74069/01;76380/01;74703/01;16809/02;25710/02;25714/02;30383/02

WyrokETPCz2007-05-03ECLI:CE:ECHR:2007:0503JUD007406901

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy długotrwałe niewykonanie prawomocnych orzeczeń sądów krajowych dotyczących należności pracowniczych stanowi naruszenie prawa do rzetelnego procesu (art. 6 ust. 1 Konwencji) oraz prawa do poszanowania mienia (art. 1 Protokołu nr 1)?
Ratio decidendi
Trybunał potwierdził, że prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji obejmuje prawo do wykonania prawomocnych orzeczeń sądowych, a system prawny, w którym ostateczne orzeczenie pozostaje bezskuteczne, byłby iluzoryczny. Ponadto, należność ustalona prawomocnym wyrokiem sądowym stanowi „mienie” w rozumieniu art. 1 Protokołu nr 1. Trybunał orzekł, że trudności finansowe państwa nie mogą usprawiedliwiać niewykonania prawomocnych orzeczeń sądowych, ponieważ pozbawiłoby to prawa chronione Konwencją ich skuteczności i stanowiłoby nieuzasadnioną ingerencję w prawo do poszanowania mienia.
Stan faktyczny
Wszyscy skarżący, obywatele Turcji mieszkający w Diyarbakır, zostali zwolnieni z pracy w Diyarbakır Sur Belediyesi w maju 1999 roku. Wnieśli pozwy do Diyarbakır Đş Mahkemesi (Sądu Pracy w Diyarbakır), domagając się wypłaty zaległych wynagrodzeń, odpraw i innych świadczeń. Sąd Pracy wydał wyrok na ich korzyść 11 listopada 1999 roku, zasądzając określone kwoty wraz z odsetkami ustawowymi. Wyrok uprawomocnił się 19 listopada 1999 roku, jednak pomimo wszczęcia postępowania egzekucyjnego, gmina nie uiściła w pełni zasądzonych kwot, powołując się na trudności finansowe. Część skarżących zawarła ugody z gminą, a niektórzy otrzymali częściowe płatności.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednomyślnie: 1. Postanowił połączyć skargi. 2. Postanowił skreślić z listy spraw część skarg wniesionych przez Mustafa Yağmur, Hamdusela Ekinci i Nusret Atlı. 3. Uznał za dopuszczalne skargi dotyczące art. 6 Konwencji wniesione przez pozostałych skarżących. 4. Uznał za dopuszczalne skargi dotyczące art. 1 Protokołu nr 1 wniesione przez Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet Hüseyinoğlu, Enver Askan, Şaban Canpolat i Salih Kömekçi, a za niedopuszczalne wniesione przez pozostałych skarżących. 5. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 w odniesieniu do Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet Hüseyinoğlu, Enver Askan, Şaban Canpolat i Salih Kömekçi. 6. Stwierdził naruszenie art. 6 § 1 Konwencji w odniesieniu do wszystkich skarżących z wyjątkiem Mustafa Yağmur, Hamdusela Ekinci i Nusret Atlı. 7. Orzekł, że państwo pozwane ma zapłacić Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet Hüseyinoğlu, Enver Askan, Şaban Canpolat i Salih Kömekçi zaległe należności wraz z odsetkami ustawowymi. Ponadto, zasądził odszkodowanie niemajątkowe i zwrot kosztów i wydatków dla większości skarżących. 8. Odrzucił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   OF EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ D A ĐRE   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE   (7 4 0 6 9 / 0 1 , 7 4 7 0 3 / 0 1 , 7 6 3 8 0 / 0 1 , 1 6 8 0 9 / 0 2 , 2 5 7 1 0 / 0 2 , 2 5 7 1 4 / 0 2 ve 3 0 3 8 3 / 0 2 n o ’ l u   başvurular)   KARAR   STRAZBURG   Mayıs 2007   Bu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır.   Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE KARARI   USUL   Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi   uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan yedi   başvurudan (no. 74703/01, 74069/01, 76380/01, 16809/02, 25710/02, 25714/02 ve 30383/02)   kaynaklanmaktadır. 74703/01 no’lu başvuru Abbas Baran, Bayram Ceylan, Mehmet Cihat   Aydın, Ali Ağın, Mustafa Yağmur, Hasan Buğa, Fuat Albayrak, Ahmet Hüseyinoğlu, Enver   Askan ve Hamdusela Ekinci adlı on kişi tarafından yapılmıştır. 74069/01 no’lu başvuru Đnayet   Çiçek ve Necat Öztemel tarafından, geri kalan başvurular ise Nusret Atlı (no. 76380/01),   Musa Narin (no. 16809/02), Şaban Canpolat (no. 25710/02), Mehmet Fikri (no. 25714/02) ve   Salih Kömekçi (no. 30383/02) tarafından yapılmıştır.   OLAYLAR   DAVA OLAYLARI   Başvuranların tümü Diyarbakır’da yaşamakta olan Türk vatandaşlarıdır.   Mayıs 1999’da başvuranlar çalışmakta oldukları Diyarbakır Sur Belediyesi tarafından   işten çıkarılmışlardır.   Başvuranların tümü Diyarbakır Đş Mahkemesi’nde bir dava açarak ödenmemiş   maaşlarını, işten çıkarma ve kıdem tazminatlarını ve diğer maddi haklarını talep etmiştir.   Mahkeme 11 Kasım 1999 tarihinde lehte karar vererek belediyenin masraflar ve Haziran   1999’dan beri işleyen yasal faiz dahil aşağıdaki miktarları ödemesine karar vermiştir:   i. Abbas Baran’a 915,737,870 TL;   ii. Bayram Ceylan’a 880,824,998 TL;   iii. M. Cihat Aydın’a 1,062,932,278 TL;   iv. M. Ali Ağın’a 911,348,350 TL;   v.   Mustafa Yağmur’a 1,111,150,000 TL;   vi. Hasan Buğa’ya 935,170,454 TL;   vii. Fuat Albayrak’a 833,474,812 TL;   viii. Ahmet Hüseyinoğlu’na 1,078,451,254 TL;   ix. Enver Askan’a 1,021,383,958 TL;   x. Hamdusela Ekinci’ye 905,829,494 TL;   xi. Đnayet Çiçek’e 1,000,000,000 TL;   xii. Necat Öztemel’e 999,717,000 TL;   xiii. Nusret Atlı’ya 781,245,000 TL;   xiv. Musa Narin’e 1,111,150,000 TL;   xv. Şaban Canpolat’a 863,345,000 TL;   xvi. Mehmet Fikri Yıldırım’a 27,113 TL; ve   xvii. Salih Kömekçi’ye 956,675,582 TL.   Đtiraz olmadığı için karar 19 Kasım 1999 tarihinde kesinleşmiştir. Müteakip aylarda   başvuranlar belirtilen miktarları alabilmek için icra takibi başlatmışlardır. Çabaları sonuç   getirmeyince mahkeme kararının uygulanması için devreye girmesini Diyarbakır   Valiliği’nden talep etmişlerdir. Valilik, zararlarının tazmin edilmesi için belediyeden talepte   bulunduklarını başvuranlara bildirmiştir. Ancak mali yetersizlikleri nedeniyle belediye ödeme   yapmamıştır.   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE KARARI   Somut başvuruların yapıldığı tarihte mahkemenin tespit ettiği miktarlar ödenmemişti.   Ancak bu arada belirtilen tarihlerde aşağıdaki başvuranlar ile belediye arasında dostane   çözüme varılmıştır:   i. Abbas Baran - 17 Ocak 2005;   ii. Mustafa Yağmur - 25 Aralık 2003;   iii. Hasan Buğa - 28 Aralık 2001;   iv. Hamdusela Ekinci - 21 Kasım 2005;   v.   Đnayet Çiçek - 11 Aralık 2003;   vi. Necat Öztemel - 23 Aralık 2003;   vii. Nusret Atlı - 21 Kasım 2005;   viii. Musa Narin - 20 Mayıs 2003; ve   ix. Mehmet Fikri Yıldırım - 14 Şubat 2002.   Diğer başvuranlarla anlaşmaya varılmamıştır. Ne var ki belediye yerel icra dairesinin   ilgili hesabına kısmi miktarlar yatırmış, daha sonra bunların bazı başvuranlara ödenmesi   sağlanmıştır.   Kasım 2004 tarihinde yetkililer ile başvuranların temsilcisi Sedat Çınar arasında iş   mahkemesinin kararıyla tespit edilen ödenmemiş yasal miktarlara ilişkin olarak bir anlaşmaya   varılmış, Çınar iş davalarında başvuranları temsili bağlamında tüm hak ve taleplerinden   vazgeçmiştir.   Mart 2005 tarihinde Salih Kömekçi, Ahmet Hüseyinoğlu ve M. Cihat Aydın kıdem   tazminatlarının ödenmesi için belediyeden yeni taleplerde bulunmuşlardır.   HUKUK   Hem olaylar hem de hukuk açısından benzer olmaları itibariyle Mahkeme başvuruların   birleştirilmesini uygun bulmaktadır.   I. BAŞVURANLARIN MAĞDURĐYET DURUMU   Hükümet, başvuruların yapılmasından sonra belediyenin başvuranları ödenmemiş   miktarları almaya davet etmiş olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak başvuranlardan dokuzu   belediyeyle dostane çözüm sağlamıştır. Teklifi reddetmelerine rağmen diğer başvuranların   alacakları da yerel icra dairesindeki hesapta tutulmuştur. Bu nedenle Hükümet başvuruların   kayıttan düşürülmesini Mahkeme’den talep etmiştir.   Başvuranlar ihtilaf konusu protokollerin mali yetersizlikleri nedeniyle yapılmış   olduğunu ve yatırılan miktarların sadece kısmi ödemeleri teşkil ettiğini savunmuştur.   Mahkeme, belediyenin Abbas Baran, Mustafa Yağmur, Hasan Buğa, Hamdusela Ekinci,   Đnayet Çiçek, Necat Öztemel, Nusret Atlı, Musa Narin ve Mehmet Fikri Yıldırım ile anlaşma   imzalamış olduğunu gözlemler.   Anlaşmalar başvuranların belli bir miktar toplu ödeme karşılığında ödenmemiş tazminat   alacakları, hakları ve masraf, harcama ve avukatlık ücretleri gibi diğer miktarlardan   vazgeçmelerini şart koşmuştur. Ayrıca bu başvuranlardan üçü; Mustafa Yağmur, Hamdusela   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE KARARI   Ekinci ve Nusret Avcı aynı zamanda AĐHM önündeki somut başvurularıyla bağlantılı   potansiyel hak ve taleplerinden vazgeçmiştir.   Mahkeme, taraflar arasında varılan dostane çözümlerin görülmekte olan başvurulara   önemli bir etkisi olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme daha önce benzer davalarda,   şikâyetlerinin sadece ödemenin yapılmamasına dayanması halinde, anlaşma imzalayıp ilgili   miktarları alan başvuranlar için sorunun çözüme kavuştuğunu tespit etmiştir (Yıldırım ve   Durman – Türkiye, no. 49507/99; Bilgin – Türkiye, no. 69821/01; Şahin – Türkiye, no.   33902/02). Sözkonusu dokuz başvuranla ilgili olarak Mahkeme, yerleşmiş içtihadından   uzaklaşmak için sebep görmemektedir. Mahkeme, anlaşma imzalayıp ilgili miktarı alan   başvuranların imzalamış oldukları anlaşma hükümleri gereğince 1 no’lu Protokolün 1.   maddesinin ihlalinden mağdur olarak değerlendirilemeyecekleri kanaatindedir.   Ne var ki bu muhakeme Mahkemenin sözkonusu başvuruların tamamını kayıttan   düşürmesini gerektirmez. Yukarıda bahsedilen davalar sadece 1 no’lu Protokolün 1. maddesi   kapsamındaki şikâyetlerle ilgiliydi. Bu yüzden anlaşmalarla çözülen “sorun” “mali   varlıklardan yoksun bırakılma” şikâyeti idi. Ödenmemiş miktarların ödenmesi nakdi sorunlara   yeterince çözüm getirirken ayrı olarak belirtilen diğer şikâyetler devletin bunları çözmek için   ek tedbirler getirmemesi halinde çözümsüz kalacaktır.   Bu bağlamda Mahkeme başvuranların aynı zamanda AĐHS’nin 6. maddesine atıfla   yetkililerin iş mahkemesinin kararlarını oldukça uzun bir süre içinde uygulayamamış   olmasından şikâyetçi olduklarını kaydeder. Bununla birlikte dava dosyasında Hükümetin   sözkonusu mağduriyeti ayrıca gidermiş olduğunun herhangi bir belirtisi bulunmamasını   dikkate alır. Bu nedenle Mahkeme somut dava ile ilgili haklarından feragat eden   başvuranların haklarını zımnen korumuş olanlardan ayrılması gerektiği kanaatindedir.   Mustafa Yağmur, Hamdusela Ekinci ve Nusret Atlı, feragatname hükümleri çerçevesinde   başvurularından açıkça vazgeçmek istediklerini bildirdiklerinden Mahkeme, anlaşmaların   mağduriyet durumlarını tamamen ortadan kaldırdığı görüşündedir. Buna göre Mahkeme   sözkonusu üç başvuranın davalarının AĐHS’nin 37 § 1 (b) maddesi uyarınca kayıttan   düşürülmesine karar vermiştir.   Ancak Abbas Baran, Hasan Buğa, Đnayet Çiçek, Necat Öztemel, Musa Narin ve Mehmet   Fikri Yıldırım ile ilgili olarak Mahkeme mağduriyet durumlarının sadece 1 no’lu Protokolün   1. maddesi kapsamında kalktığı görüşündedir. 6. madde kapsamındaki şikâyetleri esas   hakkında ayrı bir inceleme gerektirmektedir (bkz. üzerinde gerekli değişiklikler yapıldıktan   sonra, Guerrera ve Fusco – Đtalya, no. 40601/98).   Son olarak kalan başvuranlar için yerel icra dairesinin hesabına yatırılan miktarlara   ilişkin olarak Mahkeme sözkonusu miktarların iş mahkemesinin kararlarını tamamen   karşılamadığını gözlemler. Bu miktarlar ana borçtan oluşuyordu; almaya hak kazanılan faiz   ve mahkeme masraflarını içermiyordu. Bu nedenle miktarlar, iş ile ilgili alacakların geç   ödenmesi ile ilgili iç mevzuata göre başvuranlara ödenmesi gereken miktarların altındadır. Bu   nedenle Mahkeme, Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet   Hüseyinoğlu, Enver Askan, Şaban Canpolat ve Salih Kömekçi’nin halen AĐHS’nin 6.   maddesi ve 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlali yüzünden mağduriyet iddiasında   olabileceklerini tespit etmiştir.   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE KARARI   II. 1 NO’LU PROTOKOLÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Başvuranlar, yetkililerin ilamlı alacakları ödememesinin mal-mülk dokunulmazlığı   haklarını ihlal etmiş olmasından şikâyetçi olmuştur. Đlgili kısmı aşağıda verilen 1 no’lu   Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmuşlardır:   “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.   Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun   genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”   A. Kabuledilebilirlik   Başvuranların artık mağdur olarak değerlendirilemeyecekleri görüşlerine ek olarak   Hükümet, kabuledilebilirlikle ilgili aşağıdaki itirazları da dile getirmiştir.   Đlk olarak Mahkemenin madde itibariyle yargılama yetkisi olmadığını ifade etmişledir.   Hükümete göre AĐHS ve Protokolleri ekonomik ve sosyal hakları korumamakta, 1 no’lu   Protokolün 1. maddesi kıdem veya işten çıkarma tazminatı haklarını kapsamamaktadır.   Hükümet ayrıca başvuranların tüm iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu   savunmuştur. Türk hukukuna göre ilamlı alacakların ödenmemesi durumunda başvuranlar için   birtakım seçenekler bulunduğunu ifade etmişlerdir. Mahkeme kararına uymadığı için   belediyeye karşı dava açabilir, yürütmenin durdurulması gibi geçici çareler için yeni davalar   açabilir veya gelecekte herhangi bir tarihte icra takibini devam ettirmelerini sağlayacak bir   aciz vesikası için başvuru yapabilirlerdi. Ayrıca kimi başvuranlar herhangi bir icra takibi   başlatmamışlardır.   Üçüncü olarak Hükümet iş mahkemesinin kararlarının geçerli olduğu, ancak belediyenin   ilamlı borçları ödeyememesi nedeniyle 1 no’lu Protokolün 1. maddesi bağlamındaki   şikâyetlerin açıkça dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur. Buna göre başvuranlar   herhangi bir haktan yoksun bırakılmış olarak değerlendirilemez.   Son olarak Hükümet, Salih Kömekçi, Ahmet Hüseyinoğlu ve M. Cihat Aydın tarafından   yapılan başvuruların adıgeçenler tarafından yeni talepler yapılmış olup iç hukuk yollarının   tüketilmemiş olması nedeniyle kabuledilmez olarak ilan edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.   Hükümetin yargı yetkisine ilişkin itirazı ile ilgili olarak Mahkeme, somut başvuruların,   başvuranların AĐHS bağlamında belli ekonomik ve sosyal haklara sahip olup olmadığı   sorusuyla ilgili olmadığını hatırlatır. Diyarbakır Đş Mahkemesi davayı ulusal iş kanunu   çerçevesinde ele almış ve başvuranların lehine çözmüştür. AĐHM önündeki tek mesele iş   mahkemesi kararlarının uygulanmamış olmasının AĐHS ve onun Protokolleri kapsamında   sorun olup olmadığıdır.   Bu bağlamda Mahkeme tam yerleşmiş içtihadına göre 1 no’lu Protokolün 1. maddesi ve   AĐHS’nin 6. maddesinin ilamlı alacaklar için geçerli olduğunu hatırlatır. Buna göre Mahkeme   yetkisine dair itirazı reddeder.   Hükümetin “iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması” itirazına ilişkin olarak Mahkeme,   davasında başarıya ulaşıp devlete karşı icra kararı çıkarılmasını sağlamış olan şahsın bunun   uygulanması için ilave yargı yollarına başvurmaya zorunlu tutulamayacağını hatırlatır (bkz.   Metaxas – Yunanistan, no. 8415/02). Aynı konuda, başvuranlar AĐHS’nin 35 § 1. maddesi   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE KARARI   gereği geçici bir çare ya da aciz vesikası aramaya veya dava açmaya zorunlu kılınmamıştır.   Her halükârda, Hükümetin işaret ettiği çarelerden hiçbiri miktarların ödenmesi için yetkililere   baskı yapılması konusunda başvuranlara başarı umudu vermemiştir.   Sonuç olarak Mahkeme iç hukuk yollarının tüketilmediği yönündeki ön itirazı reddeder.   Hükümetin üçüncü ön itirazına ilişkin olarak Mahkeme, iş mahkemesinin kararlarının   geçerli olmasının buradaki şikâyetlerle ilgisi bulunmadığını gözlemler. Şikâyetler mahkeme   kararlarının geçersiz olması sorunuyla değil, yetkililerin bağlayıcı kararları uygulamamasıyla   ilgilidir. Buna göre Mahkeme başvuranların haklarından yoksun bırakılmadığı görüşünü de   reddeder.   Son olarak Mahkeme dava dosyasından Salih Kömekçi, Ahmet Hüseyinoğlu ve M.   Cihat Aydın’ın, diğer başvuranlar gibi iş mahkemesinin kararlarının 19 Kasım 1999 tarihinde   kesinleşmesiyle birlikte tüm iç hukuk yollarını tüketmiş olduğunu tespit etmiştir. Ödenmemiş   borçların tahsili için yapmış oldukları yeni talepler tüketilmesi zorunlu tutulan doğal ve etkili   hukuk yolları değildir.   Söylenenler ışığında Mahkeme belediye ile dostane çözüm anlaşması yapmamış olan   başvuranlar tarafından yapılan başvuruların esas hakkında bir inceleme gerektirdiği ve   bunların kabuledilmez olarak ilanı için gerekçe bulunmadığına karar verir.   B. Esas   Mahkeme, icrasının mümkün olduğu yeterince tespit edilmiş ise bir “alacağın” 1 no’lu   Protokolün 1. maddesi bağlamında “mülkiyet” teşkil edebileceğini hatırlatır (bkz. Stran Grek   Refineries ve Stratis Andreadis – Yunanistan, A Serisi no. 301-B).   Diyarbakır Đş Mahkemesi’nin Kasım 1999’daki kararları başvuranların genel olarak   devletten destek alma haklarını değil, icra edilebilir alacakları bulunduğunu tespit etmiştir.   Temyiz edilmediği için karar kesinleşmiş, icra takibi başlatılmıştır. Belediye ile anlaşma   sağlamamış olan başvuranların lehteki kararı uygulatmalarının mümkün olmayışı 1 no’lu   Protokolün 1. maddesinin ilk paragrafının ilk cümlesinde belirtilen mal ve mülk   dokunulmazlığı haklarına müdahale teşkil etmektedir.   Ulusal merciler, iş mahkemesinin kararlarına uymayarak başvuranların hakları olan   parayı almalarını engellemiştir. Hükümet, bu müdahaleye karşılık makul mazeret   sunmamıştır. Mahkeme mali yetersizliklerin böyle bir eksikliği haklı çıkaramadığı   görüşündedir (bkz. üzerinde gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra, Ambruosi – Đtalya, no.   31227/96; Burdov – Rusya, no. 59498/00).   Bu nedenle Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet   Hüseyinoğlu, Enver Askan, Şaban Canpolat ve Salih Kömekçi açısından 1 no’lu Protokol’ün   1. maddesi ihlal edilmiştir.   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE KARARI   III. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ   Başvuranlar aynı zamanda yetkililerin uzun bir süre iş mahkemesinin kararlarına   uymamış olmasının ilgili kısmı aşağıda verilen AĐHS’nin 6. maddesini ihlal etmesinden   şikâyetçi olmuşlardır:   “Herkes, … medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar … konusunda karar verecek olan … bir   mahkeme tarafından davasının … hakkaniyete uygun … görülmesini istemek hakkına sahiptir.”   Mahkeme, 6 § 1 maddesinin herkesin medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili taleplerini   mahkemeye götürme hakkını güvence altına aldığını hatırlatır. Bu şekilde mahkemeye erişim   hakkının, yani hukuk mahkemelerinde dava açma hakkının bir yönünü oluşturduğu   “mahkeme hakkı”nı somutlaştırır. Ancak bu hak, Sözleşmeci Devlet’in iç hukuk sisteminin   kesin ve bağlayıcı bir mahkeme kararının bir tarafın zararına karşı işlevsiz kalması   durumunda aldatıcı olacaktır. 6 § 1. maddesinin davacılara tanınan -davaların adil, açık ve   hızlı görülmesi- usul güvencelerini ayrıntılı olarak açıklayıp mahkeme kararlarının   uygulanmasını güvence altına almaması düşünülemez. 6. maddenin yalnızca mahkemeye   erişim ve davanın yürütülme şekli ile ilgili olduğu şeklinde yorumlamak Sözleşmeci   Devletlerin AĐHS’yi imzalarken güvence altına almayı üstlendikleri hukukun üstünlüğü   ilkesine aykırı durumlara yol açabilir. Bu nedenle tüm mahkemeler tarafından verilen   kararların uygulanması 6. maddenin amacı bağlamında “davanın görülmesi”nin bir parçası   olarak görülmelidir (bkz. Hornsby – Yunanistan, Raporlar 1997-II).   Devlet yetkilileri ilamlı bir borcun ödenmemesine mali yetersizlikleri mazeret gösterme   hakkına sahip değildir. Kararların yürütülmesindeki gecikme belli koşullarda haklı   çıkarılabilir, ancak bu 6 § 1 maddesiyle korunan hakkın özüne halel getirecek şekilde olamaz   (bkz. Mobiliare Safi – Đtalya [BD], no. 22774/93). Somut davada başvuranların lehlerinde   sonuçlanan karardan faydalanmaları Diyarbakır Sur Belediyesi’nin çektiği mali sıkıntılar   gerekçesiyle engellenmemeliydi.   Mahkeme, Diyarbakır Đş Mahkemesi’nin kararlarının tamamen veya belli başvuranlar ile   anlaşma yapılana kadar kısmen uygulanmamış, başvuranların kalan kısmı için ise (Mustafa   Yağmur, Hamdusela Ekinci ve Nusret Atlı: bkz Bölüm I) halen uygulanmamış olduğunu   kaydeder.   Yukarıdakiler ışığında Mahkeme, somut davada kesin mahkeme kararlarını yerine   getirmek için gerekli tedbirleri birkaç yıl süresince almayarak yetkililerin 6 § 1. madde   hükümlerini tüm yararlı etkilerinden yoksun bıraktığı kanaatindedir.   Buna göre Mustafa Yağmur, Hamdusela Ekinci ve Nusret Atlı haricindeki tüm   başvuranlar bağlamında AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiştir.   IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci   Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete   uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE KARARI   A. Tazminat   Maddi zararlara ilişkin olarak başvuranlar yaklaşık 1,800 Euro’dan 4,000 Euro’ya kadar   değişen miktarlar talep etmişlerdir. Onlara göre bu miktarlar, ilamlı borçların zamanında   ödenmesi ve bir mevduat hesabına yatırılması halinde ulaşacağı miktarlardı. Aynı zamanda   her biri 3,000 Euro manevi tazminat talep etmiştir.   Hükümet hayali hesaplamalara dayandıklarını iddia ederek rakamlara itiraz etmiştir.   Ayrıca Mahkemenin somut davada ihlal tespit etmesi halinde bunun başvuranlar tarafından   uğrandığı iddia edilen tüm manevi zararlar için yeterli tazminat teşkil edeceğini ifade   etmişlerdir.   Mahkeme, 1 no’lu Protokolün 1. maddesinin ihlali tespiti uyarınca (bkz. Bölüm II)   Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet Hüseyinoğlu, Enver   Askan, Şaban Canpolat ve Salih Kömekçi’nin maddi tazminat hakkı bulunduğunu tespit   etmiştir. Mahkeme, başvuranların şikâyetinin ilamlı borçların ödenmemiş olmasıyla ilgili   olduğunu dikkate alarak Hükümet tarafından bu alacakların, iş alacaklarının geç ödenmesi ile   ilgili geçerli iç hukuka göre birikmiş faizleriyle birlikte ödenmesinin başvuranların maddi   tazminat taleplerini karşılayacağına karar vermiştir.   Ulusal mahkeme kararlarının önemli bir süre boyunca uygulanmaması nedeniyle   AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiği (bkz. Bölüm III) tespitine ilişkin olarak Mahkeme   başvuranların zararının sadece ihlalin tespitiyle yeterince tazmin edilemeyeceği görüşündedir.   Dava koşulları ve içtihadını dikkate alarak Mahkeme, başvuranlara aşağıda belirtilen manevi   tazminat miktarlarının ödenmesine karar verir:   - Abbas Baran için 3,000 Euro;   - Hasan Buğa için 1,500 Euro;   - Đnayet Çiçek için 2,400 Euro;   - Necat Öztemel için 2,400 Euro;   - Musa Narin için 2,000 Euro;   - Mehmet Fikri Yıldırım için 1,500 Euro;   - Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet Hüseyinoğlu,   Enver Askan, Şaban Canpolat ve Salih Kömekçi için kişi başı 5,000 Euro.   B. Mahkeme masrafları   Tüm başvuranlar ulusal merciler ve AĐHM nezdinde yaptıkları masraf ve harcamalara   karşılık olarak yaklaşık 1,200 ila 1,300 Euro talep etmişlerdir.   Hükümet, başvuranların taleplerinin tamamen asılsız olduğunu öne sürmüştür.   Mahkeme elindeki bilgileri, özellikle de Bay Çınar’ın ulusal avukatlık ücretleriyle ilgili   olarak yaptığı sözleşmeyi dikkate alarak başvuranların her birine (Mustafa Yağmur,   Hamdusela Ekinci ve Nusret Atlı hariç) mahkeme masraflarına binaen 500 Euro ödenmesine   karar verir.   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE KARARI   C. Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere   uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiştir.   YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Başvuruların birleştirilmesine;   2. Başvurunun Mustafa Yağmur ve Hamdusela Ekinci (no. 74703/01) ve Nusret Atlı (no.   76380/01) tarafından yapılan kısmının kayıttan düşürülmesine;   3. Başvuranların kalan kısmı tarafından getirilen, AĐHS’nin 6. maddesiyle ilgili şikâyetlerin   kabuledilebilir olduğuna;   4. 1 no’lu Protokolün 1. maddesine dayanan şikâyetlerin Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın,   M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet Hüseyinoğlu, Enver Askan, Şaban Canpolat ve Salih   Kömekçi ile ilgili olarak kabuledilebilir, başvuranların kalan kısmı için ise kabuledilmez   olduğuna;   5. Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet Hüseyinoğlu, Enver   Askan, Şaban Canpolat ve Salih Kömekçi ile ilgili olarak 1 no’lu Protokolün 1.   maddesinin ihlal edildiğine;   6. Mustafa Yağmur, Hamdusela Ekinci ve Nusret Atlı hariç tüm başvuranlara ilişkin olarak   AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;   7. (a) Sorumlu Devlet’in Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak,   Ahmet Hüseyinoğlu, Enver Askan, Şaban Canpolat ve Salih Kömekçi’ye, kararın   kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde halen ödenmemiş ilamlı alacakları, geçerli yasal   faizleriyle birlikte ödemesine;   (b) Ayrıca aşağıda belirtilen başvuranlara, ödeme gününde geçerli kur üzerinden Türk   lirasına çevrilmek üzere aşağıdaki miktarları ödemesine:   (i)   - - - - - - - Abbas Baran’a 3,000 Euro (üç bin Euro);   Hasan Buğa’ya 1,500 Euro (bin beş yüz Euro);   Đnayet Çiçek’e 2,400 Euro (iki bin dört yüz Euro);   Necat Öztemel 2,400 Euro (iki bin dört yüz Euro);   Musa Narin’e 2,000 Euro (iki bin Euro);   Mehmet Fikri Yıldırım’a 1,500 Euro (bin beş yüz Euro); ve   Bayram Ceylan, M. Cihat Aydın, M. Ali Ağın, Fuat Albayrak, Ahmet   Hüseyinoğlu, Enver Askan, Şaban Canpolat ve Salih Kömekçi’nin her birine 5,000 Euro   (beş bin Euro).   (ii) bu başvuranların her birine mahkeme masrafları için 500 Euro (beş yüz Euro);   (iii) bu miktarlar üzerine uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;   ÇĐÇEK VE ÖZTEMEL VE DĐĞER 6 DAVA – TÜRKĐYE KARARI   (c) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için   Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek   suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   8. Başvuranların adil tazmin taleplerinin kalan kısmının reddine   KARAR VERMĐŞTĐR.   Đngilizce hazırlanmış, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 3 Mayıs   tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.   S. DOLLÉ   F. TULKENS   Zabıt Kâtibi   Başkan   9

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 29.07.2026. · Źródło