74325/01

WyrokETPCz2006-06-27ECLI:CE:ECHR:2006:0627JUD007432501

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy zatrzymanie skarżącego na osiem dni bez niezwłocznego postawienia go przed sędzią oraz brak skutecznego środka odwoławczego do zakwestionowania legalności zatrzymania naruszyły art. 5 ust. 3 i 4 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że zatrzymanie skarżącego na osiem dni bez niezwłocznego postawienia go przed sędzią naruszyło art. 5 ust. 3 Konwencji, ponieważ przekroczyło dopuszczalny limit czterech dni i sześciu godzin, nawet w sprawach dotyczących terroryzmu. Ponadto, Trybunał stwierdził naruszenie art. 5 ust. 4 Konwencji, wskazując, że krajowy środek odwoławczy przewidziany w art. 128 § 4 tureckiego Kodeksu postępowania karnego (CMUK) nie spełniał wymogów skutecznego środka do zakwestionowania legalności zatrzymania, zwłaszcza w kontekście wagi zarzutów i długości zatrzymania, co oznaczało, że nie dawał realnej szansy na zwolnienie.
Stan faktyczny
Skarżący, Ömer Çağırıcı, urodzony w 1976 roku i zamieszkały w Batman, został zatrzymany 9 kwietnia 2001 roku wraz z dwudziestoma innymi osobami po anonimowym zgłoszeniu. Oskarżono go o propagandę na rzecz PKK. Jego zatrzymanie trwało osiem dni, zanim został postawiony przed sędzią DGM, który zarządził tymczasowe aresztowanie. W międzyczasie prokurator i sędzia DGM dwukrotnie przedłużali okres zatrzymania. Postępowanie karne przeciwko skarżącemu nadal toczy się w Turcji.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: połączył zarzut rządu dotyczący niewyczerpania krajowych środków odwoławczych z meritum sprawy i odrzucił go; uznał skargi dotyczące art. 5 ust. 3 i 4 za dopuszczalne, a pozostałe za niedopuszczalne; stwierdził naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji; stwierdził naruszenie art. 5 ust. 4 Konwencji; zasądził na rzecz skarżącego 1 500 Euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1 000 Euro tytułem zwrotu kosztów i wydatków; odrzucił pozostałe żądania skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

^ --------------------   --------------------   ( j ^   CONSEIL DE +   + AVRUPA   L’EUROPE   , KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   ÇAĞIRICI - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no; 74325/01)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRAZBURG   Haziran 2006   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirlilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek   olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (74325/01) başvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaşı Ömer Çağırıcı’nın (başvuran) 28 Ağustos 2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları   Mahkemesi’ne Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AÎHS) 34. maddesi uyarınca yapmış   olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır   Barosu avukatlarından Mesut ve Meral Beştaş tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   9 7 6 d o ğ u m l u b a ş v u r a n B a t m a n ’ d a i k a m e t e t m e k t e d i r .   N isan 2001 tarihinde saat 22 sularında başvuran ve diğer yirm i kişi isim siz yapılan bir   çağrının ardından tutuklanarak gözaltına alınmıştır. Başvuran PKK yanlısı propaganda   yapmakla suçlanmıştır.   Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi Müdürü 11 Nisan 2001 tarihinde   Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı’ndan başvuranın gözaltı süresinin   Nisan 2001 tarihine dek uzatılması talebinde bulunmuştur. Bu talep kabul edilmiştir.   Nisan 2001’de, dava dosyanın incelenmesinden ve Cumhuriyet Savcısı’nın isteği üzerine   DGM yetkili hakimi başvuranın gözaltı süresinin 13 Nisan 2001 tarihinden itibaren altı gün   daha uzatılmasına karar vermiştir.   Gözaltı süresi boyunca, 17 Nisan 2001 ’de başvuran Cumhuriyet Savcısı tarafından   dinlenmiştir. DGM hakimi karşısına çıkarılan başvuran hakkında tutuklu yargılanma kararı   verilmiştir.   Başvuran hakkında açılan ceza davası iç hukukta halen devam etmektedir.   HUKUK AÇISINDAN   I.   KABULEDİLEBİLİRLİK HAKKINDA   Başvuran AİHS’nin 5 §§ 1 c), 2. ve 3. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.   Yine, AİHS’nin 13. maddesine atıfta bulunan başvuran Cumhuriyet Savcısı tarafından gözaltı   süresinin kontrolünün ve yetkili hakim tarafından dava dosyasına dayalı yapılan incelemenin   hobeas corptıs ihzar emri güvencesine uygun bir süreci oluşturmadığını ileri sürmektedir.   AİHM, bu yöndeki yerleşik içtihadı uyarınca AİHS’nin 5 § 4. maddesinin 13. maddede yer   alan genel hükümlere nazaran, bir tutukluluğa dair yasal kazai sürecin denetimi bakımından   îex speciaîis özel bir hükmü oluşturduğunu hatırlatmaktadır (Bkz. Nikolova-Bulgaristan   karan, no: 31195/96). AÎHM sonuç olarak, bu şikayeti 5. madde çerçevesinde inceleyecektir.   A, AİHS’nin 5 §§ 1 c) ve 2. maddeleri hakkmdaki şikayetler   AİHM başvuranın isimsiz gelen bir telefonun ardından 9 Nisan 2001 tarihinde polis   tarafından tutuklandığını gözlemlemektedir. 10 Nisan 2001 tarihinde saat 13’te hazırlanan   tutanakta başvuranın PKK yanlısı propaganda yapmakla suçlandığı belirtilmiştir.   Belirtilen gerekçeler ışığında, başvurana yüklenen suçlamaların somut olgulara dayalı   istenilen düzeyde olduğu neticesi çıkmaktadır. Hürriyetten yoksun bırakma şüphelerin teyit   edilmesine veya uzaklaştırılmasına yöneliktir. Diğer yandan, dava dosyasından ilgilinin   tutuklanması veya polis yerel şubelerinde gözaltına alınması sırasında alınan bu tedbirleri   doğrulayıcı gerekçelerin bıldirilmediğine dair hiçbir unsur yer almamaktadır (Bkz. Güler-   Tüıkiye kararı, no: 49391/99, 28 Haziran 2001).   Başvurunun bu bölümünün dayanaktan yoksun olması nedeniyle AÎHS’nin 35 §§ 3. ve 4,   maddeleri uyarınca reddedilmesi gerekir,   B . İç h u k u k y o lla rın ın tü k etilm em esi lıa k la n d a   Hükümet iç hukuk yollan tüketilmediğinden AİHM’den 5, maddeye yönelik yapılan   şikayetleri reddetmesi talebinde bulunmaktadır. Hükümet başvuranın CMUK’un 128 § 4.   maddesine dayalı olarak serbest bırakılma talebinde bulunabileceğini belirtmektedir.   AİHM, mevcut davanın özel koşullarında bu sorunun 5 § 4. madde bakımından yapılan   şikayetin esasına doğrudan dayalı olduğuna ve davanın bu aşamasında bu şikayetin   incelemesinin ayrı tutulamayacağına itibar etmektedir. Bu durumda, davanın esasına ilişkin   bu şikayetlerle ilgili iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğinin bilinmesi gerekmektedir.   Tarafların mahkemeye sunduğu kanıtların bütünü ışığında, AİHM, yapılan şikayetlerin   davanın bu aşamasında çözümlenemeyecek hukuka ve olaylara yönelik karmaşık sorunları   ortaya çıkardığını belirterek, bunların esastan incelenmesi gerektiğine ve yapılan şikayetlerin   AİHS’nin 35 § 3 maddesi uyarınca temelden yoksun olmadığına karar vermiştir. Başka hiçbir   kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.   I I . A İ H S ’N İ N 5 § § 3 . V E 4. M A D D E L E R İ N İ N İ H L A L E D İ L D İ Ğ İ İ D D İ A S I   HAKKINDA   Başvuran gözaltı süresinin uzunluğundan ve hürriyetinden yoksun bırakmanın yasallığına   karşı çıkacak bir başvuru yolunun bulunmadığından şikayetçi olmaktadır.   A. Gözaltı süresinin uzunluğu   Hükümet, başvuranın gözaltı süresinin o dönemde yürürlükte bulunan yasaya uygun olduğunu   savunmakta, 17 Ekim 2001 tarihinde gerçekleştirilen anayasal değişiklikten bu yana gözaltı   süresinin hiçbir durumda dört günü geçmediğini sözlerine eklemektedir.   AİHM, başvuranın gözaltı süresinin tutuklandığı 9 Nisan 2001 tarihinde başlayıp, tutuklu   yargılama kararı veren yetkili hakim karşısına çıkarıldığı 17 Nisan 2001 tarihinde sona   erdiğini not etmektedir. Bu süre sekiz gündür.   AİHM, 5 § 3. maddede belirlenen kati sınırların ötesinde, teröre karşı işlenen kolektif suçların   cezalandırılması amaçlansa dahi hukuki denetim olmaksızın ..gözaltı süresinin dört gün altı   saat olarak belirlendiğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen Brogan ve diğerleri kararı, s. 33, §   2 ) .   AİHM, başvuranların «yetkili bir hakim önüne» çıkarılmaksızın sekiz gün süreyle tutulu   bulundumlmasını kabul edememektedir (Bkz. Ataoğlu-Türkiye karan, 20 Ekim 2005).   Bu nedenle, AİHS’nin 5 § 3. maddesi ihlal edilmiştir.   B . Habeas corpus garantisi   Başvuran gözaltı süresinin yasallığını sorgulayan bir başvuru yolunun olmayışından şikayetçi   olmaktadır.   Hükümet, başvuranın CMUK’un 128 § 4. maddesinde öngörülen başvuru yolu ile gözaltı   süresinin yasallığını yetkili bir hakim huzurunda dile getirebileceğini gözlemlemektedir.   AİHM öncelikle Öcalan kararında da kaydedildiği üzere, dava olaylarının özel koşulları   dahilinde, CMUK’un 128 § 4. maddesi gereğince gözaltının yasallığına yönelik ulusal hakim   tarafından getirilen denetlemenin 5 § 4. maddede yer alan gerekçeleri karşılamadığım   hatırlatmaktadır. AİHM ayrıca, özellikle başvurana yöneltilen suçlamaların belirli bir   ağırlığının ve gözaltı süresinin uzunluğunun yasal mevzuata uygun olduğunun altını çizerek,   yetkili hakim karşısında bu doğrultuda yapılacak bir başvurunun serbest bırakılma halini   başarıyla sonuçlandırmaktan uzak olduğunu vurgulamaktadır.   Bu gerekçeler mevcut başvuru için de geçerlidir, AİHM o halde, Hükümetin iç hukuk   yollarının tüketilmediği hakkmdaki ön itirazını reddetmiş, aynı gerekçelerle, AİHS’nin 5 § 4.   maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.   III. AÎHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI   A. Ta zm in a t   Başvuran sırasıyla 16.200 Euro maddi, 20.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.   Hükümet başvuranın bu taleplerini aşırı bularak itirazda bulunmuştur.   AİHM, tespit edilen ihlal ile öne sürülen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından   bu isteği reddetmiştir.   Olayların koşulları dikkate alındığında ve hakkaniyete uygun olarak AİHM, AİHS’nin 41.   maddesi uyarınca başvurana 1.500 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.   B. Masraf ve harcamalar   Başvuran AİHM Önünde yapmış olduğu harcamalar için 5.400 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu miktarı aşırı olduğunu belirtmektedir.   AİHM, başvuranın bu doğrultuda hiçbir kanıtlayıcı belge sunmadığından hareketle   hakkaniyete uygun yargı giderleri için başvurana 1.000 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.   C . G e c i k m e f a i z i   AİHM, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3   puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,   1. Hükümetin itirazının esasa birleştirilmesine ve reddedilmesine;   . A İH S ’n in 5 § § 3 . v e 4 . m a d d e le ri h a k k ın d a k i ş ik a y e tle rin kabuledilebilir, bunun dışında   kalanların kabuledilemez olduğuna;   3. A İH S’nin 5 § 3. m addesinin ihlal edildiğine;   . A İH S ’n in 5 § 4 . m a d d e s in in ihlal edildiğine;   5. a) A İH S’nin 44 § 2. m addesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin   başvurana;   i.   m an ev i tazm in at için 1 .5 0 0 (b in b eş y ü z) E u ro ;   ( ii.   iii.   masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro ödemesine;   y u k a n d a b e l i r t i l e n m i k t a r l a r ı n h e r t ü r lü v e r g i d e n muaftutulmasına;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o donem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;   6. A dil tazm ine ilişkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddesine   uygun olarak 27 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło