7142/02

WyrokETPCz2006-10-24ECLI:CE:ECHR:2006:1024JUD000714202

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, w warunkach wysokiej inflacji, narusza prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że długotrwałe opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, w połączeniu z wysoką inflacją w Turcji, spowodowało znaczną utratę wartości tego odszkodowania. Takie opóźnienie nałożyło na skarżących nieproporcjonalne i nadmierne obciążenie, naruszając tym samym „sprawiedliwą równowagę” między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa do poszanowania mienia. Trybunał podkreślił, że państwo ma obowiązek zapewnić, aby odszkodowanie za wywłaszczenie było wypłacone w rozsądnym terminie i aby jego wartość nie była erodowana przez czynniki ekonomiczne, takie jak inflacja, w sposób, który pozbawia je faktycznej skuteczności.
Stan faktyczny
Skarżący, 25 obywateli Turcji, byli właścicielami gruntów w İskenderun, które zostały wywłaszczone przez Generalną Dyrekcję Dróg w 1993 roku. Uznając pierwotnie wypłacone odszkodowanie za niewystarczające, w 1996 roku złożyli pozew o dodatkowe odszkodowanie. Po długotrwałym postępowaniu sądowym, które obejmowało apelację i ponowne rozpatrzenie, ostateczne orzeczenie o dodatkowym odszkodowaniu zapadło w 2001 roku. Skarżący otrzymali płatność we wrześniu 2001 roku, jednak twierdzili, że z powodu wysokiej inflacji w Turcji i opóźnienia w wypłacie, wartość odszkodowania uległa znacznej dewaluacji.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. 2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. 3. Stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi dotyczącej art. 6 ust. 1 Konwencji. 4. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkody niemajątkowe. 5. Zasądza na rzecz skarżących łącznie 23 245 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. 6. Odrzuca pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   KÜRKÇÜ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no: 7142/02)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRAZBURG   Ekim 2006   İşbu karar AİHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı   şekli düzeltmelere tabi olabilir.   __________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan başvurunun nedeni (başvuru no: 7142/02) bu ülkenin   yirmi beş vatandaşı Yusuf Kürkçü, Ayşe Kürkçü (Kökmen), Döne Kürkçü (Dönmez), Sultan   Kürkçü (Gökçek), Mehmet Kürkçü, Hasan Çağlar, Dudu Çağlar, Memili Çağlar, Zeynep   Çağlar, Mustafa Çağlar, Hüsne Çağlar, Bostan Kılınç, Kayber Kılınç, Hatice Kılınç, Hasan   Kılınç, Fatma Kılınç, Seracettin Kılınç, Yılmaz Kılınç, Sultan Karaman, Hadice Karaman   (Beyazıt), Hüsne Kürkçü, Döne Kürkçü, Hatice Kürkçü, Mehmet Kürkçü ve Ayşe   Kürkçü’nün (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 15 Ocak 2002 tarihinde   (AİHM) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Temel İnsan Haklarını (AİHS) güvence altına   alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları   Mahkemesi (AİHM) önünde Ankara barosu avukatlarından T. Akıllıoğlu ve A. Aktay   tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Başvuranlar sırasıyla 1926, 1927, 1929, 1928, 1930, 1924, 1955, 1960, 1964, 1946, 1954,   1925, 1953, 1947, 1954, 1959, 1956, 1971, 1924, 1931, 1926, 1929, 1936, 1968 ve 1970   doğumludur.   Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) 24 Şubat 1993 yılında başvuranlara ait İskenderun’da   bulunan araziyi istimlak bedelini ödemek suretiyle kamulaştırmıştır.   İdare tarafından ödenen miktarı yetersiz bulan başvuranlar 7 Haziran 1996 tarihinde   İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi’ne giderek ek bedel artırımı başvurusunda   bulunmuşlardır.   Mahkeme, 29 Aralık 1997 tarihinde iki temel bilirkişi raporuna dayalı olarak, 15 Mayıs 1996   tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiz oranıyla birlikte başvuranlara 20.990.200.000 TL,   yaklaşık 92.942 ECU ödenmesini kararlaştırmıştır.   Bu karar İdare tarafından temyize götürülmüştür.   Yargıtay 24 Aralık 1998 tarihinde kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında yanlışlık   yapıldığını belirterek İlk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.   İlk derece mahkemesi 9 Şubat 2001 tarihinde, 15 Mayıs 1996 tarihinden itibaren hesaplanacak   yasal faiz oranıyla birlikte İdarenin başvuranlara 4.002.929.000 TL. yaklaşık 6.375 Euro ek   kamulaştırma bedeli ödemesine hükmetmiştir.   Yargıtay bu kararı 17 Mayıs 2001 tarihinde onamış, karar başvuranlara 15 Ağustos 2001’de   tebliğ edilmiştir.   İdare 18 Eylül 2001 tarihinde başvuranlara 15.293.200.000 TL, 11.099 Euro ek kamulaştırma   bedeli ödemiştir.   HUKUK AÇISINDAN   Başvuranlar dört yıl on bir aylık yargı süreci sonunda elde ettikleri ek kamulaştırma bedelinin   değer kaybettiğinden ve İdare tarafından gecikmeli olarak ödenen ek kamulaştırma   bedellerinin Türkiye’deki yüksek enflasyon karşısında yetersiz kaldığından şikayetçi olmakta,   bu yönde AİHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik hakkında   AİHM, yerleşik içtihatlarından doğan kıstaslar ışığında ve sunulan delillerin tamamını dikkate   alarak başvurunun esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir. AİHM, başvurunun   kabuledilemezliği hakkında hiçbir gerekçe tespit etmemiştir. (Bkz. özellikle Akkuş-Türkiye   kararı, 9 Temmuz 1997).   II. ESAS HAKKINDA   AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu   Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuş   kararı, s. 1310, § 30-31 ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).   AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre   kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın   ödenmesindeki gecikme, başvuranları, mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara   daha sokmuştur. Bu gecikme, AİHM’yi, başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile   mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan   alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk   etmektedir.   Bu nedenle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   III. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA   Başvuranlar aynı zamanda yargı sürecinin uzunluğu nedeniyle AİHS’nin 6 § 1. maddesinin   ihlal edildiğinden yakınmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik hakkında   AİHM, bu şikayetin AİHS’nin 35 § 1. maddesi gereğince dayanaktan yoksun olduğu tespitini   yapmaktadır. Başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.   B. Esas hakkında   Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine ilişkin varılan sonuç dikkate alındığında, AİHM 6 § 1.   maddesi hakkındaki şikayeti ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir.   III. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Maddi ve manevi tazminat   Başvuranlar 30.000 ABD Doları maddi zarara uğradıklarını ileri sürmekte, ayrıca manevi   tazminat olarak 5.000 ABD Doları talep etmektedir.   Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.   AİHM, Aka kararında benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik veriler ışığında   başvuranlara birlikte 23.245 Euro maddi tazminat ödenmesini kararlaştırmıştır.   Manevi tazminata gelince, AİHM olayların mevcut koşullarında ihlal kararının tespitinin   manevi tazmin bakımından yeterli olacağına itibar etmektedir.   B. Masraf ve harcamalar   Başvuranlar AİHM nezdinde yapmış oldukları harcamalar için 3.000 ABD Doları talep   etmektedir.   Hükümet bu miktarlara itiraz etmektedir.   Sunulan deliller ve mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihadı doğrultusunda AİHM, yargı   giderleri için başvuranlara birlikte 1.000 Euro ödenmesini uygun görmektedir.   C. Gecikme faizi   Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   faiz oranına 3 puanlık bir artış eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,   1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AİHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi’nin ihlal edildiğine;   3. AİHS’nin 6 § 1. maddesine yönelik şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;   4. Başvuranların uğradıkları manevi zarara ilişkin mevcut kararın adil bir tazmini   oluşturduğuna;   5. a) AİHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek ve miktarlara yansıtılabilecek   her türlü vergiden muaf tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin başvuranlara birlikte;   i. maddi tazminat olarak 23.245 (yirmi üç bin iki yüz kırk beş) Euro ödemesine;   ii. yargı giderleri için 1.000 (bin) Euro ödemesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Avrupa Merkez   Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz   uygulanmasına;   6.Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 24 Ekim 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło