69763/01

WyrokETPCz2006-06-22ECLI:CE:ECHR:2006:0622JUD006976301

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy zajęcie i skazanie za publikację książki zawierającej poglądy na temat kwestii kurdyjskiej, które nie nawoływały do przemocy, stanowiło naruszenie wolności wyrażania opinii gwarantowanej w art. 10 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że ingerencja w wolność wyrażania opinii skarżącej spółki była przewidziana prawem i miała uzasadniony cel ochrony integralności terytorialnej. Jednakże, analizując kontekst użytych sformułowań, Trybunał stwierdził, że wyrażone poglądy, choć mocne, nie nawoływały do przemocy ani nie podżegały do nienawiści. W związku z tym, zajęcie książki i skazanie redaktora naczelnego było nieproporcjonalne do zamierzonego celu i nie było "konieczne w społeczeństwie demokratycznym", co doprowadziło do naruszenia art. 10 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżąca spółka, Eytişim Basın Yayın Reklam Sanat Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, działająca jako wydawnictwo Ürün Yayınevi, opublikowała w 2000 roku książkę pt. „Türkiye Komünist partisi 5. Kongre belgeleri”, zawierającą program Tureckiej Partii Komunistycznej z 1983 roku, w tym rozdział dotyczący „kwestii kurdyjskiej”. Prokurator w Stambule zażądał zajęcia książki, a następnie wszczął postępowanie karne przeciwko redaktorowi naczelnemu, Ekremowi Sarıoğlu, zarzucając mu propagandę separatystyczną. Sąd krajowy skazał redaktora naczelnego na karę pozbawienia wolności i grzywnę, zawieszając wykonanie kary.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę na podstawie art. 10 Konwencji za dopuszczalną, a pozostałe za niedopuszczalne. 2. Stwierdził naruszenie art. 10 Konwencji. 3. Zasądził na rzecz skarżącej 2 000 euro tytułem szkody niemajątkowej oraz 1 500 euro tytułem kosztów i wydatków. 4. Oddalił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĠ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   EYTİŞİM LTD. ŞTİ. - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no: 69763/01)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRAZBURG   Haziran 2006   İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek   olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ____________________________________________________________________________________________   © T.C. DıĢiĢleri Bakanlığı, 2006. Bu gayriresmi çeviri, Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları   Genel Müdür Yardımcılığı (AKGY) tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı, AKGY’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (69763/01) başvuru no’lu davanın nedeni Eytişim   Basın Yayın Reklam Sanat Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin (başvuran) 27   Mart 2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Avrupa İnsan Hakları   Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa   İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul Barosu avukatlarından C. Özdemir   tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Başvuran Eytişim Basın Yayın Reklam Sanat Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi   Ürün Yayınevi adı altında faaliyet göstermektedir.   Başvuran, Eylül 1997’de «Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) programları» ve içeriğinde   («Halkların kendi kaderlerini tayin hakkı») görüşüne atıfta bulunulan («TKP programları ve   Mustafa Suphi tezleri») adlı bir inceleme kitabı yayımlamıştır. Sekiz bölümden oluşan kitabın   («TKP ve Ulusal sorun») başlığının yer aldığı 210-215 sayfalarında («Kürt sorunu») ele   alınmıştır. Bununla birlikte, hiçbir ceza davası açılmamıştır.   Eylül 2000’de başvuran, 1983 yılında yapılan Türkiye Komünist Partisi 5. Kongresini   («Türkiye Komünist partisi 5. Kongre belgeleri») başlıklı başka bir kitapta yayımlamıştır.   Eylül 2000 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı   kitabın 137. sayfasında bölücülük propagandasına yer verildiği gerekçesiyle («Türkiye   Komünist partisi 5. Kongre belgeleri») adlı kitabın toplatılması talebinde bulunmuştur.   Cumhuriyet Savcısı 15 Eylül 2000 tarihinde sunulan iddianame ile 3713 sayılı Kanun’un 8 §§   1, 3. ve 4.maddeleri, 5680 sayılı Kanun’un ek 1 § 2. ve TCK’nın 36. maddesinin   uygulanmasına istinaden başvuran şirketin yazı işleri sorumlusu Ekrem Sarıoğlu’nun   mahkumiyeti istemiyle ceza davası açmıştır.   Başvuran 19 Eylül 2000 tarihinde bu karara itirazda bulunmuş, bu başvuru 2 Ekim 2000   tarihinde reddedilmiştir.   DGM, 28 Mart 2003 tarihli bir kararla («Kürt ulusal hareketi») başlıklı yazıda bölücülük   propagandası yapıldığı gerekçesiyle 3713 sayılı Kanun’un 8 § 1. maddesi uyarınca başvuran   şirketin yazı işleri sorumlusunun on üç ay on gün hapis ve 1.111.111.110 TL. (yaklaşık 956   Euro) para cezasına çarptırılmasına karar vermiştir. Mahkeme, 647 sayılı Kanun’un 6. ve   sayılı Kanun’un 13 § 2. maddeleri gereğince cezanın infazını ertelemiştir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĠHS’NĠN 10. MADDESĠ’NĠN ĠHLAL EDĠLDĠĞĠ ĠDDĠASI HAKKINDA   A. Kabuledilebilirliğe dair   AİHM, AİHS’nin 35 § 3. maddesi gereğince şikayetin dayanaktan yoksun olmadığı tespitinde   bulunmaktadır. Yapılan şikayetin kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe yer   almamaktadır. Başvuru kabul edilmelidir.   B. Esas hakkında   Başvuran, yetkililerin kitabı toplatma kararının bilgi ve haber alma ve iletme özgürlüğüne bir   müdahaleyi oluşturduğundan şikayetçi olmakta, bu yönde AİHS’nin 14. maddesiyle birlikte   ve bağımsız olarak 9. ve 10., 1., 11., 13., 17. ve 18. maddelerine atıfta bulunmaktadır. AİHM   bu şikayeti 10. madde doğrultusunda ele alacaktır.   AİHM, sözkonusu müdahalenin AİHS’nin 10 § 1. maddesi ile güvence altına alınan   başvuranın ifade özgürlüğüne bir müdahaleyi oluşturduğu hususunun taraflar arasında bir   ihtilafa yol açmadığını not etmektedir. Müdahalenin yasayla öngörüldüğüne, 10 § 2. maddesi   gereğince toprak bütünlüğünün korunması gibi meşru bir amacı izlediğine karşı   çıkılmamaktadır. Bu husus dikkate alınmakta, bununla birlikte yapılan müdahalenin   «demokratik bir toplum için zorunluluk» oluşturup oluşturmadığının incelenmesi   gerekmektedir.   AİHM bu kitapta kullanılan terimleri, bu bağlamda meydana gelen olayların incelenmesinde   terörle mücadeleye bağlı güçlükleri özellikle dikkate almaktadır (Bkz. İbrahim Aksoy-   Türkiye kararı, no: 28635/95, 30171/96, 34535/97, 10 Ekim 2000 ve Incal-Türkiye kararı, 9   Haziran 1998).   Suç unsurunu oluşturan bölüm TKP’nin 1983 yılındaki 5. kongresinde «Kürtlerin ulusal   meselesi» başlığı altında ele alınan TKP’nin programına dayanmaktadır. Dile getirilen   görüşler özet olarak «Kürdistan üzerindeki faşist koşullar», «Türk ve Kürt halkının ortak   mücadele etmesi gerekliliği» tespitini yapmakta ve «Kürtlerin ulusal demokratik hakları için   bir eylem planını» öngörmektedir.   «Faşist koşullar», «şoven baskılar», «Kürtlerin ayrılma hakkını desteklemek», «ortak   düşmana karşı her iki halkın mücadelesi» ifadeler suçu teşkil eden görüşlere sert biçimde   atıfta bulunmaktadır. Bununla birlikte kullanıldıkları bağlamda incelendiğinde, bu görüşler   şiddet kullanımını, vatandaşlar arasında husumeti teşvik eder nitelikte değildir (Bkz. Abdullah   Aydın-Türkiye (no:2) kararı, no: 63739/00, § 25, 10 Kasım 2005, Ayşe Öztürk, ve aynı   anlamda Sürek-Türkiye (no:1) no: 26682/95 ve Gerger-Türkiye kararı no: 24919/94, 8   Temmuz 1999).   AİHM, iç hukuk mercilerinin almış oldukları kararlarda yer alan gerekçelerin başvuranın   ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleyi meşru saymaya yetmediğini incelemektedir (Bkz.   mutatis mutandis, Sürek-Türkiye kararı (no:4), no: 24762/94, 8 Temmuz 1999).   AİHM ayrıca, benzer durumdaki gibi pek çok başvuruda dile getirilen sorunların AİHS’nin   10. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını hatırlatmaktadır (Bkz. özellikle Abdullah Aydın-   Türkiye kararı, no: 42435/98, 9 Mart 2004). AİHM terörle mücadelede karşılaşılan güçlükleri   göz önünde bulundurmakla birlikte, mevcut başvuruyu yerleşik içtihadı ışığında incelemiş ve   Hükümetin bu başvuruyu farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir delili ve tespiti sunmadığını   kaydetmiştir (Bkz. İbrahim Aksoy kararı, Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998).   Bu doğrultuda, sözkonusu kitabın toplatılması öngörülen amaçla orantısız olup, «demokratik   bir toplum için gereklilik» arz etmemektedir. Şu halde, AİHS’nin 10. maddesi ihlal edilmiştir.   II. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĠ’NĠN ĠHLAL EDĠLDĠĞĠ ĠDDĠASI   HAKKINDA   Başvuran bahse konu kitabın toplatılması üzerine, kitabın yeniden basımını, dağıtımını   sağlayamadığını ve maddi zarara uğradığını iddia etmekte, bu noktada Ek 1 no’lu Protokol’ün   1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.   AİHM, polislerin kitaba el konulması tebliğnamesini yayınevine tebliğ etmek üzere   geldiklerinde sözkonusu yayının yüz elli tanesinin dağıtımının yapıldığını hatırlatmaktadır.   Sonuç olarak hiçbir el koyma işlemi başlatılmamıştır.   AİHS’nin 35 § 3. maddesince yapılan şikayetin bu kısmı dayanaktan yoksun olduğundan, 35   § 4. madde uyarınca reddedilmesini gerekir.   III. AĠHS’NĠN 41. MADDESĠ’NĠN UYGULANMASI   A. Tazminat   Başvuran el konulan kitabın değeri için 5.000 Euro, satışından elde edeceği olası gelir   kaybının giderilmesi için 15.000 Euro talep etmektedir. Başvuran ayrıca 6.250 Euro manevi   tazminat istemektedir.   AİHM, tespit edilen ihlal ile öne sürülen gelir kaybı arasında hiçbir illiyet bağı   bulunmadığından bu talebi reddetmektedir. Buna karşın, başvurana manevi zarar için 2.000   Euro ödenmesine karar vermiştir.   B. Masraf ve harcamalar   Başvuran DGM önündeki temsil gideri için 2.500, AİHM önündeki giderler için 3.440,   İstanbul Barosu ücret tarifesine göre sekiz saatlik çalışma ve diğer masraflar için 1.860 Euro   olmak üzere toplam 7.800 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu miktarlara karşı çıkmıştır.   Mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihadı göz önünde bulundurulduğunda AİHM, başvurana   tüm masraf ve giderler için 1.500 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.   C. Gecikme faizi   Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   faiz oranına 3 puan eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĠHM, OYBĠRLĠĞĠYLE,   1. AİHS’nin 10. maddesine dayalı şikayetin kabuledilebilir, bunun dışında kalanların   kabuledilemez olduğuna;   2. AİHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf   olmak üzere, Savunmacı Hükümetin başvurana manevi zarar için 2.000 (iki bin) Euro, yargı   giderleri için 1.500 (bin beş yüz) Euro ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez   Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin   uygulanmasına;   4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĠġTĠR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 22 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło