7605/05

WyrokETPCz2009-07-16ECLI:CE:ECHR:2009:0716JUD000760505

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość tymczasowego aresztowania trwającego 11 lat, uzasadnianego ogólnikowymi sformułowaniami, naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie lub zwolnienia na czas postępowania z art. 5 ust. 3 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że 11-letni okres tymczasowego aresztowania był nadmierny. Kluczowe było stwierdzenie, że sądy krajowe przedłużały aresztowanie, posługując się „identycznymi i szablonowymi sformułowaniami”, takimi jak „biorąc pod uwagę charakter przestępstwa i stan dowodów”, co nie stanowiło wystarczającego i konkretnego uzasadnienia dla tak długiego pozbawienia wolności. Trybunał podkreślił, że brak konkretnych i indywidualnych powodów dla dalszego aresztowania prowadzi do naruszenia art. 5 ust. 3 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Ahmet Akif Mücek, obywatel Turcji, został aresztowany 26 listopada 1995 r. pod zarzutem członkostwa w nielegalnej organizacji zbrojnej (Dev-Yol) i działań naruszających porządek konstytucyjny państwa. Został tymczasowo aresztowany 8 grudnia 1995 r. i przebywał w areszcie przez 11 lat, do 30 listopada 2006 r., kiedy to został zwolniony w oczekiwaniu na proces. Sądy krajowe przedłużały jego aresztowanie, używając ogólnikowych uzasadnień.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza dopuszczalność skargi. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. Zasądza na rzecz skarżącego 9 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe. Zasądza na rzecz skarżącego 1 000 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. Oddala pozostałe roszczenia skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   A V R U P A   OF E U R O P E   KONSEYİ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   MÜCEK – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 7605/05)   KARAR   STRAZBURG   Temmuz 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________________   © T.C. Dıꢀ iꢀ leri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel   Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak   belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi   ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı Ahmet Akif Mücek’in (baꢀvuran) Avrupa Đnsan   Hakları Mahkemesi’ne, 4 ꢁubat 2005 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin   Korunmasına Dair Sözleꢀme’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine yaptığı   7605/05 sayılı baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde, Đstanbul Barosu   avukatlarından H. ꢁenses tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran, 1960 doğumludur ve Kandıra’da ikamet etmektedir.   Baꢀvuran, yasadıꢀı bir örgüt (Dev-Yol) üyesi olduğu ꢀüphesiyle 26 Kasım 1995’te   Đstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ꢁubesi’nde görevli polis memurları tarafından   gözaltına alınmıꢀtır. Baꢀvuran, 8 Aralık 1995’te Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi yedek   hakimliği tarafından tutuklanmıꢀtır. Baꢀvuran ile diğer on iki sanık hakkında Đstanbul Devlet   Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı’nın 9 Mayıs 1996 tarihli iddianamesiyle dava   açılmıꢀtır. Cumhuriyet Savcısı, Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca, baꢀvuranı   yasadıꢀı silahlı bir örgütün üyesi olmakla ve devletin anayasal düzenini bozan eylemlerde   bulunmakla suçlamıꢀtır.   Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi huzurunda yargılama baꢀlamıꢀtır. Mahkeme,   takip eden duruꢀmalarda, iddia konusu suçun niteliği ve kanıtların durumu nedeniyle   baꢀvuranın serbest bırakılma taleplerini reddetmiꢀtir. 7 Mayıs 2004’te, anayasada yapılan bir   değiꢀiklikle DGM’ler kaldırılmıꢀ ve baꢀvuranın davası Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne   devredilmiꢀtir. Baꢀvuran, 30 Kasım 2006’da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıꢀtır.   HUKUK   Baꢀvuran, AĐHS’nin 5/3 maddesi uyarınca, yargılama öncesi tutukluluk konusunda   ꢀikayetçi olmuꢀtur.   Hükümet, AĐHM’den, AĐHS’nin 35/1 maddesi uyarınca iç hukuk yollarının   tüketilmediği gerekçesiyle baꢀvurunun reddedilmesini talep etmiꢀtir. Hükümet, Köse/Türkiye   (no. 50177/99) davasında AĐHM’nin verdiği karara atıfta bulunarak, baꢀvuranın eski Ceza   Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 292. ve 304. maddeleri uyarınca devam eden tutukluluk   haline itiraz etmediğini ileri sürmüꢀtür. AĐHM, daha önceki benzer davalarda Hükümet’in ön   itirazını inceleyip reddettiğini hatırlatır (Koꢀti ve Diğerleri / Türkiye, no. 74321/01). AĐHM,   bu baꢀvuruda, yukarıda adı geçen davada vermiꢀ olduğu karardan ayrılmasını gerektirecek   herhangi bir özel koꢀul bulunmadığı kanaatindedir. Sonuç olarak, AĐHM, Hükümet’in ön   itirazını reddeder.   AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu baꢀvurunun dayanaktan yoksun olmadığını   kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   AĐHM, AĐHS’nin 5/3 maddesi uyarınca yapılan ꢀikayetin esasıyla ilgili olarak,   baꢀvuranın yargılama öncesi tutukluluk süresinin yakalandığı 26 Kasım 1995 tarihinde   baꢀlayıp tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı 30 Kasım 2006 tarihinde sona erdiğini   gözlemlemektedir. Dolayısıyla, gözönünde bulundurulması gereken süre on bir yıldır. Bu süre   içerisinde, yerel mahkemeler, “suçun niteliği ve kanıtların durumu gözönünde   bulundurularak” gibi birbirinin aynı ve kalıplaꢀmıꢀ ifadeler kullanarak baꢀvuranın tutukluluk   süresini uzatmıꢀtır. AĐHM, mevcut baꢀvurudakine benzer sorunlar içeren davalarda sıklıkla   AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlalini tespit etmiꢀtir (Atıcı / Türkiye, no. 19735/02; Solmaz /   Türkiye, no. 27561/02; Dereci / Türkiye, no. 77845/01 ve Taciroğlu / Türkiye, no. 25324/02).   Elindeki belgelerin tamamını inceleyen AĐHM, sözkonusu davada farklı bir sonuca varması   için Hükümet’in ikna edici herhangi bir kanıt veya iddia ortaya koymadığı kanaatindedir.   AĐHM, yukarıdaki bilgiler ıꢀığında, baꢀvuranın yargılama öncesi tutukluluk süresinin   AĐHS’nin 5/3 maddesine aykırı olduğu sonucuna varmıꢀtır. Dolayısıyla, AĐHS’nin 5/3   maddesi ihlal edilmiꢀtir.   Baꢀvuran, maddi tazminat olarak 436,000 Türk Lirası (yaklaꢀık 203,000 Euro),   manevi tazminat olarak ise 1,000,000 Türk Lirası (yaklaꢀık 467,000 Euro) talep etmiꢀtir.   Baꢀvuran ayrıca, yerel mahkemeler önünde yapmıꢀ olduğu yargılama masraf ve giderleri için   81,000 Türk Lirası (yaklaꢀık 37,000 Euro), AĐHM önündeki yargılama masraf ve giderleri   için ise 10,000 Euro talep etmiꢀtir. Hükümet, bu taleplere itiraz etmiꢀtir.   Tespit edilen ihlalle talep edilen maddi tazminat arasında herhangi bir illiyet bağı   bulunmadığını kaydeden AĐHM bu talebi reddeder. Ancak, AĐHM, baꢀvuranın tek baꢀına   tespit edilen ihlalle telafi edilemeyecek düzeyde manevi zarar görmüꢀ olabileceği   kanaatindedir. Bu nedenle, AĐHM, adil temellere dayanarak, baꢀvurana 9,000 Euro   ödenmesine karar verir. Baꢀvuranın yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin talepleriyle ilgili   olarak, içtihadını, elindeki belgeleri ve yukarıdaki ölçütleri gözönünde bulunduran AĐHM,   yerel mahkemeler önünde yapılan yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin talebi reddeder ve   AĐHM önündeki yargılama masraf ve giderleri için 1,000 Euro ödenmesine karar verir.   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;   3. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten   itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na   çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet   tarafından baꢀvurana manevi tazminat olarak 9,000 Euro (dokuz bin Euro), yargılama   masraf ve giderleri için 1,000 Euro (bin Euro) ödenmesine;   (b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin   yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal   kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragrafları gereğince 16 Temmuz 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   3

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło