74532/01
WyrokETPCz2006-02-07ECLI:CE:ECHR:2006:0207JUD007453201
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy utrata wartości dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, spowodowana wysoką inflacją i niskimi stopami procentowymi w Turcji, naruszyła prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał, odwołując się do swojego wcześniejszego orzecznictwa w podobnych sprawach (m.in. Aka przeciwko Turcji, Akkuş przeciwko Turcji), uznał, że opóźnienie w wypłacie odszkodowania, w połączeniu z niskimi stopami procentowymi w warunkach wysokiej inflacji, doprowadziło do znacznej utraty wartości należnej kwoty. Stwierdzono, że taka sytuacja zakłóciła sprawiedliwą równowagę, która musi być zachowana między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa do poszanowania mienia, nakładając na skarżącego nadmierne i indywidualne obciążenie. W konsekwencji Trybunał orzekł o naruszeniu art. 1 Protokołu nr 1.Stan faktyczny
Skarżący, urodzony w 1958 roku i zamieszkały w Mersin, był właścicielem czterech działek, które zostały wywłaszczone przez Generalną Dyrekcję Dróg w celu budowy drogi. Po początkowej wypłacie odszkodowania, skarżący domagał się dodatkowej kwoty. Sąd Cywilny Pierwszej Instancji w Mersin przyznał mu dodatkowe odszkodowanie w wysokości 238 172 000 lir tureckich (około 14 341 EUR) wraz z odsetkami ustawowymi, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny. Państwo wypłaciło tę kwotę wraz z odsetkami 21 kwietnia 1998 roku, jednak skarżący twierdził, że z powodu wysokiej inflacji i niskich stóp procentowych, odszkodowanie straciło na wartości.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Uznaje skargę za dopuszczalną.
2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji.
3. Zasądza na rzecz skarżącego 26 000 EUR tytułem szkody materialnej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków, płatne w lirach tureckich po kursie z dnia płatności, wraz z odsetkami za zwłokę.
4. Oddala pozostałą część żądania słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ DAİRE
YATIR – TÜRKİYE
(Başvuru no. 74532/01)
KARAR
STRAZBURG Şubat 2006
Bu karar AİHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle
ilişkin değişiklik yapılabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
4. Başvuran 1958 doğumludur ve Mersin’de ikamet etmektedir.
5. Karayolları inşaatından sorumlu Devlet kuruluşu olan Karayolları Genel
Müdürlüğü, karayolu inşa etmek için İçel’de başvurana ait olan dört arsayı kamulaştırmıştır.
Bir uzmanlar kurulu arsanın değerini takdir etmiş ve böylece tespit edilen miktar
kamulaştırma gerçekleştiğinde başvurana ödenmiştir.
6. Başvuranın artan kamulaştırma tazminatı talebini müteakiben, 31 Aralık 1993
tarihinde, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurana, 22 Haziran 1993 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere, 238.172.000 Türk Lirası (TL) (yaklaşık 14.341 Euro) ek kamulaştırma
tazminatı artı mahkemenin karar tarihinde uygulanan yasal oranda faizin ödenmesine karar
vermiştir.
7. 15 Aralık 1997 tarihinde, Yargıtay, 31 Aralık 1993 tarihli kararı onamıştır.
8. 21 Nisan 1998 tarihinde, Devlet, başvurana, faizle birlikte 651.598.000 TL
(yaklaşık 2.391 Euro) ek kamulaştırma tazminatı ödemiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
9. İlgili iç hukuk ve uygulama, 23 Eylül 1998 tarihli Aka – Türkiye kararında (Reports
of Judgments and Decisions 1998-VI, §§ 17-25) ortaya konmaktadır.
HUKUK
1. 1 NO.’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
10. Başvuran, yetkililerden ancak dört yıl ve dokuz ay süren mahkeme işlemlerinden
sonra almış olduğu ek kamulaştırma tazminatının, ödenebilir gecikme faizinin Türkiye’deki
çok yüksek enflasyon oranına ayak uydurmamış olması dolayısıyla, değer kaybetmiş
olduğundan şikayetçi olmuştur. Başvuran, 1 No. ’lu Protokol’ün 1. maddesine istinat etmiştir,
sözkonusu madde şöyledir:
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun
genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek
veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli
gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
A. Kabuledilebilirlik
11. Hükümet, başvuranın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 35 § 1. maddesinin
gerektirdiği gibi, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu ileri sürmüştür, zira Borçlar
Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca mevcut olan haktan uygun şekilde yararlanmamıştır. Bu
hüküm uyarınca, kayıpların gecikme faizi miktarını aşmış olduğunu göstermiş olsaydı, ek
kamulaştırma tazminatı ödemesindeki gecikmeler sonucu maruz kalındığı iddia edilen
kayıplar için tazminat hakkı olabilirdi.
12. AİHM, Aka – Türkiye davasında (yukarıda anılan, §§ 34-37) benzer bir ön itirazı
reddettiğini gözlemler. Şimdiki davada bundan farklı bir karar vermek için bir neden
görmemektedir ve dolayısıyla Hükümet’in itirazını reddeder.
13. İçtihadında yer alan ilkelerin (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, yukarıda belirtilen
Aka - Türkiye kararı) ve elindeki bütün delillerin ışığında, başvurunun, esaslara ilişkin
inceleme gerektirdiği ve başvuruyu kabuledilmez saymak için bir gerekçe olmadığı kararını
verir.
B. Esaslar
14. AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1
No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Akkuş – Türkiye, 9
Temmuz 1997 tarihli karar, Reports 1997-IV, § 31 ve, yukarıda anılan, Aka, §§ 50-51).
15. Hükümet ve başvuran tarafından sunulan delilleri ve iddiaları incelemesi üzerine,
AİHM, önceki davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir şey olmadığını
değerlendirir. Tazminatın ödenmesindeki gecikmenin, düşük faiz oranlarının ve işlemlerin
süresinin bütün olarak sonucunda, AİHM, başvuranın, kamu yararı gerekleri ve mal, mülk
dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında muhafaza
edilmesi gereken adil dengeyi bozan, kişisel ve haddinden fazla sıkıntı yaşamak zorunda
kalmış olduğuna karar verir.
16. Sonuç olarak, 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
17. AİHS’nin 41. maddesi şöyledir:
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Maddi ve manevi tazminat
18. Başvuran, 21 Nisan 1998 tarihinden itibaren uğradığı kayba karşılık faizle birlikte,
maddi zarar karşılığında 19.684,36 Amerikan Doları (16.123 Euro) tazminat talep etmiştir.
19. Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
20. AİHM, Aka kararında (yukarıda anılan, §§ 55-56) olduğu gibi aynı hesaplama
yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri ve başvuranın talebini göz önünde tutarak,
başvurana, 26.000 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.
B. Mahkeme masrafları
21. Başvuran, ayrıca, Komisyon ve AİHM’de yapılan mahkeme masraflarının
ödenmesini talep etmiş, ancak, miktarı, AİHM’nin takdirine bırakmıştır. Başvuran, kanıtlayıcı
herhangi bir belge sunmamıştır.
22. Hükümet, başvuranın talebi üzerine herhangi bir görüş bildirmemiştir.
23. AİHM, mevcut bilgilere istinaden kendi kararını vererek, başvurana, bu başlık
altında, toplam 1.000 Euro tazminat ödenmesini haklı değerlendirir.
C. Gecikme faizi
24. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere
uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun
olduğuna karar verir.
BU SEBEPLERLE, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHS’nin 1 No.’lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) Sorumlu Devlet’in, başvurana, ödeme gününde tabi olabilecek her türlü vergi ile
birlikte aşağıdaki miktarları, AİHS’nin 44 § 2. maddesine göre kararın kesinleştiği
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na
dönüştürerek ödemesine:
(i) 26.000 Euro (yirmi altı bin Euro) maddi tazminat;
(ii) 1.000 Euro (bin Euro) mahkeme masrafları;
b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için
yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan
fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranın adil tazmin talebinin kalanının reddine
KARAR VERİR.
İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi
uyarınca 7 Şubat 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
S. DOLLÉ
J.-P. COSTA
Yazı İşleri Müdürü
Başkan
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło