74411/01

WyrokETPCz2005-11-08ECLI:CE:ECHR:2005:1108JUD007441101

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy zatrzymanie skarżącego przez około cztery dni i dwadzieścia godzin przed postawieniem go przed sędzią naruszyło jego prawo do niezwłocznego przedstawienia sędziemu zgodnie z art. 5 ust. 3 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym zatrzymanie trwające dłużej niż cztery dni (lub w niektórych przypadkach sześć dni) w sprawach dotyczących terroryzmu, bez postawienia zatrzymanego przed sędzią, stanowi naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. W niniejszej sprawie skarżący był przetrzymywany przez około cztery dni i dwadzieścia godzin. Trybunał uznał, że ograniczone działania podjęte przez policję, takie jak przesłuchanie, transport do Izmiru i identyfikacja innych podejrzanych, nie uzasadniały opóźnienia w doprowadzeniu skarżącego przed sędziego.
Stan faktyczny
Skarżący, urodzony w 1953 roku, był poszukiwany na podstawie nakazów aresztowania wydanych w latach 1994-1995 w związku z podejrzeniem o powiązania z PKK. Został zatrzymany przez policję w Diyarbakır 23 maja 2001 roku. Po badaniach lekarskich i przedłużeniu zatrzymania przez prokuratora, został przekazany policji w Izmirze. Był przesłuchiwany i poproszony o identyfikację innych podejrzanych. 28 maja 2001 roku, po około czterech dniach i dwudziestu godzinach zatrzymania, został doprowadzony przed prokuratora i Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Izmirze, który zarządził jego areszt tymczasowy. 9 maja 2002 roku został skazany na 12 lat i 6 miesięcy pozbawienia wolności za członkostwo w organizacji terrorystycznej.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznaje skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. 3. Zasądza skarżącemu 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1000 EUR tytułem kosztów i wydatków, powiększone o odsetki za zwłokę. 4. Oddala pozostałą część roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   DAꢀ/TÜRKĐYE   (B a ꢀvuru no. 74411/01)   KARAR   STRAZBURG   Kasım 2005   Sözkonusu karar AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,ꢀekle iliꢀkin   değiꢀiklik yapılabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Daꢁ/Türkiye davasında,   Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Đkinci Daire),   Sn. J. – P. COSTA , Baꢀkan,   Sn. A.B. BAKA,   Sn. R. TÜRMEN,   Sn. K. JUNGWIERT,   Sn. M. UGREKHELIDZE,   Sn. D. JOČIENĖ,   Sn. D. POPOVIČ, yargıçlar,   Ve Bölüm Sekreteri Sn. M. O’BOYLE’nin katılımı ile Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi   Heyeti olarak toplanmıꢀ,   Ekim 2005 tarihindeki gizli görüꢀme sonucunda,   Yukarıda anılan tarihte benimsenmiꢀ olan aꢀağıdaki karara varmıꢀtır:   OLAYLAR   I. DAVA OLAYLARI   7. Baꢀvuran, 1953 doğumlu olup baꢀvurusunu sunmuꢀ olduğu sırada Nazilli   Cezaevi’nde hapis cezası çekmekteydi.   8. 5 Ocak ve 30 Haziran 1994 ve 11 Temmuz 1995 tarihlerinde Đzmir DGM   Cumhuriyet Savcısı, baꢀvuranın PKK ile bağlantısı olduğundan ꢀüphe edildiği için tutuklama   kararı çıkarmıꢀtır.   9. Baꢀvuran, 23 Mayıs 2001 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü polis   memurlarınca yakalanmıꢀ ve gözaltına alınmıꢀtır.   10. Belirsiz bir günde1, baꢀvuranın eꢀi Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’na bir dilekçe   sunmuꢀ ve eꢀinin nerde tutulduğuna ve ne zaman Cumhuriyet Savcısı huzuruna çıkarılacağına   dair bilgi istemiꢀtir.   11. Hükümet baꢀvuranın, yakalandığı gün ve 24 ve 25 Mayıs 2001 tarihlerinde,   Diyarbakır Devlet Hastanesi’nde muayene edildiğini belirtmiꢀtir.   12. 25 Mayıs 2001 tarihinde baꢀvuran, Đzmir Emniyet Müdürlüğü polis memurlarına   teslim edilmiꢀtir. Aynı gün Đzmir DGM Cumhuriyet Savcısı, baꢀvuranın gözaltı süresinin 28   Mayıs 2001 tarihine kadar uzatılmasına karar vermiꢀtir.   Dilekçe, 17 Mayıs 2001 tarihlidir. Đçeriğini gözönünde bulunduran AĐHM, tarihin yazıcıya ait bir hatadan   kaynaklanmıꢀ olduğu kanısındadır.   13. Aynı gün 14.50’de baꢀvuran, Atatürk Hastanesi’nde bir doktor tarafından muayene   edilmiꢀtir.   14. 26 Mayıs 2001 tarihinde baꢀvuranın, arꢀivlerde bulunan fotoğraflara bakarak   ifadelerinde sözetmiꢀ olduğu diğer ꢀüphelileri teꢀhis etmesi istenmiꢀtir. Baꢀvuran ve dört polis   memuru tarafından imzalanmıꢀ teꢀhis raporuna göre, baꢀvuranın önceden sorgulanmıꢀ olduğu   ve okuma yazma bilmediği anlaꢀılmaktadır. 27 Mayıs 2001 tarihinde Đzmir Emniyet   Müdürlüğü Terörle Mücadele ꢁubesi’nde görevli iki polis memuru tarafından baꢀvuranın   ifadesi alınmıꢀtır.   15. Baꢀvuran, 28 Mayıs 2001 tarihinde, 13.05’te, Atatürk Hastanesinde bir doktor   tarafından muayene edilmiꢀtir.   16. Aynı tarihte, baꢀvuran, Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı’nın ve Đzmir   Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin huzuruna çıkarılmıꢀtır. Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi,   baꢀvuranın kaçma riski olduğunu değerlendirdiği için tutuklu yargılanmasına karar vermiꢀtir.   17. 9 Mayıs 2002 tarihinde, baꢀvuran, bir terör örgütüne üye olmaktan mahkum   edilmiꢀ (Ceza Kanunu’nun 168 § 2. maddesi) ve on iki yıl, altı ay hapis cezasına   çarptırılmıꢀtır.   II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA   18. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128. maddesinin dördüncü paragrafı (18   Kasım 1992 tarihli 3842/9 sayılı Kanun ile yapılan değiꢀiklikle), yakalanan ve/veya yakalama   süresinin uzatılmasına iliꢀkin Cumhuriyet Savcısı’nın yazılı emir verdiği bir kiꢀinin, serbest   bırakılmayı sağlamak için sulh hakimine baꢀvurabileceğini ve haklı bulunursa serbest   bırakılabileceğini öngörür. 6 Mart 1997 tarihindeki değiꢀiklikleri müteakip, yukarıda belirtilen   madde Devlet Güvenlik Mahkemelerindeki iꢀlemlere uygulanabilir hale gelmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 5 § 3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   19. Baꢀvuran, AĐHS’nin 5 § 3. maddesine aykırı olarak, hemen bir yargıç önüne   çıkarılmamıꢀ olduğunu iddia etmiꢀtir. Sözkonusu madde ꢀöyledir:   “Bu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koꢀullara uyarınca yakalanan veya tutulu   durumda bulunan herkes hemen bir yargıç veya adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmıꢀ   diğer bir görevli önüne çıkarılır;”   A. Kabuledilebilirlik   20. Hükümet, AĐHM’den, AĐHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca iç hukuk yollarını   tüketme ꢀartına uymadığı gerekçesiyle kabuledilmez olduğu için ꢀikayeti reddetmesini talep   etmiꢀtir. Hükümet, baꢀvuranın, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128. maddesine   uygun olarak, polis nezaretindeki tutukluluk süresine itiraz edebileceğini iddia etmiꢀtir.   Baꢀvuranın, ayrıca, kanun dıꢀı yakalanan veya tutuklanan kiꢀilere tazminat verilmesine iliꢀkin   sayılı Kanun’a uygun olarak tazminat talep edebileceğini ileri sürmüꢀtür.   21. AĐHM, benzer davalarda, Hükümet’in ön itirazlarını incelemiꢀ olduğunu ve   bunları reddettiğini yineler ( bkz., özellikle, Öcalan – Türkiye [BD], no. 46221/99, §§ 66-71,   AĐHM 2005-…). AĐHM, bu davada, yukarıda belirtilen baꢀvuruda verdiği hükümlerden farklı   bir hüküm vermesini gerektirecek özel bir durum görmemektedir.   22. Yukarıda belirtilenlerin karꢀısında, AĐHM, Hükümet’in ön itirazını reddeder.   23. AĐHM, baꢀvurunun, AĐHS’nin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde, temelsiz   olmadığını kaydeder. AĐHM, ayrıca, ꢀikayetin herhangi bir diğer nedenle de kabuledilmez   olmadığını kaydeder. Dolayısıyla, kabuledilebilir ilan edilmelidir.   B. Esaslar   24. Hükümet, olayların geçtiği zamanda, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yargı   yetkisi dahilindeki suçlar için polis nezaretindeki tutukluluk süresinin dört günle sınırlı   olduğunu, ancak, savcının talebi üzerine ve yargıcın onayı ile bu sürenin yedi güne kadar   uzatılabileceğini kaydetmiꢀtir. Baꢀvuranın tutukluluk süresinin, 23 Mayıs 2001 tarihinde saat   18.00’de baꢀladığını ve 25 Mayıs 2001 tarihine kadar devam ettiğini iddia etmiꢀtir. Baꢀvuran,   daha sonra, 14.30 sıralarında, Đzmir Emniyet Müdürlüğü polis memurlarına teslim edilmiꢀtir.   Hükümet, baꢀvuranın, dört gün ve on dokuz saatlik bir süre için tutulu bulundurulduğunu ve   baꢀvuranın Đzmir’e naklinin gerekli ve kaçınılmaz olduğunu iddia etmiꢀtir. Hükümet,   baꢀvuran hakkındaki ciddi iddiaları gözönünde tutarak iki günlük bir uzatmanın mantıksız   olmadığını belirtmiꢀtir. Baꢀvuranın tutukluluğunun 28 Mayıs 2001 tarihinde öğleden sonra   sona erdiğini belirtmiꢀtir. Hükümet, AĐHM içtihadına, özellikle Karakurt – Türkiye kararına   ((karar), no. 45718/99, 29 Ocak 2002), atıfta bulunmuꢀtur.   25. Baꢀvuran, 23 Mayıs 2001 tarihinde saat 15.00’te yakalanmıꢀ olduğunu iddia   etmiꢀtir. Hakkındaki suçlamaların, 1993 ve 1995 yılları arasında yer alan olaylara iliꢀkin   olduğunu ve kendi ifadeleri dıꢀında hakkındaki davanın zaten tamamlanmıꢀ olduğunu ileri   sürmüꢀtür. Ayrıca, 28 Mayıs 2003 tarihinde değil, 27 Mayıs 2003 tarihinde, diğer ꢀüphelileri   teꢀhis etmesinden önce, sorgulandığını ileri sürmüꢀtür. Üç günden fazla polis nezaretinde   tutulmasına gerek olmamıꢀ olduğunu iddia etmiꢀtir. Son olarak, baꢀvuran, nakiller ve   yolculuk için harcanan sürenin tutukluluk süresinin bir parçası olarak sayılmadığını ifade   etmiꢀ ve bir yargıç önüne çıkarılmadan beꢀ gün tutuklu bulundurulduğunu yinelemiꢀtir.   26.AĐHM, terör suçları ꢀüphesiyle dört gün altı günden fazla bir süreye kadar polis   gözaltında tutulan kiꢀilerle ilgili olarak 5 § 3. maddenin ihlal edildiğini tespit ettiğini not eder   (bkz. örneğin, Brogan ve Diğerleri – Đngiltere, 29 Kasım 1988 kararı, Seri A, no. 145-B,   ss.31-32, §§ 55-62; Dikme – Türkiye, no. 20869/92, §§ 60-67, AĐHM-VIII).   27.Bu davada, baꢀvuran, yaklaꢀık dört gün yirmi saat boyunca hakim huzuruna   çıkarılmadan tutulu bulundurulmuꢀtur (23 Mayıs 2001’de yaklaꢀık saat 3 veya 6’dan, 28   Mayıs 2001’de yaklaꢀık 2’ye kadar). AĐHM, bu davada, polis tarafından alınan – baꢀvuranın   ifadesini almak, kendisini Đzmir’e göndermek ve kendisine fotoğraflar göstererek baꢀka   ꢀüphelileri belirlemek gibi - sınırlı tedbirlerin, baꢀvuranı daha erken tarihte bir hakim   huzuruna çıkarmamayı haklı gösterecek bir gerekçe tespit etmemiꢀtir.   28.Dolayısıyla, AĐHS’nin 5 § 3. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II.AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   29.AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği   takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A.Tazminat   30.Baꢀvuran, 4.000 Euro manevi tazminat talep etmiꢀtir.   31.Hükümet bu meblağa itiraz etmiꢀtir.   32.Đçtihadını dikkate alarak ve eꢀitlik temelinde değerlendirme yaparak, AĐHM,   baꢀvurana, 500 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermiꢀtir.   B.Mahkeme masrafları   33.Baꢀvuran ayrıca, yerel mahkemelerde ve Strazburg Mahkemesi’ndeki yargılama   masrafları için 3.000 Euro talep etmiꢀtir. Bu talebi ile ilgili olarak hiçbir makbuz sunmamıꢀtır.   34.Hükümet bu meblağa itiraz etmiꢀtir.   35.Elindeki bilgileri dikkate alarak, AĐHM, baꢀvuranın yerel mahkemelerde yapılan   yargılama masraflarına iliꢀkin talebini reddetmiꢀ ve AĐHM’deki yargılama için1.000 Euro   ödenmesinin uygun olacağı kanısına varmıꢀtır.   C.Gecikme faizi   36. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere   uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiꢀtir.   YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1.Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2.AĐHS’nin 5 § 3. maddesinin ihlal edildiğine;   3.(a)Sorumlu Devlet’in, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten   itibaren üç ay içinde, baꢀvurana, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden sorumlu   Devlet’in para birimine çevrilerek,   (i)500 Euro (beꢀ yüz Euro) manevi tazminat;   (ii)mahkeme masrafları için 1.000 Euro (bin Euro) ve   (iii)uygulanabilecek her türlü vergiyi ödemesine;   (b) yukarıda anılan üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa   Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle   elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   4. Baꢀvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đngilizce hazırlanmıꢀ, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 8   Kasım 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   S. DOLLE   J.-P COSTA   Yazı Đꢀleri Müdürü   Baꢀkan   6

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło