74798/01
WyrokETPCz2006-04-11ECLI:CE:ECHR:2006:0411JUD007479801
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego prowadzonego przeciwko skarżącym naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Europejskiej Konwencji Praw Człowieka?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie trwało około pięciu lat i dwóch miesięcy w pierwszej instancji, co jest okresem nadmiernym. Stwierdził, że ani złożoność sprawy, ani zachowanie skarżących nie uzasadniały tej długości. Pomimo starań władz sądowych, nie były one w stanie zapewnić stawiennictwa funkcjonariuszy policji A.Ç. i G.K. na wezwania. Rząd nie przedstawił żadnych innych ustaleń ani dowodów, które mogłyby wyjaśnić długość postępowania, co doprowadziło do wniosku o naruszeniu zasady rozsądnego terminu.Stan faktyczny
Skarżące, Fatma Karakaş i Derya Bayır, studentki w Stambule, zostały zatrzymane 15 marca 1996 roku pod zarzutem udziału w nielegalnej demonstracji i uszkodzenia mienia publicznego. Tego samego dnia zostały zwolnione. 19 marca 1996 roku prokuratura wszczęła przeciwko nim postępowanie karne. Postępowanie w pierwszej instancji trwało do 10 maja 2001 roku, kiedy to zostało zawieszone na pięć lat na mocy nowej ustawy nr 4616, przewidującej odroczenie postępowań i kar za przestępstwa popełnione do 23 kwietnia 1999 roku.Rozstrzygnięcie
Trybunał uznał skargę za dopuszczalną. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Zasądził skarżącym łącznie 4 000 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 500 euro tytułem zwrotu kosztów i wydatków. Pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia zostały oddalone.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
KARAKAꢀ VE BAYIR- TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢁvuru no: 74798/01)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Nisan 2006
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
bazı düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (74798/01) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu
ülke vatandaꢀları olan Fatma Karakaꢀ ve Derya Bayır’ın (baꢀvuranlar) 22 Haziran 2001
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM), Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin
(AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.
Baꢀvuranlar, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından A. Doğan tarafından
temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVA KOꢀULLARI
Baꢀvuranlar, sırasıyla 1972 ve 1973 doğumlu olup Đstanbul’da ikamet etmektedirler. Mart 1996 tarihinde, saat 14:00’da, Hukuk Fakültesinde okuyan baꢀvuranlar otobüs
durağına geldikleri sırada polis tarafından sorgulanmıꢀlardır. Polisler baꢀvuranların
kimliklerini kontrol etmiꢀtir. Bunun üzerine baꢀvuranlar, aynı gün öğle saatlerinde Eczacılık
Fakültesi önünde düzenlenen yasadıꢀı bir eyleme katıldıklarından ꢀüphe edilerek, Đstanbul
Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüꢀlerdir.
Baꢀvuranlar, 16 Mart 1996 tarihinde, önce Cumhuriyet Savcısı tarafından daha sonra
ise avukat eꢀliğinde Đstanbul Asliye Ceza Mahkemesi hakimi tarafından dinlenmiꢀtir.
Baꢀvuranlar suçlamaları reddetmiꢀlerdir. Aynı gün Asliye Ceza Mahkemesi hakimi
baꢀvuranların serbest bırakılmalarına karar vermiꢀtir. Mart 1996 tarihinde düzenlenen bir iddianameyle, Đstanbul Cumhuriyet Savcılığı, sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüꢀleri Hakkındaki Kanun’u ihlal ettikleri ve kamu
mallarına zarar verdikleri gerekçesiyle baꢀvuranlarla birlikte on kiꢀi aleyhine ceza davası
açmıꢀtır. Gösteri sırasında, çok sayıda resmi araç hasar görmüꢀtür. Temmuz 1996 tarihinde, baꢀvuranlar ilk duruꢀmaya katılmıꢀ ve hakim tarafından
dinlenmiꢀlerdir. Baꢀvuranlar, suçlamaları reddederek, gösteriye katılmadıklarını belirtmiꢀ ve
beraat talebinde bulunmuꢀlardır. Đstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, sanıklardan her birinin
ikametgah, medeni durum ve yaꢀ bilgilerinin tespit edilmesini istemiꢀtir. Dosya incelemesini Kasım 1996 tarihine ertelemiꢀtir.
Asliye Ceza Mahkemesi, 8 Kasım 1996 ile 10 Mayıs 2001 tarihleri arasında, iki ayda
bir dosyayı incelemiꢀ, tanıklar ve A.Ç. ve G.K. adındaki iki polis aleyhinde yakalama
müzekkeresi çıkarmıꢀtır. Tanıkların adreslerinin tespit edilebilmesi amacıyla talepte
bulunulmuꢀtur. Aralarında baꢀvuranların da bulunduğu göstericileri sorgulayan iki polisin ve
halen bulunmayan bazı sanıklar dinlenmesi amacıyla ihtarlar yapılmıꢀtır. Dosyada yer alan
unsurlardan anlaꢀıldığı üzere, kiꢀilerin kimliklerini tespit etmek üzere çağırılan A.Ç. ve G.K.
adındaki polis memurlarının yapılan ihtarlara cevap vermedikleri anlaꢀılmaktadır.
Bu dava sürerken, 12 Aralık 2000 tarihinde 4616 sayılı Kanun ilan edilmiꢀtir. Bu
Kanun, 23 Nisan 1999 tarihine kadar suçlardan dava ve cezaların ertelenmesini
öngörmektedir.
Asliye Ceza Mahkemesi bu Kanun uyarınca, esasa bakmadan davanın beꢀ yıllık bir
süre için ertelenmesine karar vermiꢀtir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar, yargılama süresinin, AĐHS’nin 6 § 1. maddesinde öngörülen “makul
süre” ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedirler.
Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik Hakkında
AĐHM, baꢀvurunun, AĐHS’nin 35 § 3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun kabul
edilemeyeceğini saptamıꢀtır. Bunun dıꢀında hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi
bulunmamaktadır.
B. Esas Hakkında
AĐHM bir dava için makul olan sürenin, davanın koꢀullarına göre ve Mahkeme’nin
içtihatlarında benimsenen kriterler, özellikle de davanın karıꢀıklığı, baꢀvuranın ve yetkili
mercilerin tutumları gözönünde bulundurularak değerlendirildiğini hatırlatır (Bkz., diğerleri
arasında, Pélissier ve Sassi –Fransa [GC], no: 25444/94, § 67, CEDH 1999-II).
Mevcut davada, değerlendirmeye alınacak dönemin 15 Mart 1996 tarihinde baꢀladığını
ve Asliye Ceza Mahkemesi’nin davanın ertelenmesine karar verdiği 10 Mayıs 2001 tarihinde
sona erdiğini not etmektedir. Bu dönem ilk derece mahkemesi için yaklaꢀık beꢀ yıl ve iki ay
sürmüꢀtür.
AĐHM daha önce buna benzer ꢀikayetlerin dile getirildiği birçok dava incelediğini ve
bunların AĐHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlali yönünde sonuçlandığını ortaya koymaktadır (Bkz.
adıgeçen Pélissier ve Sassi).
AĐHM, ne davanın karıꢀıklığının ne de baꢀvuranların tutumlarının, dava süresini
açıklamak için yeterli olduğunu gözlemlemektedir. Yetkili mercilerin tutumları ile ilgili
olarak, davayı sürdürmek adına adli makamların göstermiꢀ olduğu özene rağmen, özellikle de
A.Ç. ve G.K. adındaki polis memurlarının, yapılan ihtarlara uymasını sağlama konusunda, bu
mercilerin güçsüz olduklarını gözlemlemektedir.
AĐHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemiꢀ ve mevcut davada Hükümet’in,
dava süresini açıklayabilecek hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır. AĐHM, bu
konudaki içtihadı uyarınca, dava süresinin uzun olduğuna ve makul süre ilkesine uymadığına
kanaat getirmiꢀtir.
Sonuç olarak, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA
AĐHS’nin 41. maddesinde belirtilen unsurlar.
A. Tazminat
Baꢀvuranlar, maddi tazminat olarak 2.000 Euro (iki bin), manevi tazminat olarak ise
10.000 Euro (on bin) talep etmektedirler.
Hükümet bu iddialar karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, tespit edilen ihlalle talep edilen maddi tazminat arasında bir iliꢀki
kuramamakta ve bu nedenle bu talebi reddetmektedir. Buna karꢀılık, baꢀvuranlara toplu olarak
4.000 Euro (dört bin) manevi tazminat ödenmesinin uygun olacağı kanaatindedir.
B. Masraf ve Harcamalar
Baꢀvuranlar, AĐHM nezdinde yapılan masraf ve harcamalar için 5.800 Euro (beꢀ bin
sekiz yüz) talep etmektedir. Baꢀvuranlar, bununla ilgili olarak her hangi bir belge
sunmamaktadırlar.
Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, ancak gerçekten yapılan ve makul bir miktardaki masraf ve harcamaların geri
ödenebileceğini hatırlatır. Mevcut davada, elindeki mevcut unsurlar doğrultusunda ve
belirtilen kriterler dikkate alındığında, AĐHM tüm masraf ve harcamalar için baꢀvuranlara
toplu olarak 500 Euro (beꢀ yüz) ödenmesinin makul olduğuna karar vermiꢀtir.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKCELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun geri kalanının kabul edilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay
içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü
vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvuranlara manevi tazminat için
4.000 Euro (dört bin) ve masraf ve harcamalar için 500 Euro (beꢀ yüz) ödenmesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar
Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç
puan fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3
maddesine uygun olarak 11 Nisan 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło