7076/05
WyrokETPCz2009-12-01ECLI:CE:ECHR:2009:1201JUD000707605
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy brak rozprawy i niedoręczenie aktu oskarżenia w postępowaniu karnym naruszyły prawo skarżącej do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że brak rozprawy zarówno przed sądem pierwszej instancji, jak i sądem odwoławczym, a także niedoręczenie aktu oskarżenia, uniemożliwiły skarżącej skuteczne skorzystanie z prawa do obrony. Procedura oparta wyłącznie na dokumentach w aktach sprawy, bez możliwości osobistej obrony lub za pośrednictwem adwokata, została uznana za niezgodną z wymogami rzetelnego procesu określonymi w art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał powołał się na swoje wcześniejsze orzecznictwo w podobnych sprawach przeciwko Turcji, nie znajdując podstaw do odstąpienia od tych ustaleń.Stan faktyczny
Skarżąca, obywatelka Turcji, została oskarżona o nieprzestrzeganie decyzji administracyjnych. Prokurator wniósł akt oskarżenia, który nie został jej doręczony. Sąd pierwszej instancji skazał ją na karę pozbawienia wolności zamienioną na grzywnę, a sąd odwoławczy podtrzymał wyrok, oba bez przeprowadzenia rozprawy. Skarżąca zapłaciła grzywnę w wysokości około 200 euro.Rozstrzygnięcie
Trybunał uznał skargi na podstawie art. 6 za dopuszczalne, a pozostałe za niedopuszczalne. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Orzekł, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkody niemajątkowe. Zasądził 1 000 euro na pokrycie kosztów i wydatków. Oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
A V R U P A
OF E U R O P E
KONSEYİ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
AKBULUT – TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 7076/05)
KARAR
STRAZBURG Aralık 2009
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
____________________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıꢀ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam
olarak belirtilmiꢀ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koꢀulu ile Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla
alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 7076/05 no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı
ꢁennur ꢁensoy Akbulut’un (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 23 ꢁubat 2005
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleꢀme’nin (“AĐHS”)
34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde, Đzmir Barosu
avukatlarından S. Cengiz tarafından temsil edilmiꢀtir.
OLAYLAR
Baꢀvuran 1969 doğumludur ve Đzmir’de ikamet etmektedir. Mart 2004 tarihinde, Đzmir Cumhuriyet Savcısı, çeꢀitli idari kararlara uymadığı
gerekçesiyle Đzmir Sulh Ceza Mahkemesi’ne baꢀvuran hakkında iddianame sunmuꢀtur.
Cumhuriyet Savcısı, Ceza Kanunu’nun 526. Maddesi uyarınca baꢀvuranın cezalandırılmasını
talep etmiꢀtir. Söz konusu iddianame baꢀvurana tebliğ edilmemiꢀtir. 9 Nisan 2004 tarihinde,
Đzmir Sulh Ceza Mahkemesi duruꢀma yapmaksızın düzenlediği ceza kararnamesi ile
baꢀvuranı itham edildiği suçlardan mahkum etmiꢀtir. Mahkeme, baꢀvuranı üç ay hapis cezası
ile 54,525,000 TL para cezasına çarptırmıꢀtır. Mahkeme, aynı kararda, hapis cezasını para
cezasına çevirmiꢀtir. Dolayısıyla, baꢀvuran, toplam 381,495,000 TL para cezasına
çarptırılmıꢀtır. 20 Mayıs 2004 tarihinde, Đzmir Asliye Ceza Mahkemesi, duruꢀma yapmaksızın
baꢀvuranın itirazını reddetmiꢀtir. Söz konusu karar 7 Eylül 2004 tarihinde baꢀvurana tebliğ
edilmiꢀtir. Baꢀvuran para cezasını 5 Aralık 2004 tarihinde ödemiꢀtir1.
HUKUK
Baꢀvuran, davası süresince duruꢀma yapılmaması nedeniyle kendisini bizzat veya
avukat aracılığıyla savunma hakkından mahrum bırakıldığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur.
Baꢀvuran, ayrıca, Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianamenin kendisine tebliğ
edilmediğini ileri sürmüꢀtür. Baꢀvuran, savunma hazırlaması, karꢀıt argüman sunması ve
tanıkları dinlemesi için kendisine yeterli zaman ve imkan tanınmadığı iddiasıyla AĐHS’nin 6/3
(a), (b) ve (c) maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüꢀtür.
Baꢀvuran, ayrıca, kusurlarının Ceza Kanunu’nun 526. maddesi kapsamına girmemesi
nedeniyle, Cumhuriyet Savcısı ile yerel mahkemelerin iç hukuk yanlıꢀ yorumladıkları
konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu ꢀikayetini AĐHS’nin 7. maddesine dayandırmıꢀtır.
Baꢀvuran, adil olmayan kararların mesleki ve özel hayatını etkilediği, özellikle avukat olarak
itibarını zedelediği iddiasıyla AĐHS’nin 8. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüꢀtür.
Baꢀvuran, ayrıca, Đzmir Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki itiraz mekanizmasının etkili olmadığı
iddiasıyla AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüꢀtür. Baꢀvuran, son olarak, adil
olmayan bir karar sonucu verilen para cezası nedeniyle mülkiyetinden mahrum bırakıldığı
konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu ꢀikayetini AĐHS’nin 1 No.lu Protokolü’nün 1. maddesine
dayandırmıꢀtır. 381,495,000 TL söz konusu zamanda yaklaꢀık 200 Euro’ya tekabül etmektedir.
AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca yargılamanın adilliğiyle ilgili olarak AĐHS’nin 6.
maddesi uyarınca yapılan ꢀikayetlerin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM,
ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu
nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
Ancak, AĐHS’nin 7., 8. ve 13. maddeleri ile 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca
yapılan diğer ꢀikayetlerle ilgili olarak, AĐHM, elindeki belgeleri inceledikten sonra bu
hükümlerin ihlal edildiğine dair herhangi bir delile rastlamamıꢀtır. AĐHM, AĐHS’nin 35.
maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca baꢀvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun
olduğunu kaydeder. Bu nedenle, baꢀvurunun bu kısmı kabuledilemez niteliktedir.
AĐHM, esasa iliꢀkin olarak, öncelikle konuların birbirleriyle örtüꢀmesi ve AĐHS’nin
6/3 maddesinin alt paragraflarının 6/1 maddesinin genel hakkaniyete uygunluk teminatının
belirli yönlerini yansıtması nedeniyle, baꢀvuranın ꢀikayetlerinin tamamının AĐHS’nin 6/1
maddesi uyarınca incelenmesinin daha uygun olacağı kanaatindedir.
AĐHM, söz konusu davada, olayların yaꢀandığı sırada geçerli olan ilgili iç hukuk
uyarınca, baꢀvuranın yargılanması sırasında duruꢀma yapılmadığını gözlemlemektedir. Hem
ceza kararnamesi düzenleyerek baꢀvuranı para cezasına çarptıran Đzmir Sulh Hukuk
Mahkemesi hem de baꢀvuranın itirazını inceleyen Đzmir Asliye Ceza Mahkemesi, dava
dosyasındaki belgelere dayanarak kararlarını vermiꢀlerdir. Baꢀvurana, davasına iliꢀkin karar
veren mahkemeler önünde kendisini bizzat veya avukat aracılığıyla savunma imkanı
tanınmamıꢀtır.
AĐHM, benzer birçok davada aynı ꢀikayeti incelediğini ve AĐHS’nin 6/1 maddesinin
ihlalini tespit ettiğini hatırlatır (Piroğlu ve Karakaya / Türkiye, no. 36370/02; Dağlı / Türkiye,
no. 28888/02; Karahanoğlu / Türkiye, no. 74341/01; Mevlüt Kaya / Türkiye, no. 1383/02;
Taner / Türkiye, no. 38414/02). Baꢀvuran söz konusu davayı da incelemiꢀ ve bu davada
yukarıda adı geçen kararlarda yapmıꢀ olduğu tespitlerden ayrılmasını gerektirecek herhangi
bir özel koꢀul bulunmadığı sonucuna varmıꢀtır.
AĐHM, yukarıdaki bilgiler ıꢀığında, adli makamların izlediği usulün, baꢀvuranın
savunma hakkından uygun bir ꢀekilde yararlanmasını engellediğine ve cezai yargılamanın
hakkaniyete uygun olarak yapılmamasına sebep olduğuna karar vermiꢀtir.
Sonuç olarak, AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuran, adil tatminle ilgili olarak, 381,495,000 TL maddi tazminat talebinde
bulunmuꢀtur. Baꢀvuran, ayrıca, 5,000 Euro manevi tazminat talep etmiꢀtir. Baꢀvuran, son
olarak, AĐHM önündeki söz konusu davanın hazırlanması ve sunulması için 26 saatlik çalıꢀma
karꢀılığında avukata ödenen ücret için 4,735.75 Euro, yargılama masraf ve giderleri için 36
Euro talep etmiꢀtir.
AĐHM, maddi tazminatla ilgili olarak, AĐHS’nin 6. maddesinin gerekleri
doğrultusunda yapılacak yargılama sonucunun ne olacağı konusunda tahminde
bulunamayacağını kaydeder. Dolayısıyla, AĐHM, bu baꢀlık altında herhangi bir ödeme
yapılmamasına karar verir (Piroğlu ve Karakaya, yukarıda kaydedilen).
AĐHM, ayrıca, tespit edilen ihlalin baꢀvuranın görmüꢀ olduğu manevi zarar için tek
baꢀına yeterli adil tatmin oluꢀturduğu kanaatindedir.
Son olarak, AĐHM, elindeki belgeler ıꢀığında, avukatlık ücreti ile yargılama masraf ve
giderleri için baꢀvurana 1,000 Euro ödenmesinin uygun olacağı kanaatindedir.
AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. AĐHS’nin 6. maddesi uyarınca yapılan ꢀikayetlerin kabuledilebilir, baꢀvurunun geri
kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. Tespit edilen ihlalin baꢀvuranın görmüꢀ olduğu manevi zarar için yeterli adil tatmin
oluꢀturduğuna;
4. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet
tarafından baꢀvurana yargılama masraf ve giderleri için 1,000 Euro (bin Euro)
ödenmesine;
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin
yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal
kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragrafları gereğince 1 Aralık 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło