀyalarıyla donatıldığını, çarꢀafların her hafta değiꢀtirildiğini belirtmiꢀtir. Hijyen   standartları mutfakta ve kantinde korunmuꢀ olup, çıkan yemekler polis akademisi   öğrencilerine çıkan yemekle aynıdır. Baꢀvuran ve diğer yabancıların merkezde yemek   yapmasına izin verilmediğini kaydetmiꢀtir. Hükümet haftada en az iki gün sıcak su verildiğini   ve temizlik koꢀullarının sık sık kontrol edildiğini iddia etmiꢀtir.   Hükümet ayrıca baꢀvurana, Kırklareli Yabancı Kabul ve Konaklama Merkezi’nde   kalırken ve ameliyat olduğunda 21 Nisan ve 11 Kasım 2008 tarihleri arasında on dokuz kez   tıbbi destek sağlandığını ileri sürmüꢀtür. Hükümet’in sunduğu belgelere göre, baꢀvuran 10   Ekim 2008 tarihinde Kırklareli Devlet Hastanesi’nde uyluk kemiğindeki eski bir çatlakla ilgili   olarak kendi isteğiyle ortopedi ameliyatına girmiꢀtir. 9 ve 17 Ekim 2008 tarihleri arasında   hastanede yatmıꢀ, kazanın ardından yerleꢀtirilen femoral implant çıkarılmıꢀtır. Baꢀvuran kas   ağrıları ve 1998 yılında geçirdiği trafik kazasında meydana gelen uyluk kemiğindeki çatlakla   ilgili olarak bir pratisyen tarafından muayene edilmiꢀtir. Ayrıca göz uzmanı, nörolog ve diꢀ   doktoru tarafından muayene edilmiꢀ, sonucunda tedavi edilmiꢀ veya ilaç kullanmıꢀtır.   B. Baꢁvuran Raha Hosseinzadgan’a iliꢁkin olarak   Baꢀvuran 2002 yılında, Đran’da yaꢀarken, bir erkekle iliꢀkisi olmuꢀ, bunun sonucunda   babasının iꢀkencesine uğramıꢀtır. 2004 yılında Türkiye’de sığınmacı olan baꢀka bir erkekle   tanıꢀmıꢀtır. Kuzeniyle evlenmeye zorlandığından, bu erkekle Đran’dan ayrılmıꢀ, 28 Ağustos   tarihinde Türkiye’ye gelmiꢀtir. 2004 yılının Eylül ayında Türkiye’de evlenmiꢀlerdir.   yılının Aralık ayında baꢀvuran uyuꢀturucu bağımlısı olan ve kendisini fuhuꢀa zorlayan   eꢀinden boꢀanmıꢀtır.   Baꢀvuran belirlenemeyen tarihlerde Đçiꢀleri Bakanlığı ile BMMYK’ya baꢀvurmuꢀ,   geçici sığınma ve mülteci statüsü talep etmiꢀtir.   BMMYK’nın Ankara ofisi 8 Ocak 2008 tarihinde baꢀvurana sığınmacı statüsü   tanımıꢀtır.   Mart 2008 tarihinde baꢀvurana geçici sığınma talebinin Đçiꢀleri Bakanlığı tarafından   reddedildiği bildirilmiꢀtir. Aynı gün Burdur emniyet amirliği polisleri tarafından   yakalanmıꢀtır.   Belirlenemeyen bir tarihte, Baꢀkan’ın Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 39. maddesinin   uygulanması kararının ardından baꢀvuran Kırklareli Yabancı Kabul ve Konaklama   Merkezi’ne yerleꢀtirilmiꢀtir.   Baꢀvuranın avukatı 13 Temmuz 2008 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bir   dilekçe sunmuꢀ, baꢀvuranın serbest bırakılmasını talep etmiꢀtir. Baꢀvuranın avukatı dilekçede,   Kırklareli Yabancı Kabul ve Konaklama Merkezi’ndeki koꢀulların insanlık dıꢀı olduğunu   kaydetmiꢀtir.   Baꢀvuran 27 Ağustos 2008 tarihinde baꢀvuran Mohammad Jaber Alipour’un da   aralarında bulunduğu dört kiꢀiyle beraber tutulduğu merkezdeki fiziksel koꢀullar ve burada   tutulmasıyla ilgili olarak açlık grevine baꢀlamıꢀtır.   Bu esnada, 8 Temmuz 2008 tarihinde, baꢀvuran kendisini temsil etmesi için noter   aracılığıyla bir avukat tayin etmiꢀtir. Peꢀinden, avukat, baꢀvuranın Kanada’da sığınmacı   statüsü kazanmak için Kanada Konsolosluğu’yla görüꢀmesi olduğunu kaydederek, Ankara   Đdare Mahkemesi’ne baꢀvuranın tutulduğu merkezden serbest bırakılması talebiyle dava   açmıꢀtır. Avukat ayrıca mahkemeden baꢀvuranın tutukluluğuyla ilgili yürütmenin   durdurulması talebinde bulunmuꢀtur.   Ankara Đdare Mahkemesi 6 Mart 2009 tarihinde baꢀvuran Raha Hosseinzadgan’ın   Kırklareli Yabancı Kabul ve Konaklama Merkezi’nde tutulması yönündeki idari kararı   ertelemiꢀ, Kanada Konsolosluğu’ndaki görüꢀmeyi yapabilmesi için serbest bırakılmasına   karar vermiꢀtir. Mahkeme ayrıca baꢀvurana Kanada’ya yerleꢀtirilene dek ikamet izni   verilmesine karar vermiꢀtir. Baꢀvuran ardından Eskiꢀehir’e yerleꢀtirilmiꢀtir.   Đsveç Hükümeti belirlenemeyen bir tarihte baꢀvuran Raha Hosseinzadgan’yı Đsveç’e   sığınmacı olarak kabul etmiꢀtir. Baꢀvuran için 10 Ağustos 2009 tarihli Đsveç’e uçak bileti   ayırtılmıꢀtır.   Đçiꢀleri Bakanlığı 24 Temmuz 2009 tarihinde baꢀvuranın Türkiye’den Đsveç’e   gitmesine izin vermiꢀtir.   Baꢀvuran belirlenemeyen bir tarihte Türkiye’den ayrılıp, Đsveç’e gitmiꢀtir.   HUKUK   I. BAꢁVURAN RAHA HOSSEĐNZADGAN’A ĐLĐꢁKĐN OLARAK   AĐHM, 1 Haziran 2009 tarihinde baꢀvuranın avukatının, AĐHM’yi, baꢀvuran Raha   Hosseinzadgan’ın 12792/08 ve 28960/08 numaralı baꢀvuruları artık sürdürmek istemediği   hususunda bildirdiğini kaydetmiꢀtir. Avukat baꢀvuran Raha Hosseinzadgan’ın, Đsveç   Hükümet’i sığınmacı statüsü verdiği için baꢀvuruları geri çekmek istediğini kaydetmiꢀtir.   AĐHM bu nedenle, Raha Hosseinzadgan’ın yaptığı baꢀvuruların incelenmesine devam   edilmesinin AĐHS’nin 37/1(c) maddesi çerçevesinde gerekçesi kalmadığı sonucuna varır.   Ayrıca AĐHM, 37/1 maddede in fine tanımlandığı üzere, baꢀvuruların bu kısmının bu   maddeye dayanarak incelenmesine devam edilmesini gerektirecek özellikle bir neden   görmemektedir.   Bu nedenle Raha Hosseinzadgan ile ilgili 12792/08 ve 28960/08 numaralı baꢀvuruların   kayıttan düꢀürülmesine karar vermiꢀtir.   II. BAꢁVURAN MOHAMMAD JABER ALĐPOUR’A ĐLĐꢁKĐN OLARAK   A. Baꢁvuruların birleꢁtirilmesi   Baꢀvuruların konusu ile baꢀvuranın kimliği göz önünde bulundurulduğunda, AĐHM,   6909/08 ve 28960/08 numaralı baꢀvuruların, 28960/08 numaralı baꢀvurunun kısmen   Mohammad Jaber Alipour tarafından yapılması suretiyle, birleꢀtirilmesinin uygun olduğu   kanısına varır.   B. Sınırdıꢁı iꢁlemlerine iliꢁkin olarak AĐHS'nin 3 ve 13. maddelerinin ihlal   edildiği iddiası   Birinci baꢀvuran, AĐHS'nin herhangi bir maddesine atıfta bulunmaksızın, Đran’a   sınırdıꢀı edilmesinin kendisini gerçek bir ölüm ve kötü muamele tehlikesine maruz   bırakacağını öne sürmüꢀtür. Ayrıca 7 no’lu protokolün 1. maddesine dayanarak, sınırdıꢀı   kararının kendisine tebliğ edilmeyip derhal Đran sınırına götürüldüğünü, dolayısıyla sınırdıꢀı   kararına idare mahkemelerinde itiraz etme imkanının elinden alındığını ifade etmiꢀtir. AĐHM,   bu ꢀikâyetlerin AĐHS'nin 3 ve 13. maddeleri temelinde incelenmesi gerektiği kanaatindedir.   Hükümet, baꢀvuranın iddialarına itiraz etmiꢀtir.   AĐHM, baꢀvurunun bu kısmının baꢀvuranın Đran’a sınırdıꢀı edilme ihtimaliyle ilgili   olduğunu gözlemler. AĐHM ayrıca Türk Hükümetinin AĐHM’nin, baꢀvuranın sınırdıꢀı   edilmesine iliꢀkin ihtiyati tedbir kararına uyarak sınırdıꢀı iꢀlemini durdurduğunu gözlemler.   Ayrıca baꢀvuran serbest bırakılmıꢀ ve Đsveç’e gitmesine izin verilmiꢀtir. Son olarak baꢀvuran   Mart 2010 tarihinde Türkiye’den ayrılmıꢀ ve Đsveç’e gitmiꢀtir. Bu ꢀartlar altında AĐHM,   baꢀvuranın 34. madde bağlamında, AĐHS'nin 3 ve 13. maddelerinin ihlalinden mağduriyet   iddiasında bulunamaz (bkz. mutatis mutandis, Mohammedi – Türkiye, no. 3373/06; Ayashi –   Türkiye, no. 3083/07; Ranjbar vd. – Türkiye, no. 37040/07).   Dolayısıyla baꢀvurunun bu kısmı, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle   AĐHS'nin 35. maddesinin 3 ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmelidir.   C. Baꢁvuranın tutuklanmasına iliꢁkin olarak AĐHS'nin 5/1 maddesinin ihlal   edildiği iddiası   Baꢀvuran AĐHS'nin 5. maddesine dayanarak Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma   Merkezi’nde tutulmasının kanun dıꢀı olduğunu iddia etmiꢀtir. Bu bağlamda, sınırdıꢀı   edilmesine iliꢀkin hiçbir kararın kendisine tebliğ edilmediğini savunmuꢀtur.   1. Kabuledilebilirlik   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde sözkonusu ꢀikâyetin dayanaktan   yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ꢀikâyetin baꢀka açılardan bakıldığında da   kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikâyet kabuledilebilir   niteliktedir.   2. Esas   Hükümet 10 Mart 2009 tarihinde, baꢀvuranın Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma   Merkezi’ne konulmasının 5683 sayılı yasanın 23. maddesi ile 5682 sayılı yasanın 4.   maddesine dayandığını ve baꢀvuranın tutuklu olmadığını ifade etmiꢀtir. Hükümet, daha sonra   Eylül 2009 tarihinde gönderdiği savunmada baꢀvuranın AĐHS'nin 5/1 (f) maddesine uygun   olarak sınırdıꢀı iꢀlemleri tamamlanana kadar tutulu durumda bulundurulduğunu savunmuꢀtur.   Baꢀvuran, yukarıda belirtilen yasal hükümlerin yabancı uyruklu ꢀahısların Türkiye’de   ikametiyle ilgili olduğunu, kendisinin ise alıkonulduğunu belirterek tutukluluğunun yeterli   yasal dayanağı bulunmadığını ifade etmiꢀtir.   AĐHM, aynı mağduriyeti Abdolkhani ve Karimnia (no. 30471/08) kararında   incelediğini hatırlatır. Sözkonusu davada baꢀvuranların Kırklareli Yabancı Kabul ve   Barındırma Merkezi’ne konulmasının özgürlükten yoksun bırakma teꢀkil ettiğini tespit etmiꢀ   ve sınırdıꢀı amacıyla tutukluluk kararı verme, tutukluluk süresini uzatma ve bu tür bir   tutukluluk için süre konulmasına iliꢀkin usulü belirleyen açık yasal hükümler bulunmaması   nedeniyle, baꢀvuranların maruz kaldığı özgürlükten yoksun bırakmanın AĐHS'nin 5.   maddesinin amaçları bağlamında “yasal” olmadığına karar vermiꢀtir.   AĐHM somut davayı incelemiꢀ ve yukarıda belirtilen Abdolkhani ve Karimnia   kararındaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek özel koꢀullar saptamamıꢀtır. AĐHM ayrıca,   ulusal makamların baꢀvuranın mülteci statüsü kazandıktan sonra, Đsveç’e daha erken   gidebilmesini teminen Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nden ivedilikle   çıkarılmasını sağlamadığını üzüntüyle tespit etmektedir.   Yukarıda belirtilenler ıꢀığında AĐHM AĐHS'nin 5/1 maddesinin ihlal edildiğine karar   vermiꢀtir.   D. Baꢁvuranın tutuklanmasına iliꢁkin olarak AĐHS'nin 3. maddesinin ihlal   edildiği iddiası   Baꢀvuran, AĐHS'nin 3. maddesine dayanarak Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma   Merkezi’ndeki fiziki ꢀartlardan ꢀikâyetçi olmuꢀ ve tıbbi yardım sunulmadığını iddia etmiꢀtir.   1. Tıbbi yardım   Hükümet baꢀvuranın sağlık ve esenliği için gerekli tıbbi yardımın sağlandığını ifade   etmiꢀtir. Hükümet, iddiasını desteklemek üzere, baꢀvuranın doktorlar tarafından muayene   edildiği, sonrasında da kendi isteğiyle bir ortopedik ameliyat olduğunu gösteren birtakım   belgeler sunmuꢀtur.   AĐHM, 3. maddenin, tutuklu ꢀahısların sağlık ve esenliğinin, diğer hususların yanı sıra,   gerekli tıbbi yardım sağlanarak yeterince güvence altına alınmasını gerektirdiğini hatırlatır   (bkz. mutatis mutandis, Kudla – Polonya [BD], no. 30210/96). Somut davada AĐHM,   öncelikle baꢀvuranın herhangi bir deri hastalığı ya da enfeksiyondan mustarip olduğu   iddialarını destekleyen kanıt sunmadığını gözlemler. Ayrıca baꢀvuran, Hükümetin gerekli   tıbbi desteğin sağlandığı yönündeki savunmasına itiraz etmemiꢀtir. AĐHM ayrıca, baꢀvuranın   Nisan ve 11 Kasım 2008 tarihleri arasında, Kırklareli’deki merkezde tutulmakta iken   birtakım tıbbi muayenelerden geçtiğini ve sağlık sorunlarına uygun tıbbi tedavi aldığını   gözlemler.   Özellikle, 1998 yılında geçirdiği trafik kazasından kaynaklanan kas ağrıları ve uyluk   kemiğinde meydana gelen kırığa iliꢀkin ağrılar için bir pratisyen hekim tarafından muayene   edilmiꢀtir. Ayrıca bir göz doktoru, bir nörolog ve bir diꢀ hekimi tarafından muayene   edilmiꢀtir. Her defasında baꢀvurana ilaç ya da baꢀka tedaviler uygulanmıꢀtır. Baꢀvuran, bu   eski uyluk kemiği kırığına iliꢀkin olarak 10 Ekim 2008 tarihinde Kırklareli Devlet   Hastanesi’nde bir operasyon geçirmiꢀ, 9 – 17 Ekim 2008 tarihleri arasında hastanede yatmıꢀ   ve kazadan sonra konulan femoral implant operasyonla çıkarılmıꢀtır.   Yetkililerin baꢀvuranın yeterince ayrıntılı tıbbi muayenelerden geçmesini ve uygun   tedavi uygulanmasını sağlamaları nedeniyle AĐHM baꢀvuranın yeterli tıbbi yardım aldığına   hükmetmiꢀtir. Dolayısıyla baꢀvurunun bu kısmı açıkça dayanaktan yoksun olduğundan   AĐHS'nin 35. maddesinin 3 ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmelidir.   2. Fiziki ꢀartlar   (a) Kabuledilebilirlik   Hükümet, baꢀvurunun bu kısmının, baꢀvuranın ulusal makamlara resmi ꢀikâyet   iletmemiꢀ olması nedeniyle AĐHS'nin 35/1 maddesi uyarınca iç hukuk yollarının   tüketilmemesinden reddedilmesi gerektiğini savunmuꢀtur. Bu bağlamda baꢀvuranın Valilik ya   da Đçiꢀleri Bakanlığı’na baꢀvurması gerektiğini, bu durumda merkezin teftiꢀ edilmesi için   görevlilerin gönderileceğini savunmuꢀtur.   AĐHM öncelikle baꢀvuranın 13 Temmuz 2008 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü’ne   gönderdiği dilekçede Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nin fiziki ꢀartlarından   açıkça ꢀikâyetçi olduğunu gözlemler. Baꢀvuran aynı zamanda tutukluluğunu ve Kırklareli   Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’ndeki kötü ꢀartları protesto etmek amacıyla açlık   grevine baꢀlamıꢀtır. AĐHM ayrıca Mazlum-Der’in baꢀvuran dahil olmak üzere, Kırklareli   Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nde tutulan bazı ꢀahıslarla yaptığı mülakatların yer   aldığı bir rapor yayınladığını gözlemler. Bu ꢀahıslar kötü tutukluluk ꢀartları, Merkezin baꢀkanı   ve Kırklareli Valisi’yle ilgili ꢀikâyetlerini iletmiꢀtir. Rapora göre hem Merkezin baꢀkanı hem   de Vali tutukluluk koꢀullarına iliꢀkin iddialardan haberdardır. Bu nedenle AĐHM, idari   makamların baꢀvuranın tutukluluk ꢀartlarını inceleme ve gerektiği takdirde tazminat teklif   etme imkanı bulunduğu düꢀüncesindedir.   Ayrıca Hükümet bir ꢀikâyet ya da ulusal makamlara baꢀvuru sonucunda tutukluluk   ꢀartlarının iyileꢀtirildiğine dair örnekler sunmamıꢀtır. Bu nedenle AĐHM, mevcut davanın özel   ꢀartlarında, baꢀvuranın tutukluluk ꢀartlarına iliꢀkin ꢀikâyetiyle bağlantılı olarak telafi   sağlayabilecek iç hukuk yolları bulunduğunun yeterli kesinlikle tespit edilmediği hükmüne   ulaꢀmaktadır. Dolayısıyla Hükümetin itirazını reddeder.   AĐHM, ꢀikâyetin bu kısmının AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde   dayanaktan yoksun olmadığını, ꢀikâyetin baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik   unsuru taꢀımadığını gözlemler. Bu nedenle ꢀikâyet kabuledilebilir niteliktedir.   (b) Esas   Hükümet baꢀvuranın, Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’ndeki fiziki   ꢀartların insanlık dıꢀı olduğu iddiasını reddetmiꢀtir. Baꢀvuranın Merkezde tatmin edici   ꢀartlarda tutulduğunu ifade etmiꢀtir.   AĐHM, AĐHS’nin 3. maddesi bağlamında, devletin kiꢀinin, insanlık onuruna uygun   koꢀullarda tutuklu bulunmasını, tedbirin uygulanma tarzının ve yönteminin, tutukluyu   tutuklanmaktan kaynaklanan kaçınılmaz sıkıntı seviyesinin üzerinde bir stres ya da zorluğa   maruz bırakmamasını ve kiꢀinin sağlık ve esenliğinin yeterince güvence altına alınmasını   sağlaması gerektiğini hatırlatır. Tutukluluk koꢀulları değerlendirilirken, sözkonusu koꢀulların   katlanan etkileri ve tutukluluk süresi göz önüne alınmalıdır (bkz. Dougoz – Yunanistan, no.   40907/98; Kalashnikov – Rusya, no. 47095/99).   Somut davada AĐHM, baꢀvuran ve diğer tutuklulara verilen yemeklerin Merkezin   yönetimi tarafından sağlandığını gözlemler. Bu nedenle tarafına fotoğrafları gönderilen   mutfağın baꢀvuran ve diğer tutuklular tarafından kullanılmadığını varsaymaktadır. Dolayısıyla   AĐHM'ye göre Merkezdeki, sözkonusu mutfak gibi kullanılmayan kısımlara giriꢀler   engellenmelidir.   AĐHM ayrıca Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’ndeki odalar ve   koridora ait resimlerin, odaların doğal ıꢀık aldığını gösterdiğini kaydeder. Bazı yataklarda   çarꢀaf ve yastık kılıfı bulunmamasına karꢀın, diğer yatakların üzerinde yeni ve temiz çarꢀaf ve   yastık kılıfları bulunması nedeniyle AĐHM, yönetimin baꢀvurana temiz çarꢀaf ve yastık kılıfı   sağlamadığı sonucuna varmamaktadır   AĐHM, baꢀvuranın gönderdiği fotoğraflara dayanarak Merkezdeki hijyen konusunda   eleꢀtirilebilecek iki husus olduğunu gözlemler. Birinci husus tuvaletlerin durumudur (bunların   değiꢀtirilmesi gerekmektedir), ikincisi ise tutuklular tarafından gerçekten kullanılıp   kullanılmadığı belirlenememiꢀ olmasına karꢀın, üzerinde Kiril alfabesinde yazılar olan ve   kullanım tarihleri 9-10 yıl önce sona ermiꢀ temizlik ürünlerinin Merkezde bulunmasıdır.   AĐHM, baꢀvuranın Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nde iki yıldan   fazla süre tutulduğunun ve bu tür tutukluluklara iç hukukta azami süre konulmadığından   tutukluluğun belirsiz bir süre daha devam edebileceğinin bilincindedir. Bu durum AĐHM’yi   AĐHS'nin 5/1 maddesinin ihlal edildiği tespitine götürmüꢀtür. AĐHM, bu belirsizliğin endiꢀe   hissine yol açmıꢀ olabileceğini kabul etmektedir. Aynı zamanda Hükümetin Merkezde   tutukluların tutulduğu kısımlara ait fotoğraf ya da video göndermediğinin farkındadır. Yine de   AĐHM'ye göre, önceki paragrafta belirtilen eksiklikler ve tutukluluk süresinin belirsiz   oluꢀunun baꢀvuranda yol açması muhtemel endiꢀe hissine karꢀın Kırklareli Yabancı Kabul ve   Barındırma Merkezi’nin fiziki ꢀartlarının AĐHS'nin 3. maddesi kapsamına girecek kadar ağır   olduğu tespit edilmemiꢀtir.   Bu nedenle Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nin fiziki ꢀartları   açısından AĐHS'nin 3. maddesi ihlal edilmemiꢀtir.   E. AĐHS'nin 41. maddesinin uygulanması   (a) Tazminat, yargılama masraf ve giderleri   Birinci baꢀvuran 30,000 Euro manevi tazminat talep etmiꢀtir. Aynı zamanda Kırklareli   Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nden çıkarılma talebinde bulunmuꢀtur. Ayrıca ulusal   mahkemeler ve AĐHM önünde tahakkuk eden yargılama masrafları için 7,020 Euro talep   etmiꢀtir. Ankara Barosu’nun ücret çizelgesine dayanarak avukatlık masrafları için 6,520 Euro,   çeviri, telefon ve faks masrafları için ise 500 Euro talep etmiꢀtir.   Hükümet taleplere karꢀı çıkmıꢀ, manevi tazminat için talep edilen miktarın aꢀırı   olduğunu ifade etmiꢀtir. Ayrıca baꢀvuranın Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma   Merkezi’ne konulmasının yasal ve AĐHS'nin 5/1 (f) maddesine uygun bir iꢀlem olduğunu   savunmuꢀtur. Hükümet, son olarak ancak gerçekten yapılmıꢀ harcamaların geri   ödenebileceğini ifade etmiꢀtir.   Manevi tazminat talebine iliꢀkin olarak AĐHM, baꢀvuranın sadece ihlal tespiti ile   tazmin edilemeyecek manevi zararlara uğramıꢀ olması gerektiği kanısındadır. Đhlalin   ciddiyetini ve hakkaniyete uygunluğu göz önünde bulundurarak baꢀvurana 9,000 Euro   ödenmesini uygun bulmaktadır.   Baꢀvuranın serbest bırakılma talebine iliꢀkin olarak AĐHM, baꢀvuranın bu ifadesinden   sonra serbest bırakıldığını gözlemler. Dolayısıyla bu talebe iliꢀkin hüküm verme gereği   kalmadığı düꢀüncesindedir.   Son olarak, baꢀvuranın yargılama masraf ve giderlerinin ödenmesi talebine iliꢀkin   olarak AĐHM, içtihadına göre, bir baꢀvuranın, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için   yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıꢀ ise bunları geri almaya hak kazandığını   hatırlatır. Sözkonusu davada baꢀvuran, talep ettiği masrafları gerçekten yaptığını gösteren   kanıt sunamamıꢀtır. Dolayısıyla AĐHM bu baꢀlık altında ödemeye hükmetmemektedir.   (b) Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine   uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiꢀtir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. 12792/08 no’lu ve ikinci baꢀvuran tarafından yapıldığı kadarıyla 28960/08 no’lu   baꢀvuruların kayıttan düꢀürülmesine;   2. 6909/08 no’lu ve birinci baꢀvuran tarafından yapıldığı kadarıyla 28960/08 no’lu   baꢀvuruların birleꢀtirilmesine;   3. Birinci baꢀvuran tarafından yapılan; AĐHS'nin 5/1 ve baꢀvuranın tutukluluğunun fiziki   ꢀartlarına iliꢀkin olarak 3. maddesinin ihlal edildiği iddialarının kabuledilebilir olduğuna;   4. Birinci baꢀvuran tarafından yapılan baꢀvuruların kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   5. Birinci baꢀvuran açısından AĐHS'nin 5/1 maddesinin ihlal edildiğine;   6. Kırklareli Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’ndeki tutukluluğun fiziki ꢀartları   açısından AĐHS'nin 3. maddesinin ihlal edilmediğine;   7. (a) Savunmacı devletin birinci baꢀvurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın   kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk   Lirasına çevrilmek ve uygulanabilecek tüm vergilerden muaf tutulmak üzere:   • 9,000 (dokuz bin) Euro manevi tazminat ödemesine;   (b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa   Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle   elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   8. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine     KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve   3. paragrafları uyarınca 13 Temmuz 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   11

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło