74318/01
WyrokETPCz2006-12-05ECLI:CE:ECHR:2006:1205JUD007431801
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy zatrzymanie na okres ośmiu dni bez postawienia przed sędzią narusza prawo do niezwłocznego postawienia przed sędzią zgodnie z art. 5 ust. 3 Konwencji, nawet w sprawach dotyczących terroryzmu?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że zatrzymanie skarżących na osiem dni bez postawienia ich przed sędzią naruszyło art. 5 ust. 3 Konwencji. Powołując się na swoje wcześniejsze orzecznictwo, Trybunał podkreślił, że nawet w kontekście ścigania przestępstw terrorystycznych, które stwarzają szczególne problemy dla władz, okres ośmiu dni bez interwencji sądowej jest zbyt długi i wykracza poza ścisłe ramy czasowe przewidziane w Konwencji. Trybunał odrzucił argument rządu, że zatrzymanie było zgodne z ówczesnym prawem krajowym, uznając, że wymogi Konwencji są nadrzędne.Stan faktyczny
Dwunastu tureckich obywateli, członków partii HADEP, zostało zatrzymanych przez żandarmerię w drodze powrotnej z kongresu partyjnego. Jedenastu z nich było przetrzymywanych przez osiem dni w komendzie żandarmerii bez postawienia przed sędzią, zanim zostali postawieni przed sądem i prokuratorem, a następnie aresztowani. Dwunasty skarżący był przetrzymywany przez niecałe cztery dni. Wszyscy skarżący zostali oskarżeni o pomoc PKK i nielegalne posiadanie broni, ale później zostali uniewinnieni.Rozstrzygnięcie
Skarga dotycząca Erdal Güler została uznana za niedopuszczalną. Pozostała część skargi (dotycząca 11 skarżących) została uznana za dopuszczalną. Stwierdzono naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. Zasądzono zadośćuczynienie pieniężne i zwrot kosztów.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF E U R O P E
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
DÖRDÜNCÜ DAĐRE
RESUL SADAK VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE
(B a ꢀvuru no. 74318/01)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Aralık 2006
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. Maddesi’nde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek
olup, ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Davanın nedeni, Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir Kutlu,
Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir Ayan,
Yakup Uyar ve Erdal Güler (“baꢀvuranlar”) adında on iki Türk vatandaꢀının, Đnsan Haklarının
ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına Đliꢀkin Sözleꢀme’nin (“AĐHS”) 34. Maddesi uyarınca,
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 1 Nisan 2001 tarihinde
yapmıꢀ oldukları/01 no’lu baꢀvurudur.
Baꢀvuranlar, Diyarbakır Barosu’na bağlı avukat T. Elçi tarafından temsil edilmiꢀlerdir.
AĐHM, 3 Kasım 2005 tarihinde, baꢀvurunun kısmen kabuledilmez olduğunu beyan etmiꢀ
ve baꢀvuranların hemen yargıç önüne çıkarılma haklarıyla ilgili ꢀikayeti Hükümet’e bildirme
kararı almıꢀtır. AĐHS’nin 29 § 3. Maddesi’nin hükümleri uyarınca, baꢀvurunun esasları ile
kabuledilebilirliğini beraber incelemeye karar vermiꢀtir.
OLAYLAR
1. DAVANIN OLAYLARI
Baꢀvuru yapılmasına neden olan olayların meydana geldiği zaman, Resul Sadak, Halkın
Demokrasi Partisi’nin (bundan böyle “HADEP” olarak anılacaktır) olağanüstü hal bölgesinde
bulunan ꢁırnak’taki il baꢀkanı, diğer baꢀvuranlar ise üyesiydiler.
Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet
Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir Ayan ve Yakup Uyar, 23 Eylül tarihinde, HADEP’in Batman Đl Kongresi’ne katılmak üzere, Yakup Uyar ve Erdal
Güler’e ait iki arabayla Batman’a gitmiꢀlerdir. Batman’dan ꢁırnak’a dönerken, jandarma
tarafından Cizre’nin Düzova köyünde durdurulmuꢀ ve gözaltına alınmıꢀlardır. Baꢀvuranlar
ꢁırnak Đl Jandarma Komutanlığı’na götürülmüꢀlerdir.
Erdal Güler ise 27 Eylül 2000 tarihinde saat 14’te gözaltına alınmıꢀ ve 1 Ekim 2000 sabah
saat 11’e kadar gözaltında tutulmuꢀtur.
Baꢀvuranlar, 1 Ekim 2000 tarihinde, ꢁırnak Sulh Ceza Mahkemesi ile ꢁırnak Cumhuriyet
Savcısı huzuruna çıkarılmıꢀlardır. ꢁırnak Sulh Ceza Mahkemesi aynı gün, Resul Sadak, Nihat
Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak
Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir Ayan ve Erdal Güler’in tutuklu yargılanmasına,
Yakup Uyar’ın ise serbest bırakılmasına karar vermiꢀtir.
Müteakiben, baꢀvuranlar hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 169. Maddesi ile 3713 Sayılı
Kanun’un 5. Maddesi’ne karꢀı gelerek PKK’ye yardım ve yataklık etmekten ve Türk Ceza
Kanunu’nun 264 § 5. Maddesi ile 6136 Sayılı Kanun’un 13 § 2. Maddesi’ne karꢀı gelerek
yasadıꢀı olarak ateꢀli silah ve patlayıcı bulundurmaktan ceza davası açılmıꢀtır.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, 12 Aralık 2000 tarihinde, baꢀvuranların tutuksuz
yargılanmak üzere serbest bırakılmalarını emretmiꢀtir.
Baꢀvuranlar, 2002 ve 2003 yıllarında, haklarında getirilen suçlamalardan beraat
etmiꢀlerdir.
HUKUKA ĐLĐꢁKĐN
I. AĐHS’NĐN 5 § 3. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐALARI
Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi uyarınca, gözaltında tutulma sürelerinin haddinden
uzun olduğundan ꢀikayetçi olmuꢀlardır.
A. Kabuledilebilirlik
1. Tarafların savları
Hükümet, AĐHS’nin 35 § 1. Maddesi çerçevesinde iç hukuk yollarının tüketilmediği
gerekçesiyle baꢀvurunun reddedilmesi gerektiğini savunmuꢀtur. Hükümet, Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128. Maddesi’yle uyumlu olarak, baꢀvuranların gözaltında
tutulma sürelerine itiraz edebileceklerini öne sürmüꢀtür. Ayrıca, 466 Sayılı Kanun Dıꢀı
Yakalanan veya Tutuklanan Kiꢀilere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca da
tazminat isteyebileceklerini de belirtmiꢀtir.
Baꢀvuranlar, Hükümet’in öne sürdüğü yolların etkili olmadığını iddia etmiꢀtir.
Baꢀvuranlar, gözaltında tutuldukları sürenin, gözaltına alındıkları zaman ulusal hukukla
uyumlu olmasından ötürü, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128. Maddesi ya da 466
Sayılı Kanun’un hükümleri uyarınca yapacakları bir baꢀvurunun yararsız olacağını iddia
etmiꢀlerdir.
2. AĐHS’nin Değerlendirmesi
a. Baꢀvuran Erdal Güler ile ilgili olarak
AĐHM, izleyen nedenden ötürü ꢀikayetinin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle,
Erdal Güler’in iç hukuk yollarını tüketip tüketmediğini belirlemenin gerekli olmadığı
kanısındadır.
AĐHM, sunulan belgelere göre, Erdal Güler’in 27 Eylül 2000 günü saat 14’te ꢁırnak Đl
Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler tarafından gözaltına alındığını ve Jandarma
Komutanlığı’ndan 1 Ekim 2000 sabah saat 11’de ayrıldığını kaydeder. AĐHM, sözkonusu
sürenin doksan altı saatten az olduğunu gözlemler.
Benzer davalardaki yargı içtihadını göz önünde bulundurarak ve gözaltında tutma
ꢀartlarını ve çevreyi dikkate alarak, AĐHM, Erdal Güler’in, gözaltına alınmasından sonra dört
günden az zaman içinde hakim önüne çıkartılması nedeniyle, gözaltında tutulma süresinin
AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi’nin koꢀullarına aykırı olmadığı kanısına varmıꢀtır (bkz. Çelik ve
Đmret – Türkiye, 44093/98).
Baꢀvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve AĐHS’nin 35. Maddesi’nin
3. ve 4. fıkrasıyla uyumlu olarak reddedilmesi gerektiği anlaꢀılmaktadır.
b. Baꢀvuranlar Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir Kutlu, Cengiz
Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir Ayan ve Yakup
Uyar ile ilgili olarak
AĐHM, daha önce benzer davalarda Hükümet’in ön itirazlarını inceleyip, reddettiğini
yineler (bkz. örn. Öcalan – Türkiye, 46221/99 ve Bulduꢀ – Türkiye, 64741/01). AĐHM, bu
davada da diğer davalarda vardığı kararlardan sapmasını gerektirecek özel koꢀullar tespit
etmemiꢀtir.
Sonuç olarak, AĐHM, Hükümet’in ön itirazını reddeder. Ayrıca baꢀvurunun bu kısmının
baꢀka bakımlardan da kabuledilebilir olduğunu ve bu nedenle böyle ilan edilmesi gerektiğini
kaydeder.
B. Esaslar
Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi uyarınca, hakim veya yargılama yetkisi kullanacak
kanunun yetkili kıldığı bir memur önüne çıkartılmaksızın haddinden uzun süre gözaltında
tutulduklarından ꢀikayetçi olmuꢀtur. Đlgili maddenin ilgili kısmına göre:
“Bu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koꢀullar uyarınca yakalanan veya tutulu durumda bulunan
herkesin … makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuꢀturma sırasında serbest bırakılmaya hakkı
vardır. Salıverilme, ilgilinin duruꢀmada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminata bağlanabilir.”
Hükümet, baꢀvuranların gözaltında tutulma sürelerinin, o zaman yürürlükte olan mevzuata
uygun olduğunu savunmuꢀtur. Đlgili yasanın, AĐHM’nin yargı içtihadına uygun olarak
değiꢀtirildiği göz önüne alındığında, baꢀvuranların iddiaları asılsızdır.
AĐHM, baꢀvuranların ꢁırnak Đl Jandarma Komutanlığı’nda sekiz gün tutulduklarını
kaydeder. AĐHM, Brogan ve Diğerleri – Đngiltere davasında, hakimin denetlemesi olmaksızın
dört gün altı saat boyunca gözaltında tutmanın, amacı toplumu terörizme karꢀı korumak olsa
da, AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi’nde öngörülen katı süre sınırlamasının dıꢀında kaldığını yineler.
Terör suçlarının soruꢀturulması, Hükümet’in bu davada dayanak aldığı üzere yetkili
makamlara özel sorunlar getirse de, AĐHM, adli müdahale olmaksızın sekiz gün boyunca
gözaltında tutmanın gerekli olmasını kabul edemez.
Buna göre, AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. Maddesi’ne göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuranlar, maddi ve manevi zarara karꢀılık olarak, sırasıyla 5.000 ve 10.000 Euro talep
etmiꢀlerdir.
Hükümet, baꢀvuranların talep ettiği meblağlara itiraz etmiꢀ ve ihlalin tespit edilmesinin
baꢀlı baꢀına yeterli tazminat teꢀkil etmesini önermiꢀtir.
AĐHM, meydana geldiği iddia edilen maddi zararla ilgili olarak baꢀvuranların iddialarını
destekleyecek hiçbir belge sunmadıklarını gözlemlemiꢀ ve bu talebi reddetmiꢀtir.
Manevi zararla ilgili olarak, AĐHM, baꢀvuranların uğradıkları manevi zararın, AĐHS’nin
ihlal edildiğinin tespit edilmesiyle yeterli derecede telafi edilmediği kanısındadır. Tarafsızlık
esasıyla değerlendirerek, AĐHM, Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar,
Tahir Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet
Nezir Ayan ve Yakup Uyar’a 1.800’er Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.
B. Mahkeme masrafları
Baꢀvuranlar, ulusal mahkemelerde ve AĐHM’de meydana gelen mahkeme masrafları için
5.300 Euro talep etmiꢀlerdir.
Hükümet bu talebe itiraz etmiꢀtir. Yalnız gerçekten meydana gelen masrafların geri
ödenebileceğini belirtmiꢀtir.
AĐHM’nin içtihadına göre, mahkeme masrafları, ancak gerçekliği ve gerekliliği
kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde baꢀvurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM,
sahip olduğu bilgiler ve yukarıda belirtilen ölçütler ıꢀığında, AĐHM’de açılan takibatlardan
doğan mahkeme masrafları için Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar,
Tahir Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet
Nezir Ayan ve Yakup Uyar’a ortaklaꢀa 1.000 Euro tazminat ödenmesinin makul olduğu
sonucuna varmıꢀtır.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı
marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar
vermiꢀtir.
BU NEDENLERLE, AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun Erdal Güler ile ilgili kısmının kabuledilmez olduğuna,
2. Baꢀvurunun, baꢀvuranlar Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir
Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir
Ayan ve Yakup Uyar ile ilgili geri kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna,
3. AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi’nin ihlal edildiğine,
4. (a) Sorumlu Devlet’in, aꢀağıdaki miktarları, AĐHS’nin 44 § 2. Maddesi’ne göre nihai
kararın verildiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Yeni
Türk Lirası’na çevirerek, Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir
Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir
Ayan ve Yakup Uyar’a ödemesine:
(i)
1.800’er Euro (bin sekiz yüz Euro) manevi tazminat;
(ii)
mahkeme masrafları için ortaklaꢀa 1.000 Euro (bin Euro);
(iii) yukarıdaki meblağlara uygulanabilecek tüm vergiler;
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona ermesinden, ödeme gününe kadar geçen süre
için, yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç
puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına karar vermiꢀtir.
5. Baꢀvuranın adil tazmin taleplerinin geri kalanını reddetmiꢀtir.
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. Maddesi’nin 2. ve
3. fıkraları uyarınca 5 Aralık 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
T.L. EARLY
Zabıt Katibi
Nicolas BRATZA
Baꢀkan
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło