74611/01;26876/02;27628/02

WyrokETPCz2007-07-17ECLI:CE:ECHR:2007:0717JUD007461101

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy nałożenie na pracowników odpowiedzialności cywilnej za straty finansowe poniesione przez państwo w wyniku ich udziału w akcji protestacyjnej zorganizowanej przez związek zawodowy stanowi nieproporcjonalną ingerencję w prawo do wolności zrzeszania się, gwarantowane przez art. 11 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że akcje spowolnienia pracy, zorganizowane przez związek zawodowy w kontekście korzystania z praw związkowych, stanowiły ingerencję w wolność zrzeszania się skarżących. Chociaż ingerencja ta miała podstawę prawną (art. 12 § 2 i 125 A ustawy nr 657 o urzędnikach państwowych) i dążyła do uzasadnionego celu ochrony porządku publicznego i prawidłowego funkcjonowania służb publicznych, Trybunał stwierdził, że nie była ona "konieczna w społeczeństwie demokratycznym". Trybunał podkreślił, że nałożenie odpowiedzialności cywilnej na skarżących za udział w pokojowej akcji zbiorowej, zorganizowanej przez ich związek zawodowy w celu obrony warunków pracy, było nieproporcjonalne, zwłaszcza w kontekście braku wyjaśnień ze strony rządu, czy związek miał inne pokojowe środki obrony praw pracowników, biorąc pod uwagę ogólny zakaz strajków dla urzędników państwowych.
Stan faktyczny
Skarżący to 42 tureckich obywateli, zatrudnionych jako pracownicy punktów poboru opłat na moście Bosforskim w Stambule. W marcu 1998 i lutym 1999 roku wzięli udział w akcjach spowolnienia pracy, zorganizowanych przez ich związek zawodowy (Yapı Yol Sen) w celu protestowania przeciwko warunkom pracy. Podczas tych akcji pojazdy przejeżdżały przez bramki bez uiszczania opłat, co spowodowało straty finansowe dla administracji. Władze krajowe nałożyły na skarżących odpowiedzialność cywilną za te straty, nakazując im zapłatę odszkodowania, co skarżący uczynili.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Postanowił połączyć skargi. 2. Uznał skargi dotyczące art. 11 Konwencji za dopuszczalne, a pozostałe za niedopuszczalne. 3. Stwierdził naruszenie art. 11 Konwencji. 4. Zasądził od rządu pozwanego na rzecz skarżących odszkodowanie materialne w kwotach szczegółowo wymienionych dla każdego skarżącego, odszkodowanie niematerialne w wysokości 300 euro dla każdego skarżącego oraz łącznie 5000 euro na pokrycie kosztów i wydatków. 5. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   SATILMIꢀ VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no:74611/01, 26876/02 ve 27628/02)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Temmuz 2007   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup bazı   ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 74611/01, 26876/06 ve 27628/02 baꢀvuru no’lu   davaların nedeni, isimleri ve doğum tarihleri ekte yer alan kırk iki Türk vatandaꢀının, sırasıyla   Mart 2001 ve 9, 24 Nisan 2002 tarihlerinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS)   34. maddesi uyarınca AĐHM’ye yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar, AĐHM önünde, Ankara Barosu avukatlarından Sayın G. Candoğan ve S.   Dutar tarafından temsil edilmektedirler.   OLAYLAR   I. DAVA KOꢀULLARI   Baꢀvuranlar Đstanbul’da ikamet etmektedirler. Baꢀvuranlar, Đstanbul Boğaz   Köprüsü’nde görevli giꢀe memurları olup, sözleꢀmeli memur statüsünde çalıꢀmaktadırlar.   Baꢀvuranlar, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) ꢀubesi olan Yapı   Yol Sen (olayların meydana geldiği dönemde Enerji Yapı Yol Sen) sendikasının üyesidirler.   Bazı baꢀvuranlar iki eyleme birden katıldıklarından dolayı iki baꢀvuruda bulunmuꢀlardır.   A. 74611/01 ve 26876/02 No’lu Baꢁvurulara Đliꢁkin Olaylar ve Usul Đꢁlemleri   1. Ortak Olaylar ve Usul Đꢀlemleri   KESK, kamu sektöründe çalıꢀan personele iliꢀkin kanunun Meclis gündemine   taꢀınması nedeniyle 2 Mart 1998 tarihinde ulusal düzeyde bir eylem yapma kararı almıꢀtır.   Mart 1998 tarihinde, o gün 7:00-15:00 saatleri arası ile 15:00-23:00 saatleri arası   çalıꢀan baꢀvuranlardan iki grup, çalıꢀma koꢀullarını protesto etmek amacıyla iꢀ yavaꢀlatma   eylemi çerçevesinde üç saat süreyle görev yerlerini terk etmiꢀlerdir. Bu eylem sırasında   araçlar giꢀelerden para ödemeden geçmiꢀtir.   Teftiꢀ Kurulu Baꢀkanlığı 30 Nisan 1998 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün   (Đdare) 9 Mart 1998 tarihli talebi üzerine soruꢀturma raporu hazırlamıꢀtır. Soruꢀturma   çerçevesinde 12 Mart 1998 tarihinde Boğaziçi Köprüsü Bakım Đꢀletme Baꢀmühendisi   E.B.’nin ifadesi yemin altında alınmıꢀtır.   Sözkonusu raporda baꢀvuranların izinsiz olarak iꢀ yerlerini terk etmeleri ve Đdare’yi   maddi kayba uğratmaları nedeniyle hatalı oldukları sonucuna varılmıꢀ, 657 sayılı Devlet   Memurları Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca eyleme katılan kiꢀilerin disiplin cezasına   çarptırılmaları ve Đdare’nin uğradığı maddi zararı tazmin etmeleri önerilmiꢀtir.   Teftiꢀ Kurulu’nun raporunda yer alan disiplin cezası verilmesi ve maddi zararın tazmin   edilmesi önerisinin Genel Müdürlük tarafından kabul edilmesiyle Đdare, 17 Haziran 1998   tarihinde, söz konusu eylem nedeniyle uğranılan zararın, tebliğnamenin tebliğ edilme   tarihinden itibaren on gün içinde maaꢀlardan düꢀürülmesini baꢀvuranlardan istemiꢀtir.   Baꢀvuranlar, bu türden bir iznin verilmesine itiraz etmiꢀlerdir. Baꢀvuranlar, bir taraftan   söz konusu eylemin Anayasa ve Uluslararası Sözleꢀmelerden doğan yasal sendikal bir eylem   olduğuna ve diğer taraftan yasal bir hakkın kullanılmasının Đdare’nin maddi zarara   uğramasına yol açan bir fiil olarak değerlendirilemeyeceğine dair daha önceki savunmalarını   yinelemiꢀlerdir.   Đdare, 14 Aralık 1998 tarihinde Üsküdar (Đstanbul) Asliye Hukuk Mahkemesi   baꢀvurarak baꢀvuranlar aleyhinde iki tazminat davası açmıꢀtır. Đdare, 657 sayılı Kanun’un 12.   maddesine dayanarak, dava konusu eylemi haksız fiil olarak nitelendirmiꢀtir. Baꢀvuranlar,   Asliye Hukuk Mahkemesi huzurunda, müꢀtereken ve müteselsilen sorumlu   tutulamayacaklarını, eylemlerinin hukuka aykırı fiil olarak değerlendirilemeyeceğini ve   sorunlarına çözüm aramak amacıyla sendika kararına göre hareket ettiklerini belirtmiꢀlerdir.   2. Sadece 74611/01 No’lu Baꢀvuruya Đliꢀkin Olaylar ve Usul Đꢀlemleri   Asliye Hukuk Mahkemesi 29 Aralık 1999 tarihinde, iꢀ bırakma eylemi sırasında   Đdare’nin uğradığı zararın tazmin edilmesi amacıyla 6 Mart 1998 tarihinden itibaren   hesaplanmak üzere yasal gecikme faizi ile birlikte her baꢀvurandan toplam 4.718.100.000   TL’yi [yaklaꢀık 8.872 Euro] müꢀtereken ve müteselsilen ödemelerini istemiꢀtir. Asliye Hukuk   Mahkemesi 657 sayılı Kanun’a dayanarak, hiçbir hakkın baꢀkasının kayba uğramasına neden   olma hakkını vermediğini ve veremeyeceğini belirtmiꢀtir. Baꢀvuranların, 657 sayılı Kanun’un   kamu hizmetini aksatacak ꢀekilde iꢀe gitmeme ya da iꢀ yavaꢀlatmayı yasaklamasından dolayı   zarardan sorumlu tutulmalıdırlar.   Yargıtay ilk derece mahkemesi kararını 27 Haziran 2000 tarihinde onamıꢀtır. Yargıtay   Hukuk Dairesi Baꢀkanı karꢀı oy görüꢀünde, baꢀvuranların haklarının savunulması için üyesi   bulundukları sendikanın iꢀ yavaꢀlatma kararı aldığını tespit etmiꢀtir. Mahkeme Baꢀkanı,   Uluslararası Çalıꢀma Örgütü’nün 87 ve 151 sayılı Sözleꢀmeler ile iç hukukta yer alan sendikal   haklar konusundaki hükümlere atıfta bulunarak, Türkiye’nin dernek kurma özgürlüğü   hakkının kullanılmasını sağlayacak uygun tedbirleri alması gerektiğini ifade etmiꢀtir.   Mahkeme Baꢀkanı’na göre, sendika kurma hakkı devlet memurlarına tanınmaktadır, ancak   sendika üyesi olan memurlar, haklarını savunabilecekleri gerekli araçlara sahip değillerdir.   Baꢀvuranlar, 15 Eylül 2000 tarihinde kararın düzeltilmesi baꢀvurusunda   bulunmuꢀlardır.   Yargıtay bu baꢀvuruyu, 18 Ocak 2001 tarihinde reddetmiꢀtir. Đlgili Hukuk Dairesi   Baꢀkanı Bilal Kartal karꢀı oy görüꢀünü bir kez daha yinelemiꢀtir.   Baꢀvuranlar, 9 Mayıs 2001 tarihinde 5.270.240.000 T.L. tutarında ödeme   yapmıꢀlardır. Geri kalan 7.404.796.000 T.L., 9 Mayıs 2001 tarihinden itibaren on iki aya   bölünerek ödenmiꢀtir. Yani baꢀvuranlar toplam 12.675.036.000 T..L ya da baꢀvuranların her   biri 633.751.800 T.L. [yaklaꢀık 625 Euro] ödemiꢀlerdir. Baꢀvuranlara göre, bu tutarlar,   verdikleri karar nedeniyle dava açıldığından dolayı üyesi oldukları Yapı Yol Sen sendikası   tarafından ödenmiꢀtir.   3. Sadece 26876/02 No’lu Baꢀvuruya Đliꢀkin Olaylar ve Usul Đꢀlemleri   Asliye Hukuk Mahkemesi 21 Haziran 2000 tarihinde, her baꢀvurandan, iꢀ bırakma   sırasında Đdare’yi zarara uğrattıkları gerekçesiyle bu zararın tazmini adı altında 69.444.444   T.L.’yi [yaklaꢀık 112 Euro], yani toplam 1.250.000.000 T.L.’nin 1/18’ini ödemelerini   istemiꢀtir.   Yargıtay 2 Nisan 2001 tarihinde itiraz edilen kararı bozmuꢀtur. Yargıtay, Borçlar   Kanunu’nun 50. maddesini uygulayarak, baꢀvuranların aynı amaç için birlikte hareket   ettiklerine, dolayısıyla müꢀtereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğine kanaat   getirmiꢀtir. Yargıtay Hukuk Dairesi Baꢀkanı Bilal Kartal karꢀı oy açıklamasında bulunmuꢀtur.   Asliye Hukuk Mahkemesi 19 Temmuz 2001 tarihinde, temyiz kararına uyarak, her   baꢀvurandan iꢀ bırakma sırasında Đdare’ye sebep olunan zararın tazmini adı altında, 6 Mart   tarihinden itibaren hesaplanmak üzere yasal faizle birlikte toplam 1.250.000.000 T.L.’yi   [yaklaꢀık 936 Euro] müꢀtereken ve müteselsilen ödemelerini istemiꢀtir. Karar 10 Ekim 2001   tarihinde tebliğ edilmiꢀtir.   Baꢀvuranlar 14 Ocak 2002 tarihinde, 1.458.774.000 T.L. ödemiꢀlerdir. Geri kalan   2.668.400.000 T.L. 14 Ocak 2002 tarihinden itibaren on sekiz aya bölünerek ödenmiꢀtir.   Dolayısıyla baꢀvuranlar toplam 4.127.174.000 T.L., yani baꢀvuranların her biri 229.287.444   T.L. [yaklaꢀık 190 Euro] ödemiꢀlerdir. Baꢀvuranlara göre bu tutarlar, verdikleri karar   nedeniyle dava açıldığından dolayı üyesi oldukları Yapı Yol Sen sendikası tarafından   ödenmiꢀtir.   B. 27628/02 numaralı baꢁvuruya iliꢁkin usul ve olaylar   Baꢀvuranlar, iꢀ yavaꢀlatma eylemi çerçevesinde çalıꢀma koꢀullarını protesto etmek   amacıyla 24 ꢁubat 1999 tarihinde giꢀeleri terk etmiꢀlerdir. Bu zaman zarfında giꢀelerden   geçen araçlar herhangi bir geçiꢀ ücreti ödememiꢀtir.   Teftiꢀ Kurulu Baꢀkanlığı, Đdare’nin 8 Nisan 1999 tarihli talebi üzerine, 4 Nisan 1999   tarihinde bir soruꢀturma raporu hazırlamıꢀtır. Bu rapora göre, sendika yetkili kurumlara söz   konusu eylemle ilgili olarak bilgi vermiꢀ, bu kurumlar ise sendikayı bu eyleminden   vazgeçirmeye çalıꢀmıꢀtır; basın açıklamasının okunduğu sırada güvenlik güçleri orada hazır   bulunmuꢀ, baꢀvuranların bir kısmı polis merkezine götürülmüꢀ ve tansiyon bir hayli   yükselmiꢀtir. Baꢀvuranlar, çalıꢀma koꢀullarını protesto etmekten ziyade, geçmiꢀte benzer   olaylar nedeniyle uğranılan gelir kaybının tazmin edilmesi amacıyla haklarında dava açılan   meslektaꢀlarını desteklemek amacıyla bu eylemi gerçekleꢀtirmiꢀtir. Baꢀvuranların, izin   olmaksızın çalıꢀma yerlerini terk etmeleri ve bu ꢀekilde Đdare’yi maddi olarak zarara   uğratmaları sebebiyle kusurlu olduklarına kanaat getirilmesinin ardından hazırlanan raporda,   ilgili kiꢀilerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca amirleri   tarafından cezalandırılması ve Đdare’nin uğradığı maddi zararı tazmin etmeleri önerisinde   bulunulmuꢀtur. Raporda ayrıca baꢀvuranların sağlık durumlarının daha sıklıkla kontrol   edilmesi önerilmiꢀtir.   Disiplin cezasını ve maddi gelir kaybının tazmin edilmesini öngören soruꢀturma   raporunun Genel Müdürlük tarafından onaylanmasının ardından Đdare, 5 Temmuz 1999   tarihinde baꢀvuranlardan, söz konusu eylem nedeniyle ortaya çıkan maddi zarara tekabül eden   miktarların, maaꢀlarından kesilmesi amacıyla tebliğ tarihinden itibaren on gün içerisinde   gerekli iznin verilmesini talep etmiꢀtir.   Baꢀvuranlar bu izni vermeyi reddetmiꢀlerdir. Baꢀvuranlar, söz konusu eylemin   Anayasa’dan ve uluslararası anlaꢀmalardan doğan yasal bir eylem olduğunu ve bu türden bir   hakkın kullanımının, Đdare’nin gelir kaybına yol açacak bir eylem olarak   değerlendirilemeyeceğini belirterek bir önceki savunmalarını yinelemiꢀlerdir.   Đdare, 29 Eylül 1999 tarihinde Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi’ne (Đstanbul)   baꢀvurarak, baꢀvuranlar aleyhinde tazminat davası açmıꢀtır. Đdare, 657 sayılı Devlet   Memurları Kanunu’nun 12. maddesine dayanarak baꢀvuranların eylemini “haksız fiil” olarak   değerlendirmiꢀtir. Baꢀvuranlar, mahkeme önünde müꢀtereken ve müteselsilen sorumlu   tutulamayacaklarını, eylemlerinin hukuka aykırı bir fiil olarak nitelendirilemeyeceğini,   sendika kararına uygun olarak hareket ettiklerini ve cezai olarak beraat ettiklerini ifade   etmiꢀlerdir.   Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi 21 Haziran 2000 tarihinde, iꢀ durdurma dönemi   boyunca Đdare’nin uğradığı gelir kaybının tazmin edilmesi amacıyla baꢀvuranların her birinin,   452.284.000 T.L. [yaklaꢀık 767 Euro] ya da toplam miktarı 9.950.250.000 T.L. [yaklaꢀık   16.880 Euro] olan gelir kaybının, 22/1’i tutarında ödeme yapmasına karar vermiꢀtir.   Yargıtay, temyiz edilen kararı 10 Nisan 2001 tarihinde bozmuꢀtur. Yargıtay, Borçlar   Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca baꢀvuranların tamamının aynı amaç doğrultusunda hareket   ettiğine kanaat getirmiꢀ; bu nedenle her birinin müꢀtereken ve müteselsilen sorumlu tutulması   gerektiğini belirtmiꢀtir. Yargıtay Hukuk Dairesi baꢀkanı Bilal Kartal, ayrık oy görüꢀü   sunmuꢀtur.   Asliye Hukuk Mahkemesi 19 Temmuz 2001 tarihinde, Yargıtay kararına dayanarak   baꢀvuranların her birinin, 24 ꢁubat 1999 tarihinden itibaren iꢀlemek üzere gecikme faizi ile   birlikte 9.950.250.000 T.L. [yaklaꢀık 8.787 Euro] tutarında ödeme yapmasına karar vermiꢀtir.   Yargıtay, 17 Ocak 2002 tarihinde ilk derece mahkemesi kararını onamıꢀtır.   Baꢀvuranlar, 25 Nisan 2002 tarihinde 10.644.390.000 T.L. tutarında ödeme yapmıꢀtır.   Kalan 17.907.640.000 T.L., 25 Nisan 2002 tarihinden itibaren yirmi dört aylık vadeye   bölünmüꢀtür. Böylece baꢀvuranların her biri 1.297.819.545 T.L. [yaklaꢀık 1.070 Euro] olmak   üzere toplamda 28.552.030.000 T.L. tutarında ödeme yapmıꢀtır. Baꢀvuranlara göre söz   konusu eylem, üyesi oldukları Yapı Yol Sen tarafından düzenlenmiꢀ olması sebebiyle bu   miktarlar sendika tarafından ödenmiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   Baꢀvuranlar, sendikal bir eylem yaptıklarına ve bu nedenle Đdare’yi zarara uğrattıkları   gerekçesiyle bu zararları karꢀılamalarına hükmeden Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi   kararlarının, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri ile birlikte çalıꢀma koꢀullarını ihlal ettiğini   ileri sürmektedirler. Baꢀvuranlar bu itibarla AĐHS’nin 2, 11 ve 14. maddeleri ile birlikte 1   No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.   I. DAVALARIN BĐRLEꢀTĐRĐLMESĐ   AĐHM, dava olaylarının ve esasa iliꢀkin olarak ortaya çıkan soruların benzer olduğunu   dikkate alarak bu davaların birleꢀtirilmesinin gerekli olduğuna kanaat getirmiꢀ ve bu davaların   tamamını tek bir karar altında incelemeye karar vermiꢀtir.   II. KABULEDĐLEBĐLĐRLĐK HAKKINDA   A. AĐHS’nin 2. Maddesine Đliꢁkin ꢀikayetler   Hükümet, baꢀvuranların AĐHS’nin 2. maddesine iliꢀkin olarak ileri sürdükleri   ꢀikayetleri ulusal mahkemeler huzurunda hiçbir zaman dile getirmediklerini ileri sürmektedir.   AĐHM, AĐHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca iç hukuk yolları tüketildikten sonra   kendisine baꢀvurulabileceğini ve bu nedenle ulusal makamlar huzurunda ileri sürülmemiꢀ   olan bir ꢀikayeti incelemeyeceğini hatırlatmaktadır.   Bu durumda baꢀvuranlar, ulusal makamlar huzurunda 2. maddeye iliꢀkin olarak ileri   sürdükleri ꢀikayetleri özet olarak dahi dile getirmemiꢀlerdir.   Buradan baꢀvurunun bu kısmının, AĐHS’nin 35 § 1 ve 4. maddesi uyarınca iç hukuk   yolları tüketilmediği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.   B. AĐHS’nin 11 ve 14. Maddeleri ile 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesine Đliꢁkin   ꢀikayetler   Hükümet iki baꢀlık altında kabuledilemezlik itirazında bulunmuꢀtur.   1. Bazı Baꢀvuranların Mağdur Sıfatının Bulunmaması   Hükümet, Ayhan Yılmaz (no: 26876/02 ve 27628/02), Murat Alav (no: 26876/02 ve   27628/02), Ziyaver Erden (74611/01 ve 27628/02), Necdet Yavuz (74611/01 ve 27628/02),   Burhan Özdemir (no: 74611/01 ve 27628/02), Erdoğan Okul (no: 74611/01 ve 27628/02),   Sedat Aydın (no: 74611/01 ve 27628/02) ve Sami Çınar (no: 74611/01 ve 27628/02) adlı   baꢀvuranlar, özü itibariyle içerikleri benzer olan bu iki baꢀvuruları yapmıꢀlardır. Hükümet   AĐHM’den, tekrarlanan bu baꢀvuruları reddetmesini talep etmektedir.   Baꢀvuranlar bu argümanlara itiraz etmektedirler.   AĐHM, baꢀvuranların iç hukukta iki farklı yargılama nedeniyle bu baꢀvuruları   yaptığından dolayı söz konusu baꢀvuruların tekrarlanmıꢀ olmadığını tespit etmektedir.   Dolayısıyla Hükümet’in yaptığı itirazın bu kısmını reddetmek yerinde olacaktır.   2. Đç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Hakkında   Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğini de ileri sürmektedir. Hükümet, 26876/02   ve 27628/02 numaralı baꢀvurular çerçevesinde, 2 ve 10 Nisan 2001 tarihli Yargıtay   kararlarına karꢀı düzeltme baꢀvurularını yapmadıklarından dolayı, baꢀvuranların iç hukuk   yollarını tüketmediklerini belirtmektedir.   Baꢀvuranlar bu argümana itiraz etmektedirler.   AĐHM, benzer itirazları daha önce reddettiğini hatırlatmaktadır (bkz. özellikle Gök ve   diğerleri-Türkiye, no: 71867/01, 71869/01, 73319/01 ve 74858/01, 27 Temmuz 2006 tarihli   karar). AĐHM, daha önce vardığı sonuçlara aykırı bir karar vermek için hiçbir gerekçe   görmemekte ve dolayısıyla Hükümet’in yaptığı itirazın bu kısmını da reddetmektedir.   3. Sonuç   AĐHM, bu ꢀikayetlerin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun   olmadığını tespit etmektedir. Ayrıca AĐHM, ꢀikayetlerin hiçbir kabuledilemezlik gerekçesiyle   ters düꢀmediğini belirtmektedir. Dolayısıyla ꢀikayetleri kabuledilebilir ilan etmek yerinde   olacaktır.   III. AĐHS’NĐN 11 VE 14. MADDELERĐ ĐLE 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1.   MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, üç saat süreyle iꢀlerini bıraktıkları gerekçesiyle belirli miktarlarda ödeme   yapmalarına dair Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin aldıkları kararlar nedeniyle, dernek kurma   ve toplantı özgürlüğü, ayrımcılık yapılmaması ve mallarına saygı haklarının ihlal edildiğinden   ꢀikayetçi olmaktadırlar. Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 11 ve 14. maddeleri ile 1 No’lu Protokol’ün 1.   maddesine atıfta bulunmaktadırlar. AĐHM, baꢀvuranların dile getirdikleri olayların özellikle   11. maddenin uygulanma alanına girdiğine kanaat getirmekte ve bu ꢀikayetleri sadece bu   açıdan incelemeye hükmetmektedir.   A. Bir Müdahalenin Varlığı Hakkında   Baꢀvuranlar, sendikal faaliyetlerinin ardından Đdare’nin uğradığı zararın tazmini için   Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sivil sorumluluk yüklenmesinin dernek kurma   özgürlüğü haklarına müdahale oluꢀturduğunu iddia etmektedirler. Baꢀvuranlar, söz konusu   eylemin ne grev ne de herhangi bir ceza ya da baꢀka bir tedbirin alınmasını gerektirecek   yasaya aykırı bir fiil olarak değerlendirilemeyeceğini savunmaktadırlar. Ayrıca baꢀvuranlar,   Đdare’nin görevlendirdiği müfettiꢀlerin, söz konusu eylemi iꢀe geç gelmekle ve izin   almaksızın öngörülen süreden önce iꢀten ayrılmakla kıyasladıklarına dikkat çekmektedirler.   Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir. Hükümet baꢀvuranların bir greve ya da   sendikalarının yasal herhangi baꢀka bir eylemine katılmalarına engel olunmadığını ve sivil   sorumluluk yüklenmesinin de sendika mensubu olmalarına ya da sendikal faaliyetlerine   dayanmadığını savunmaktadır.   Bu durumda AĐHS’nin 11. maddesinin hangi koꢀullarda grev hakkı tanıdığı ve bu   madde çerçevesinde bu hakkın tanımının ne olacağı hususlarına değinmeden, AĐHM,   baꢀvuranların iꢀlerini üç saat süreyle yavaꢀlatmalarının, sendikal hakların kullanımı   bağlamında toplu eylem olarak değerlendirilebileceğine kanaat getirmektedir. Baꢀvuranlara   sivil sorumluluk bu eylem nedeniyle verilmiꢀ olup, AĐHM, alınan tedbirin dernek kurma   özgürlüklerine müdahale oluꢀturduğunu tespit etmektedir.   B. Müdahalenin Đspat Edilmesi Hakkında   Böyle bir müdahale, 11. maddenin 2. paragrafı bakımından meꢀru amaç ya da   amaçlara yönelik olarak “kanun tarafından öngörülmesi” ve bu amaçlara ulaꢀılması için   “demokratik toplumda gerekli olması” dıꢀında, 11. maddeyi ihlal etmektedir.   1. Tarafların Argümanları   a) Baꢁvuranlar   Baꢀvuranlar, sözü edilen müdahalenin kanun tarafından öngörülmediğini   savunmaktadırlar. Đç hukukta önceden tahmin edilebilen ve ulaꢀılabilir hiçbir hüküm   bulunmamaktadır. Ayrıca baꢀvuranlar müdahalenin, meꢀru amaç gütmediğini ve ne   demokratik toplumda gerekli olduğunu ne de geri ödenmesi gereken tutarlar ve müꢀtereken ve   müteselsilen verilen sorumluluk gözönüne alındığında orantılı olduğunu ileri sürmektedir.   Baꢀvuranlar, konuya iliꢀkin uluslararası hükümler ve AĐHM içtihadında tanımlanan   ilkelerin aksine, sendikal haklarını savunmak için hiçbir yolun bulunmadığını eklemektedirler.   Danıꢀtay kararına göre diğer memurlar aynı zorunluluğa tabi olmadıkları halde, baꢀvuranların   Đstanbul Boğaz Köprüsü’nde giꢀe görevlisi olarak iddia edilen maddi zararı ödemeleri   gerekmektedir.   b) Hükümet   Hükümet öncelikle maddi gelir kaybının geri ödenmesi hususunun 657 sayılı Devlet   Memurları Kanunu’nun 12 § 2. maddesinde yer aldığını ve bu Kanun’un, Uluslararası   Çalıꢀma Örgütü’nün 87 sayılı Sözleꢀmesi’nin 8 § 1. maddesi ve 151 sayılı Sözleꢀmesi’nin 6   §§ 1 ve 2. maddelerine uygun olduğunu belirtmektedir. Hükümet ayrıca 657 sayılı Kanun’un   § 2 ve 27. maddelerinin devlet memurlarına grev yapma yasağı getirdiğini   vurgulamaktadır. Hükümet’e göre bu yasaklama, sendikal hakların kullanılmasında bir takım   yasal sınırlamaların getirilmesini içeren AĐHS’nin 11. maddesine uygunluk arz etmektedir.   Hükümet ayrıca Türkiye’nin, 1961 tarihli Avrupa Soysal ꢁartı’nın 2, 5 ve 6. maddeleri ile   bağlı olmadığını ve yukarıda ifade edilen 87 ve 151 sayılı Sözleꢀmelerin, Devlet’lere grev   hakkını tanımaları yönünde bir zorunluluk getirmediğini belirtmektedir.   Hükümet söz konusu müdahalenin, kamu düzenini korumak amacıyla   gerçekleꢀtirildiğini ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiğini belirtmektedir.   Baꢀvuranların yasal olmayan bu eylemleri sırasında kamu düzeni bozulmuꢀtur. Hükümet’e   göre, Đdare maddi zarara uğramıꢀtır ve herhangi bir gelir kaybının olmaması durumunda söz   konusu olayda baꢀvuranların sivil sorumlulukları bulunmayacaktır.   Son olarak Hükümet, devlet memurlarının sendikal hakları ile ilgili olarak 1997   tarihinden itibaren gerçekleꢀtirilen değiꢀikliklerin altını çizmektedir.   2. AĐHM’nin takdiri   AĐHM bu durumda burada asıl sorunun, toplu bir eylem nedeniyle baꢀvuranların sivil   sorumluluklarının bulunduğunun kabul edilmesinin, AĐHS’nin 11. maddesine aykırılık teꢀkil   edecek haksız bir müdahale teꢀkil edip etmediğinin tespit edilmesi olduğu kanaatindedir.   a) Đlgili Đlkeler   AĐHS’nin 11. maddesinin 1. paragrafı; sendika üyelerine çıkarlarını koruyabilmek   amacıyla seslerini duyurmalarına imkan tanımaktadır. Fakat bununla birlikte bu amaca   ulaꢀabilmek amacıyla uygulanacak olan yöntemleri belirleme takdirini Devlet’e   bırakmaktadır. AĐHS, kanunların, 11.maddeye aykırı olmayacak bir ꢀekilde, sendika   üyelerinin çıkarlarını koruyabilmek amacıyla mücadele etmelerine izin verilmesi hususunu   içermektedir (Belçika Ulusal Polis Sendikası-Belçika, 27 Ekim 1975; Đsveç Lokomotif   Sürücüleri Sendikası, 6 ꢁubat 1976 tarihli karar; Schmidt ve Dahlström-Đsveç, 6 ꢁubat 1976   tarihli karar).   AĐHS’nin 11. maddesi temel olarak, maddede yer verilen hakların kullanımında kamu   kurumlarının keyfi müdahalelerine karꢀı kiꢀiyi korumayı amaçlasa da, aynı zamanda, söz   konusu haklardan etkili bir ꢀekilde faydalanılmasını sağlama pozitif yükümlülüğünü de   gerekli kılabilir. Dava konusu olaylar, baꢀvuranlara AĐHS’nin 11. maddesinde yer verilen   haklardan iç hukukta faydalanmalarını sağlama yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden   kaynaklandığı takdirde, Sözleꢀmeci Devlet bundan sorumlu tutulacaktır (Wilson & Ulusal   Gazeteciler Birliği ve diğerleri-Birleꢀik Krallık, no: 30668/96, 30671/96 ve 30678/96;   Gustafsson-Đsveç, 25 Nisan 1996 tarihli karar, Derleme Kararlar ve Hükümler, adıgeçen   Demir ve Baykara kararı).   AĐHS’nin 11. maddesinde yer alan “çıkarlarını korumak için” ifadeleri önemlidir ve   AĐHS, sendikanın yapacağı toplu eylem yoluyla, sendika üyelerinin mesleki çıkarlarını   savunma özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Sendika üyeleri tarafından gerçekleꢀtirilecek   olan bu eyleme Sözleꢀmeci Devletler tarafından izin verilmeli, eylemin geliꢀimi ve devamı   sağlanmalıdır. O halde sendikanın, üyelerinin mesleki çıkarlarının korunması amacıyla   müdahale etmesi yasal olmalı ve üyeler, çıkarlarının korunması yolunda sendikalarının   seslerini duyurması hakkına sahip olabilmelidir (adıgeçen Belçika Ulusal Polis Sendikası;   adıgeçen Đsveç Lokomotif Sürücüleri Sendikası; adıgeçen Wilson & Ulusal Gazeteciler Birliği   ve diğerleri).   Grev yapma hakkı ile ilgili olarak AĐHM, her ne kadar 11. maddede bu hak açık bir   ꢀekilde ifade edilmemiꢀse de bu hakkın tanınması, hiç kuꢀkusuz en önemli sendikal haklardan   bir tanesini teꢀkil etmektedir. Bu hakkın yanı sıra sendika özgürlüğü ile ilgili pek çok hak da   mevcuttur. Üstelik Sözleꢀmeci Devletler’in sendikal özgürlüğü sağlamak amacıyla   izleyebilecekleri pek çok yol bulunmaktadır (Schmidt ve Dahlström; UNISON- Birleꢀik   Krallık (karar), no: 53574/99).   b) Đlkelerin uygulanması   AĐHM dava konusu tedbirin, 657 sayılı Kanun’un 12 § 2. maddesine dayandığını ve   Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bu Kanun’un, devlet memurlarına iꢀe gelmeme ya da iꢀ   yavaꢀlatma eyleminin yasaklandığı 125 A maddesi hükümlerine atıfta bulunduğunu tespit   etmektedir. AĐHM bu bakımdan incelendiğinde dava konusu tedbirin yasal dayanağının   bulunduğunu not etmektedir.   AĐHM, kamu hizmetinin sağlıklı bir ꢀekilde iꢀlemesini kesintiye uğratabilecek   karıꢀıklıkları engellemeyi amaçladığından söz konusu tedbirin, kamu düzenin korunması gibi   meꢀru bir amaç taꢀıdığını tespit etmektedir.   AĐHM, 6 Mart 1998 ve 29 ꢁubat 1999 tarihinde yapılan iꢀ yavaꢀlatma eylemlerinin,   baꢀvuranların üyesi oldukları sendika tarafından düzenlendiğini ve yetkili makamlara eylem   öncesinde haber verildiğini not etmektedir. Baꢀvuranlar mevcut olayda bir araya gelerek   barıꢀçıl toplantı yapma özgürlüklerini kullanmıꢀlardır (Bkz. mutatis mutandis, Ezelin-Fransa,   Nisan 1991 tarihli karar; Karaçay-Türkiye, no: 6615/03, 27 Mart 2007 tarihli karar).   AĐHM, baꢀvuranlara yüklenen sivil sorumlulukları dosyanın tamamı ıꢀığında   incelemiꢀtir. AĐHM’nin bunu yapmaktaki amacı, barıꢀçıl toplantı yapma özgürlüğünün önemi   dikkate alındığında bunun, hedeflenen meꢀru amaçla orantılı olup olmadığını tespit   edebilmektir. AĐHM, ilgili kiꢀilerin sivil sorumluklarının bulunduğunu belirten Asliye Hukuk   Mahkemesi kararlarının, çalıꢀma koꢀullarını savunmak amacıyla üyesi oldukları sendika   tarafından düzenlenen toplu eyleme katılmaları nedeniyle verildiğini not etmektedir. Ayrıca   Hükümet, devlet memurlarına iliꢀkin sendikal haklarla ilgili olarak 1997 yılından itibaren   yapılan önemli değiꢀikliklere rağmen, ulusal düzenlemeler devlet memurlarına hiç ayrım   yapmaksızın toplu hareket ve eylem yapma yasağı getiriyorken, sendikanın baꢀka barıꢀçıl   yollarla memurların haklarını koruma imkanına sahip olup olmadıkları hususunda herhangi   bir açıklama yapmamıꢀtır (Bkz., mutatis mutandis, Ezelin, adıgeçen karar ve Karaçay,   adıgeçen karar).   Bu değerlendirmelerin tümü ıꢀığında AĐHM, baꢀvuranların sivil sorumluluklarının   bulunduğunun kabul edilmesinin, “demokratik bir toplum için gerekli” olmadığına kanaat   getirmiꢀtir.   Sonuç olarak AĐHS’nin 11. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuranlar 71 033,34 Yeni Türk Lirası (Y.T.L.) [talebin dile getirildiği dönemde   yaklaꢀık 44.645 Euro] talep etmektedirler. Bu tutar söz konusu eylemler nedeniyle Asliye   Hukuk Mahkemesi kararlarında hükmedilen ve uğranılan maddi zararın tazmin edilmesi   amacıyla, ödeme tarihindeki gecikme faizi ile birlikte Đdare’ye ödenen rakamlara tekabül   etmektedir. Baꢀvuranlar bununla ilgili olarak ödeme makbuzlarını ibraz etmektedirler.   Baꢀvuranların her biri ayrıca manevi tazminat olarak 1 000 Euro talep etmektedir.   Hükümet aꢀırı bulduğu bu rakamlara itiraz etmektedir.   AĐHM baꢀvuranlar tarafından ödenen miktarların, AĐHS’nin 11. maddesi bakımından   tespit edilen ihlalin doğrudan bir sonucu olduğunu tespit etmektedir (Bkz, mutatis mutandis,   Đbrahim Aksoy-Türkiye, no: 28635/95, 30171/96 ve 34535/97, 10 Ekim 2000 tarihli karar). Bu   nedenle baꢀvuranların ödedikleri miktarların tamamının geri ödenmesi uygun olacaktır,   sözkonusu rakamlar aꢀağıda yer almaktadır:   - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Ali KALKAN’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Atila YILDIZ’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Ayhan YILMAZ’a 1.260 Euro (bin iki yüz altmıꢀ euro),   Aykut KARPUZ’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Ayꢀe BAꢁKAN’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Azize KARADAꢁ’a (DURMUꢁ) 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Bilal ERTÜRK’e 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Burhan ÖZDEMĐR’e 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   Cemal KAR’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Çetin DĐNÇER’e 190 Euro (yüz doksan euro),   Dilek SATILMIꢁ’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Dündar BOZKURT’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Erdin AYDIN’a 625 Euro (altı yüz doksan beꢀ euro),   Erdoğan OKUL’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   Güven AKA’ya 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Güven KURUKAYA’ya 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Halit ÇELĐK’e 190 Euro (yüz doksan euro),   Hasan GÜNEY’e 190 Euro (yüz doksan euro),   Hasan KALDIRIM’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Hasan ULAꢁ’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Hayriye ÇAKMAK’a (AYDINER) 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),     - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Đlimdar GÜRBULAK’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Đsmail AKGÜN’e 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Đsmail ÇETĐN’e 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Đsmail OKSAL’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Kazım SEL’e 190 Euro (yüz doksan euro),   Kemalettin YILMAZ’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Mahir GÖKBULUT’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Mehmet OKAY’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Mehmet YILMAZ’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Mevlüt AKLIBAꢁINDA’ya 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Murat ALAV’a 1.260 Euro (bin iki yüz altmıꢀ euro),   Murat ZÜLFĐKAR’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Necdet YAVUZ’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   Sadık ALTUNKAYA’ya 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Salim ER’e 190 Euro (yüz doksan euro),   Sami ÇINAR’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   Sedat AYDIN’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   ꢁevki YAZGAN’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Seyfi KAYAOĞLU’na 190 Euro (yüz doksan euro),   Süleyman VARICI’ya 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Ziyaver ERDEN’e 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   Manevi tazminatla ilgili olarak AĐHM, yukarda yer alan bilgiler ve bu alandaki içtihadı   dikkate alındığında AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca hakkaniyet uygun olarak baꢀvuranların   her birine 300 Euro ödenmesinin makul olacağı kanaatindedir.   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuranlar AĐHM önünde yapılan masraf ve harcamalar için 9.145 Euro [yaklaꢀık   5.030 Euro] talep etmektedirler. Bununla ilgili olarak baꢀvuranlar, avukatları tarafından   hazırlanan ve Yapı Yol Sen sendikası için yaptığı hizmetlerine karꢀılık gelen 30 Ocak 2003 ve   Haziran 2004 tarihlerini kapsayan 18 adet avukatlık ücret belgesi sunmaktadırlar.   Baꢀvuranlara göre avukatlarının temel yükümlülüğü AĐHM önündeki davanın takip edilmesi   iꢀlemidir. Baꢀvuranlar aynı zamanda üç baꢀvuru için de sendika ve avukatları arasında   imzalanan ve AĐHM önünde yapılacak olan çalıꢀmalar için avukatlık ücretini 6.000 Y.T.L.   [yaklaꢀık 3.310 Euro] olarak saptayan sözleꢀmeyi sunmaktadırlar. Ödemenin ilk kısmı için 15   Kasım 2005 tarihinde yapılan 3.000 Y.T.L. tutarında bir fatura eklemektedirler. Söz konusu   sözleꢀmeye göre AĐHM önünde görülen davanın kazanılması durumunda sendika tarafından   avukata 6.000 Y.T.L. [yaklaꢀık 3.310 Euro] tutarında ödeme yapılacaktır.   Hükümet aꢀırı bulduğu bu rakamlara itiraz etmektedir.   AĐHM’nin içtihadı uyarınca, bir baꢀvurana ancak gerçekten yapılan, gerçekliği ve   gerekliği kanıtlanmıꢀ ve makul miktardaki masraf ve harcamalar geri ödenebilmektedir.   AĐHM mevcut davada, elindeki mevcut unsurlar ve yukarıda ifade edilen kriterler uyarınca   AĐHM önünde görülen dava için baꢀvuranlara toplu olarak 5.000 Euro ödenmesinin makul   olacağı kanaatindedir.     C. Gecikme faizi   Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artıꢀ eklenmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvuruların birleꢀtirilmesine;   2.AĐHS’nin 11. maddesine iliꢀkin olarak dile getirilen ꢀikayetle ilgili olarak   baꢀvuruların kabuledilebilir ve geri kalan kısmının kabu edilemez olduğuna;   3. AĐHS’nin 11. maddesinin ihlal edildiğine;   4. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay   içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı   Hükümet tarafından baꢀvuranlara:   i.maddi tazminat olarak   - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Ali KALKAN’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Atila YILDIZ’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Ayhan YILMAZ’a 1.260 Euro (bin iki yüz altmıꢀ euro),   Aykut KARPUZ’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Ayꢀe BAꢁKAN’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Azize KARADAꢁ’a (DURMUꢁ) 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Bilal ERTÜRK’e 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Burhan ÖZDEMĐR’E 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   Cemal KAR’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Çetin DĐNÇER’e 190 Euro (yüz doksan euro),   Dilek SATILMIꢁ’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Dündar BOZKURT’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Erdin AYDIN’a 625 Euro (altı yüz doksan beꢀ euro),   Erdoğan OKUL’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   Güven AKA’ya 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Güven KURUKAYA’ya 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Halit ÇELĐK’e 190 Euro (yük doksan euro),   Hasan GÜNEY’e 190 Euro (yüz doksan euro),   Hasan KALDIRIM’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Hasan ULAꢁ’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Hayriye ÇAKMAK’a (AYDINER) 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Đlimdar GÜRBULAK’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Đsmail AKGÜN’e 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Đsmail Çetin’e 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Đsmail OKSAL’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Kazım SEL’e 190 Euro (yüz doksan euro),   Kemalettin YILMAZ’a 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Mahir GÖKBULUT’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Mehmet OKAY’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Mehmet YILMAZ’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Mevlüt AKLIBAꢁINDA’ya 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),     - - - - - - - - - - - Murat ALAV’a 1.260 Euro (bin iki yüz altmıꢀ euro),   Murat ZÜLFĐKAR’a 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Necdet YAVUZ’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro,   Sadık ALTUNKAYA’ya 1.070 Euro (bin yetmiꢀ euro),   Salim ER’e 190 Euro (yüz doksan euro),   Sami ÇINAR’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   Sedat AYDIN’a 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   ꢁevki YAZGAN’a 190 Euro (yüz doksan euro),   Seyfi KAYAOĞLU’na 190 Euro (yüz doksan euro),   Süleyman VARICI’ya 625 Euro (altı yüz yirmi beꢀ euro),   Ziyaver ERDEN’e 1.695 Euro (bin altı yüz doksan beꢀ euro),   ii. manevi tazminat için baꢀvuranların her birine 300 Euro (üç yüz euro);   iii.masraf ve harcamalar için baꢀvuranlara toplu olarak 5.000 Euro (beꢀ bin euro)   ödenmesine;   b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar,   Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faizin uygulanmasına;   5. Adil tazmine iliꢀkin olarak dile getirilen taleplerin reddedilmesine;   Karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM iç tüzüğünün 77 § 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 17 Temmuz 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   .   EK   BAꢀVURANLARIN ĐSĐM LĐSTESĐ   Baꢀvuru no: 74611/01   1. Dilek SATILMIꢁ (1962 doğumlu)   2. Mehmet OKAY (1962 doğumlu)   3. Necdet YAVUZ (1967 doğumlu)   4. Bilal ERTÜRK (1969 doğumlu)   5. Mahir GÖKBULUT (1963 doğumlu)   6. Burhan ÖZDEMĐR (1971 doğumlu)   7. Erdin AYDIN (1960 doğumlu)   8. Sedat AYDIN (1971 doğumlu)   9. Mehmet YILMAZ (1964 doğumlu)   10. Cemal KAR (1961 doğumlu)   11. Süleyman VARICI (1964 doğumlu)   12. Ziyaver ERDEN (1964 doğumlu)   13. Sami ÇINAR (1968 doğumlu)   14. Erdoğan OKUL (1968 doğumlu)   15. Güven KURUKAYA (1969 doğumlu)   16. Azize KARADAꢁ (DURMUꢁ) (1973 doğumlu)   17. Murat ZÜLFĐKAR (1964 doğumlu)   Baꢀvuru no: 26876/02   1. Ayhan YILMAZ (1968 doğumlu)   2. Murat ALAV (1969 doğumlu)   3. Salim ER (1960 doğumlu)   4. Hasan GÜNEY (1968 doğumlu)   5. ꢁevki YAZGAN (1968 doğumlu)   6. Dündar BOZKURT (1966 doğumlu)   7. Halit ÇELĐK(1967 doğumlu)   8. Đlimdar GÜRBÜLAK (1969 doğumlu)   9. Çetin DĐNÇER (1969 doğumlu)   10. Atila YLDIZ (1962 doğumlu)   11. Seyfi KAYAOĞLU (1970 doğumlu)   12. Hasan KALDIRIM (1968 doğumlu)   13. Kazım SEL (1970 doğumlu)   14. Đsmail OKSAL (1971 doğumlu)   Baꢀvuru no: 27628/02   1. Đsmail AKGÜN (1969 doğumlu)   2. Ziyaver ERDEN (1964 doğumlu)   3. Hasan ULAꢁ (1963 doğumlu)   4. Necdet YAVUZ (1967 doğumlu)   5. Đsmail ÇETĐN (1966 doğumlu)   6. Murat ALAV (1969 doğumlu)     7. Ali KALKAN (1968 doğumlu)   8. Ayꢀe BAꢁKAN (1968 doğumlu)   9. Güven AKA (1966 doğumlu)   10. Mevlüt AKLIBAꢁINDA (1960 doğumlu)   11. Sadık ALTUNKAYA (1966 doğumlu)   12. Kemalettin YILMAZ (1962 doğumlu)   13. Burhan ÖZDEMĐR (1971 doğumlu)   14. Erdoğan OKUL (1968 doğumlu)   15. Sedat AYDIN (1971 doğumlu)   16. Sami ÇINAR (1968 doğumlu)   17. Aykut KARPUZ (1966 doğumlu)   18. Hayriye ÇAKMAK (AYDINER) (1974 doğumlu)   19. Ayhan YILMAZ (1968 doğumlu)   15

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 16.07.2026. · Źródło