7404/03

WyrokETPCz2007-11-27ECLI:CE:ECHR:2007:1127JUD000740403

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak możliwości zapoznania się i ustosunkowania się do opinii Prokuratora Generalnego Sądu Kasacyjnego w postępowaniu karnym narusza prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, w którym konsekwentnie stwierdzał naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji w przypadkach, gdy skarżący nie miał możliwości zapoznania się z opinią Prokuratora Generalnego Sądu Kasacyjnego i ustosunkowania się do niej. Trybunał podkreślił, że charakter tych opinii oraz brak możliwości pisemnej odpowiedzi ze strony oskarżonego naruszają zasadę równości broni i rzetelności postępowania. W niniejszej sprawie Rząd nie przedstawił żadnych nowych argumentów ani dowodów, które mogłyby doprowadzić do odmiennego wniosku.
Stan faktyczny
Skarżący, Cemal Ölmez, urodzony w 1979 roku, został aresztowany 5 lutego 2000 roku pod zarzutem członkostwa w nielegalnej organizacji PKK. Po przesłuchaniu na policji, gdzie przyznał się do członkostwa, przed sędzią śledczym odwołał swoje zeznania i zaprzeczył zarzutom. Został skazany na karę śmierci przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Diyarbakır, którą następnie zmieniono na 12 lat i 6 miesięcy pozbawienia wolności. Sąd Kasacyjny zatwierdził wyrok, opierając się na opinii Prokuratora Generalnego, która nie została skarżącemu doręczona.
Rozstrzygnięcie
Trybunał stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Oddala pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   CEMAL ÖLMEZ -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 7404/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Kasım 2007   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (7404/03) no’lu davanın nedeni (T.C. vatandaꢀı) Cemal   Ölmez’in (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 25 Ocak 2003 tarihinde Temel   Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin   (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Diyarbakır Barosu avukatlarından M. Beꢀtaꢀ tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran, 1979 yılı doğumludur ve Diyarbakır’da ikamet etmektedir.   ꢁubat 2000 tarihinde, baꢀvuran, yasadıꢀı bir örgüt olan PKK üyesi olduğu gerekçesiyle   yakalanmıꢀ ve gözaltına alınmıꢀtır.   ꢁubat 2000 tarihinde Terörle Mücadele ꢁubesi polisleri tarafından baꢀvuranın ifadesi   alınmıꢀtır. Đfadesinin sonunda baꢀvuran, sözkonusu yasadıꢀı örgüte üye olduğunu kabul   etmiꢀtir.   ꢁubat 2000 tarihinde baꢀvuran, kendisinin gözaltında verdiği ifadesi ile baꢀvuranı suçlayan   üçüncü ꢀahısların beyanlarının okunduğu Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi nöbetçi hakimi   karꢀısına çıkarılmıꢀtır. Baꢀvuran, gözaltında verdiği ifadesinin içeriği ile kendisini suçlayan   beyanları reddetmiꢀtir. Duruꢀmanın bitiminde nöbetçi hakim baꢀvuranın tutuklanmasına karar   vermiꢀtir.   ꢁubat 2000 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı,   baꢀvuranı ülke topraklarında bölücülüğe yönelik silahlı eylemlere katılmakla suçlamıꢀ ve   Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca mahkumiyetini talep etmiꢀtir.   Aralık 2001 tarihinde, Devlet Güvenlik Mahkemesi, baꢀvuranı üzerine atılı olaylardan suçlu   bulmuꢀ ve Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca baꢀvuranı ölüm cezasına   çarptırmıꢀtır. Olayların meydana geldiği dönemde baꢀvuranın yaꢀının küçük olmasını göz   önüne alarak Devlet Güvenlik Mahkemesi, baꢀvuranın hakkında verilen ölüm cezasını 2253   sayılı kanunun 12/1. maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezasına çevirmiꢀtir. Son olarak, duruꢀma   sırasında baꢀvuranın iyi halini de dikkate alarak Devlet Güvenlik Mahkemesi, Türk Ceza   Kanunu’nun 59/2. maddesi uyarınca baꢀvuran hakkında verilen hapis cezasını, on iki yıl altı   aya indirmiꢀtir. Devlet Güvenlik Mahkemesi bu kararını dosyada yer alan unsurlarla ve   yargılamadaki diğer sanıkların ifadeleri ile temellendirmiꢀtir.   Mart 2002 tarihinde, temyize iliꢀkin görüꢀünde Yargıtay Savcısı, Yargıtay’a ilk derece   mahkemesinin kararını onama çağrısında bulunmuꢀtur.   Haziran 2002 tarihinde, Yargıtay Savcısı’nın baꢀvurana bildirilmeyen görüꢀü ıꢀığında   karar veren Yargıtay, baꢀvuranın mahkumiyetini onamıꢀtır.   Ağustos 2002 tarihinde, Yargıtay kararı, mahkeme kalemi tarafından dosyaya eklenmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, Yargıtay Savcısı’nın görüꢀünün kendisine bildirilmemesi sebebiyle cezai   yargılamanın hakkaniyetten yoksun olmasından ꢀikayetçidir. Baꢀvuran, bu bağlamda   AĐHS’nin 6/1. maddesine atıfta bulunmaktadır.   A. Kabuledilebilirliğe Đliꢀkin   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esas   Hükümet, mevcut davanın Göç-Türkiye (baꢀvuru no: 36590/97) davasından ayrı tutulması   gerektiğini savunmaktadır. Hükümet’e göre, ꢀayet baꢀvuranın avukatı, dava dosyasını   Yargıtay’da gerçekleꢀtirilen duruꢀmadan önce incelemiꢀ olsaydı dosyada bulunan Yargıtay   Savcısı’nın görüꢀüne ulaꢀma imkanına sahip olabilirdi. Ayrıca Hükümet, Yargıtay’daki   duruꢀmaya katılsaydı baꢀvuranın avukatının sözkonusu görüꢀü cevaplayabilme olanağının   olacağını da belirtmiꢀtir.   Baꢀvuran, Yargıtay Savcısı’nın görüꢀü hakkında bilgisinin olmadığını ileri sürmektedir.   AĐHM, baꢀvuran tarafından yapılan ꢀikayete benzer ꢀikayetleri daha önce incelediğini ve   görüꢀlerinin niteliğini ve yargılanabilir bir kiꢀinin bu görüꢀlere yazılı olarak cevap verme   olanağının bulunmadığını dikkate alarak Yargıtay Savcısı’nın görüꢀünün baꢀvurana   bildirilmemesi nedeniyle AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀtığını   hatırlatmaktadır (sözü edilen Göç, Sağır-Türkiye, baꢀvuru no: 37562/02, 19 Ekim 2006;   Özmen ve diğerleri-Türkiye, baꢀvuru no: 9149/03, 14 Haziran 2007).   Sonuç olarak AĐHM, Hükümet’in sözkonusu davayı farklı bir sonuca ulaꢀtıracak hiçbir tespit   ve delil sunmadığı kanaatindedir (sözü edilen Göç).   Bu durumda AĐHS’nin 6/1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuran, maruz kaldığı manevi zarar için 30.000 Yeni Türk Lirası (YTL) [yaklaꢀık 17.306   Euro] talep etmektedir.   Hükümet, bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, ihlal tespitinin kendisinin manevi tazminat için yeterli adil tatmin oluꢀturduğu   kanaatindedir.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran, AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama masraf ve giderleri için 10.700 YTL   [yaklaꢀık 6.172 Euro] talep etmektedir.   Hükümet, bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM içtihadına göre, bir baꢀvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini,   gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece elde edebilir.   AĐHM, mevcut davada baꢀvuranın avukatının çalıꢀma saatine iliꢀkin ücret makbuzu   sunmadığını ve sözü edilen giderleri belgelendirmediğini tespit etmektedir. Sonuç olarak   AĐHM, yargılama masraf ve giderleri olarak baꢀvurana belli bir miktar ödenmesinin gerekli   olmadığı kanaatindedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE;   1. Baꢀvurunun geri kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Đhlal tespitinin kendisinin manevi tazminat için yeterli adil tatmin oluꢀturduğuna;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 27 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 15.07.2026. · Źródło