75942/01
WyrokETPCz2007-06-26ECLI:CE:ECHR:2007:0626JUD007594201
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania o odszkodowanie za bezprawne pozbawienie wolności naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że postępowanie o odszkodowanie za bezprawne pozbawienie wolności trwało nadmiernie długo, naruszając zasadę rozsądnego terminu z art. 6 ust. 1 Konwencji. Opóźnienia były spowodowane głównie przez władze krajowe, w tym przez długie oczekiwanie na akta sprawy z sądu bezpieczeństwa państwa, wielokrotne odraczanie rozpraw przez sędziego bez uzasadnienia oraz brak aktywnego działania sądu w celu skompletowania akt. Trybunał podkreślił szczególną wagę spraw dotyczących odszkodowania za pozbawienie wolności, co wymagało szybszego rozpatrzenia.Stan faktyczny
Skarżący, Emin Bayhan, został zwolniony z aresztu w 1999 roku po tym, jak był przetrzymywany od czerwca 1998 do kwietnia 1999. We wrześniu 1999 roku złożył wniosek o odszkodowanie za bezprawne pozbawienie wolności na podstawie prawa krajowego. Postępowanie o odszkodowanie trwało od września 1999 do marca 2005 roku, z licznymi opóźnieniami spowodowanymi przez sądy krajowe, w tym brakiem akt z Sądu Bezpieczeństwa Państwa i wielokrotnymi odroczeniami rozpraw. Ostatecznie przyznano mu odszkodowanie, ale skarżył się na przewlekłość tego postępowania.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Zasądził na rzecz skarżącego 1 500 EUR tytułem szkody niemajątkowej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. 4. Oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
BAYHAN - TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no: 75942/01)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG Haziran 2007
İşbu karar AİHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup,
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
__________________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (75942/01) başvuru no’lu davanın nedeni bu ülke
vatandaşı Emin Bayhan’ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 3 Ekim 2001
tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) Temel İnsan Haklarını güvence altına
alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi (AİHM) önünde İzmir barosu avukatlarından T. Aslan tarafından temsil
edilmektedir.
OLAYLAR doğumlu başvuran İzmir’de ikamet etmektedir. Haziran 1999 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) başvuranı serbest
bırakmıştır. Bu süreçte başvuran 24 Haziran 1998 ve 29 Nisan 1999 tarihleri arasında tutulu
bulundurulmuştur.
Başvuran 10 Eylül 1999 tarihinde 466 sayılı Kanun’a dayalı olarak maruz kaldığı zararların
giderilmesi talebiyle İzmir Ağır ceza mahkemesine başvurmuştur. Ekim 1999 ve 17 Nisan 2000 tarihleri arasında DGM’den dava dosyası gelmediği
gerekçesiyle hakim dosyanın incelenmesini altı kez ertelemiştir. Nisan 2002 tarihinde Ağır ceza mahkemesi maruz kaldığı zararın giderilmesi bakımından
başvurana 1.168.392.150 TL. (yaklaşık 1040 Euro) tazminat ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay tazminat miktarının yetersiz olduğu gerekçesiyle 8 Temmuz 2003 tarihinde bu kararı
bozmuştur.
Ağır ceza mahkemesi 12 Kasım 2003’te öngörülen tazminatı yükselterek başvurana
2.918.392.150 TL. (yaklaşık 2.920 Euro) ödenmesini kararlaştırmıştır. Yargıtay 21 Mart 2005
tarihinde bu kararı onamıştır.
HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS’NİN 6 § 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran yargı sürecinin uzunluğunun AİHS’nin 6 § 1. maddesinde öngörülen «makul süre»
ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
AİHM, AİHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca başvurunun dayanaktan yoksun olmadığı tespitini
yapmaktadır. Ayrıca hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.
B. Esas hakkında
AİHM yargı sürecinin uzunluğunun dava koşullarını müteakip ve mahkemenin yerleşik
içtihadından ileri gelen kıstaslar ışığında ve özellikle davanın karmaşık oluşu, başvuranın ve
yetkililerin tutumu ile davanın ilgililer açısından taşıdığı önem doğrultusunda
değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz. Frydlender-Fransa kararı, no: 30979/96).
Bu başvuruda, davanın özel karmaşık bir yapısı bulunmamaktadır ve başvuranın tutumu bu
sürecin uzamasına neden olmamıştır.
Yetkili mercilerin tutumu ile ilgili olarak AİHM, davanın soruşturulmasındaki boşluklarda
hakimin rol oynadığını gözlemlemektedir. Bu bağlamda, Devlet Güvenlik Mahkemesi
yaklaşık sekiz ayda dava dosyasını iletmiş ve hakim davanın incelenmesini altı defa
ertelemiştir. Hakim 26 Eylül 2000 tarihinde gerekçe belirtmeksizin ceza sürecine değin
dosyanın iletilmesini istemiş bu ise süreyi yaklaşık beş ay uzatmıştır. Hakim sözkonusu
bekleme süresinde dosyanın tamamlanmasıyla uğraşmamıştır. AİHM benzer taleplerin –
başvuranın mali durumunun araştırılmasında da olduğu gibi – belirgin bir gerekçe olmaksızın
pek çok kez tekrarlandığını not etmektedir. Böylelikle hakim eş zamanlı çözümlenmesi
gereken bir durumu ardı ardına gelen işlemlerle uzatmıştır. Son olarak davanın uzun bir
soruşturmaya dayanması kararını veren hakim dört kez yer değiştirmiştir.
AİHM özgürlükten mahrum bırakılmanın yol açtığı zararla ilintili mevcut başvurunun özel bir
önemi haiz olduğuna itibar etmektedir.
Mahkemeye sunulan bütün delillerin incelenmesinden ve mahkemenin bu yöndeki yerleşik
içtihadı doğrultusunda AİHM, sözkonusu sürecin uzunluğunun aşırı olduğu ve «makul süre»
zorunluluğunu karşılamadığı sonucuna varmaktadır. Bu nedenle 6 § 1. madde ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI
A. Tazminat
Başvuran uğradığı maddi zarar için 2.000, manevi zarar için 5.000 Euro tazminat talep
etmektedir.
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.
AİHM, ihlal tespiti ile öne sürülen maddi zarar arasında hiçbir illiyet bağı kurulamadığından
bu talebi reddetmektedir.
Bununla birlikte başvuranın uğradığı manevi zarar için hakkaniyete uygun olarak 1.500 Euro
ödenmesini uygun görmektedir.
B. Masraf ve harcamalar
Başvuran iç hukukta ve AİHM önünde yapmış olduğu harcamalar için 3.650 Euro talep
etmektedir.
Hükümet bu miktara itiraz etmektedir.
AİHM, mahkemeye sunulan deliller ve bu yöndeki yerleşik içtihat ışığında masraf ve
harcamalar için başvurana 1.000 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.
C. Gecikme Faizi
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı
faiz oranına 3 puanlık bir artış eklenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf
tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin başvurana manevi zarar için 1.500 (bin beş yüz) Euro,
yargı giderleri için 1.000 (bin) Euro ödemesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin
uygulanmasına;
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.
maddelerine uygun olarak 26 Haziran 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło