7263/04

WyrokETPCz2009-01-08ECLI:CE:ECHR:2009:0108JUD000726304

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy długość tymczasowego aresztowania, uzasadniana stereotypowymi argumentami, naruszyła prawo do wolności i bezpieczeństwa osobistego z art. 5 ust. 3 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że uzasadnienia sądów krajowych dla przedłużania tymczasowego aresztowania skarżącego były niewystarczające i stereotypowe. Pomimo poważnego charakteru zarzucanego przestępstwa, odniesienia do 'charakteru przestępstwa', 'stanu dowodów', 'ryzyka ucieczki' itp. nie mogły same w sobie uzasadniać tak długiego okresu pozbawienia wolności, trwającego około jedenastu lat. Trybunał podkreślił, że sądy krajowe nie wykazały należytej staranności w prowadzeniu sprawy, co doprowadziło do naruszenia prawa skarżącego do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie lub zwolnienia z aresztu.
Stan faktyczny
Skarżący, Ahmet Kesikkulak, urodzony w 1972 roku, został zatrzymany 5 lutego 1997 r. i aresztowany 19 lutego 1997 r. Postawiono mu zarzut próby obalenia reżimu konstytucyjnego (art. 146/1 TCK), za co groziła kara śmierci. Został skazany 8 lutego 2002 r., ale wyrok został uchylony przez Sąd Kasacyjny 15 października 2002 r. Sprawa nadal toczy się przed sądem pierwszej instancji, a aresztowanie skarżącego trwało około jedenastu lat, uzasadniane stereotypowymi argumentami.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. 2. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. 3. Zasądza na rzecz skarżącego 9 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 2 100 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. 4. Odrzuca pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   KESĐKKULAK - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 7263/04)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ocak 2009   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   _______________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları   Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak   belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve   İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   T.C. vatandaꢀı Ahmet Kesikkulak (baꢀvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 13   Ocak 2004 tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin   (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 7263/04 numaralı   baꢀvuru sonucu bu dava görülmektedir.   Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul barosu avukatlarından   M.A. Kırdök ve M. Kırdök tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Baꢀvuran 1972 doğumlu olup Gebze’de ikamet etmektedir.   Bu baꢀvuru baꢀvuranın tutukluluk süresinin uzunluğu hakkındadır. Baꢀvuran 5 ꢁubat 1997   tarihinde yakalanmıꢀ, 19 ꢁubat 1997’de tutuklanmıꢀ ve hakkında TCK’nın 146/1 maddesi   uyarınca anayasal rejimi yıkma suçundan dolayı ölüm cezasına çarptırılma istemiyle Đstanbul   Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde dava açılmıꢀtır.   Baꢀvuranı 8 ꢁubat 2002 tarihli karar ile üzerine atılı suçtan hüküm giymiꢀ, karar Yargıtay   tarafından usul bakımından 15 Ekim 2002 tarihinde bozulmuꢀtur. Dava halen bidayet   mahkemesinde derdesttir; bir sonraki duruꢀma için 24 Aralık 2008 tarihi saptanmıꢀtır.   ꢁu ana dek otuz dokuz duruꢀma gerçekleꢀtirilmiꢀ, her duruꢀmada «suçun niteliği», «kanıtların   durumu», «tutukluluk süresi ve geçen süre», «dosyanın durumu», «tutukluluk halini   gerektiren gerekçelerin devam etmesi», «öngörülen cezanın tavanı» ve «firar riski» gibi   gerekçelerle baꢀvuranın tutukluluk halinin devamına karar verilmiꢀtir.   Ekte sunulan ve olayların kronolojik geliꢀimini sunan belge bu kararın ayrılmaz parçasıdır.   HUKUK   Baꢀvuran tutukluluk süresinin uzunluğunun halihazırda AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlaline yol   açtığını ileri sürmektedir.   Hükümet bu iddiaya karꢀı çıkarak alınan bu tedbirin ciddi suçlarla itham edilen baꢀvuranın   baꢀka suçlar iꢀlemesini engellemek, kanıtların yok edilmesini önlemek ve firar riskini ortadan   kaldırmak amacını taꢀıdığını savunmaktadır. Hükümet ayrıca alınan kararların yeterince   gerekçelendirildiğini ve «özel önem» atfedilen davanın bir bütün olarak gidiꢀatı ile ilgili   hakimlere yöneltilebilecek herhangi bir eleꢀtirinin sözkonusu olamayacağını vurgulamaktadır.   AĐHM, AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca baꢀvurunun herhangi bir kabuledilemezlik   gerekçesiyle karꢀı karꢀıya bulunmadığını tespit eder. Baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   Esas ile ilgili olarak AĐHM, mahkumiyet süreleri çıkarılarak yapılan çoklu tutukluluk   sürelerinin hesaplanması yöntemine atıfta bulunmakta (Bkz. Solmaz-Türkiye kararı, no:   27561/02) ve bu davaya konu tutukluluk süresinin uzunluğunun halihazırda yaklaꢀık on bir   yılı bulduğunu gözlemlemektedir.   AĐHM, AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edilip edilmediğini belirlemek için baꢀvuran tarafından   tahliye istemiyle yapılan baꢀvurularda yer alan tartıꢀmasız verileri ve hakimlerin bu taleplerle   ilgili kararlarında yeralan gerekçeleri dikkate alacaktır. (Bkz. Assenov vd.-Bulgaristan kararı,   Ekim 1998).   Bu bağlamda, her duruꢀma bitiminde esas hakimlerinin gerekçelendirmeden ve çoğunlukla   dosyanın ve/veya kanıtların durumuna atıfta bulunarak basmakalıp ifadelerle baꢀvuranın   tutukluluk halinin devamına karar verdiği görülmektedir. Bu tür unsurların suçluluğa iliꢀkin   ciddi ve devam eden belirtilerin varlığına iꢀaret ettiği kabul edilmekle birlikte, bunlar tek   baꢀlarına, bu derece uzun süren ve halen devam etmekte olan tutukluluk süresini haklı   göstermeye yetmez (Bkz. Ali Hıdır Polat kararı no: 61446/00, 5 Nisan 2005).   AĐHM esas hakimlerince kullanılan gerekçelerinin «alakalı» ve «yeterli» sayılamayacağı kanısına   varmakta; baꢀvuran hakkındaki davanın ivedilikle tamamlanması için gerekli özenin gösterilip   gösterilmediğini ayrıca incelemeye gerek görmemektedir (sözü edilen Ali Hıdır Polat kararı).   Bu nedenle AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması hakkında baꢀvuran 15.000 Euro manevi tazminat ve   AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama giderleri için 4.000 YTL (yaklaꢀık 2.100 Euro) talep   etmektedir. Baꢀvuran bu yönde 27 saatlik avukatlık hizmetini ve avukatına ödemenin   yapıldığını gösterir 1 ꢁubat 2008 tarihli dekontu sunmaktadır. Baꢀvuran ayrıca tercüme ve   fotokopi giderleri için 210 YTL (yaklaꢀık 110 Euro) talep etmektedir.   Hükümet belgelerle kanıtlanmamıꢀ bu miktarlara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM ilk olarak baꢀvuranın durumunun halen devam ettiğini hatırlatır. AĐHM, tespit edilen   ihlale son vermek için uygun yolun adaletin tecellisinin gereklerini yerine getirmek için   davanın biran önce sonuçlandırılması veya AĐHS’nin 5/3 maddesinde öngörüldüğü gibi   baꢀvuranın tahliye edilmesi olduğunun altını çizer (Bkz. Yakıꢀan-Türkiye kararı no:   11339/03, 6 Mart 2007).   Bu husustan ayrı olarak AĐHM hakkaniyete uygun olarak baꢀvurana 9.000 Euro manevi   tazminat ve 2.000 Euro yargılama gideri ödenmesini kararlaꢀtırmaktadır. AĐHM Avrupa   Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir   artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru   üzerinden ulusal para birimine çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana:   i.   manevi tazminat olarak 9.000 (dokuz bin) Euro ödenmesine;   ii.   yargılama masraf ve giderleri için 2.100 (iki bin yüz) Euro ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 8 Ocak 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło