7638/02;24146/04
WyrokETPCz2009-03-03ECLI:CE:ECHR:2009:0303JUD000763802
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy zatrzymanie przez policję bez kontroli sądowej, brak skutecznego środka odwoławczego oraz brak dostępu do adwokata w początkowej fazie zatrzymania naruszyły odpowiednio art. 5 ust. 3, art. 5 ust. 5 oraz art. 6 ust. 1 w związku z art. 6 ust. 3 lit. c Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje ugruntowane orzecznictwo, w tym sprawę Brogan i inni przeciwko Zjednoczonemu Królestwu, podkreślając ścisłe ograniczenia czasowe dla zatrzymania bez kontroli sądowej. Stwierdził, że zatrzymanie skarżącej przez policję przez pięć dni bez doprowadzenia jej przed sędziego lub inny organ sądowy było niezgodne z art. 5 ust. 3. W odniesieniu do braku skutecznego środka odwoławczego za niezgodne z prawem zatrzymanie, Trybunał odwołał się do swojego stałego orzecznictwa (m.in. Saraçoğlu i inni przeciwko Turcji), nie znajdując podstaw do odstąpienia od niego, co doprowadziło do stwierdzenia naruszenia art. 5 ust. 5. Co do braku dostępu do adwokata, Trybunał powołał się na wyrok Salduz przeciwko Turcji, uznając, że w niniejszej sprawie nie ma szczególnych okoliczności uzasadniających odmienny wniosek, co skutkowało naruszeniem art. 6 ust. 1 w związku z art. 6 ust. 3 lit. c.Stan faktyczny
Skarżąca, Sakine Aba, urodzona w 1965 roku i mieszkająca w Stambule, została zatrzymana w dniach 2-7 kwietnia 2001 r. pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji. W trakcie pięciodniowego zatrzymania policyjnego była przesłuchiwana przez policję, prokuratora i sędziego śledczego bez obecności adwokata. Jej zeznania zostały następnie wykorzystane do skazania jej przez sąd pierwszej instancji.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Uznał pozostałą część skarg za dopuszczalną.
2. Stwierdził naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji.
3. Stwierdził naruszenie art. 5 ust. 5 Konwencji.
4. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 w związku z art. 6 ust. 3 lit. c Konwencji w odniesieniu do braku dostępu skarżącej do adwokata podczas zatrzymania policyjnego.
5. Zasądził na rzecz skarżącej 3 000 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1 500 euro tytułem kosztów i wydatków (po odliczeniu 850 euro pomocy prawnej otrzymanej od Rady Europy).
6. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
ABA/TÜRKĐYE
(Baꢀvuru no. 7638/02 ve 24146/04)
KARAR
STRAZBURG Mart 2009
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
____________________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıꢀ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam
olarak belirtilmiꢀ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koꢀulu ile Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla
alıntılanabilir.
USULĐ ĐꢀLEMLER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 7638/02 ve 24146/04 no’lu davanın
nedeni T.C. vatandaꢀı Sakine Aba’nın (“baꢀvuran”), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne
sırasıyla 12 Eylül 2001 ve 5 Mayıs 2004 tarihlerinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel
Özgürlükler Sözleꢀmesi’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Đstanbul Barosu avukatlarından A.A. Talipoğlu tarafından temsil edilmiꢀtir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuran, 1965 doğumludur ve Đstanbul’da yaꢀamaktadır. Yasadıꢀı bir örgüte üye
olduğu ꢀüphesiyle yakalanmıꢀ ve polis tarafından gözaltına alınmıꢀtır. Gözaltında tutulduğu
süre boyunca avukat yardımı almadan sırasıyla polis, Cumhuriyet Savcısı ve sorgu hakimi
tarafından sorgulanmıꢀtır. Verdiği ifadeler, müteakiben birinci derece mahkemesi tarafından
mahkum edilmesi için kullanılmıꢀtır.
Baꢀvuruna iliꢀkin bilgiler, aꢀağıda kaydedilen tabloda görülmektedir:
Gözaltına alınma
tarihi
Polis tarafından
sorgulanma tarihi
Cumhuriyet Savcısı Yargıtay nihai
ve sorgu hakimine
ifade verme tarihi
kararının tarihi
(Arama, yakalama ve 3 Nisan 2001
el koyma tutanağına Nisan 2001 Aralık 2003
göre) 2 Nisan 2001 –
Nisan
(tutuklanma tarihi)
HUKUK
Baꢀvuran, AĐHS’nin 5/3 maddesine dayanarak polis tarafından gözaltında tutulma
süresinin, makul süre kuralına uygun olmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur. Ayrıca AĐHS’nin 5/5
maddesine dayanarak, polis tarafından gözaltında tutulduğu sürenin telafisini talep
edebileceği bir iç hukuk yolunun mevcut olmadığını ileri sürmüꢀtür. Son olarak, AĐHS’nin 6.
maddesinin 3. paragrafının (c) fıkrasına dayanarak aynı süre içerisinde avukat yardımı
alamadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvuranın ꢀikayetlerinin
dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da
ꢀikayetlerin kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit eder. Bu nedenle, kabuledilebilir
niteliktedirler.
AĐHM, AĐHS’nin 5/3 maddesi kapsamında yapılan ꢀikayet hususunda baꢀvuranın
polis tarafından 5 gün süreyle gözaltına alındığını kaydeder. Brogan ve Diğerleri/Đngiltere
davasında (29 Kasım 1988, 62. paragraf, A Serisi no. 145-B) adli kontrol olmaksızın dört gün
altı saat süren gözaltının, esas olarak toplumu terörizme karꢀı koruma amacını gütse dahi,
AĐHS’nin 5/3 maddesi bağlamındaki katı zaman sınırlamalarına uymadığına hükmettiğini
hatırlatır. AĐHM, mevcut davada, baꢀvuranı bir hakim ya da adli yetki sahibi bir baꢀka
makam önüne çıkarmaksızın 5 gün süreyle gözaltında altında tutmanın gerekli olduğunu
kabul etmemektedir. Dolayısıyla, AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuranın, AĐHS’nin 5/5 maddesi uyarınca telafi arayabileceği bir iç hukuk yolunun
olmaması yönündeki ꢀikayeti konusunda, AĐHM, mevcut davayı incelemiꢀ ve bu husustaki
yerleꢀik içtihadından ayrılmasını gerektirecek özel koꢀullar tespit etmemiꢀtir (bkz., Saraçoğlu
ve Diğerleri/Türkiye, no. 4489/02, paragraflar 50-53, 29 Kasım 2007; Sinan Tanrıkulu ve
Diğerleri/Türkiye, no. 50086/99, 50. paragraf, 3 Mayıs 2007; Medeni Kavak/Türkiye, no.
13723/02, 34. paragraf, 3 Mayıs 2007). Dolayısıyla, AĐHS’nin 5/5 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Son olarak, baꢀvuranın polis tarafından gözaltında tutulduğu sırada avukat yardımı
alamamasına iliꢀkin ꢀikayeti hususunda AĐHM, Salduz/Türkiye davasında benzer bir ꢀikayeti
incelemiꢀ ve AĐHS’nin 6/1 maddesi ile birlikte 6. maddesinin 3. paragrafının (c) fıkrasının
ihlal edildiğini tespit etmiꢀ olduğunu gözlemler ([BD], no. 36391/02, paragraflar 56-62, 27
Kasım 2008). Mevcut davada, yukarıda kaydedilen Salduz kararında vardığı sonuçtan farklı
bir sonuca varmasına neden olacak özel koꢀullar bulunmamaktadır. Bu nedenle, AĐHS’nin 6.
maddesinin 3. paragrafının (c) fıkrası ile birlikte 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuran, adil tatmin hususunda, 423 Euro tutarında maddi tazminat ve 50,000 Euro
tutarında manevi tazminat talep etmiꢀtir. Ayrıca, Đstanbul Barosu’nun avukatlık ücret
çizelgesini dayanak göstererek kendi avukatının ücreti için 4,772 Euro ve yargılama masraf ve
giderleri için 583 Euro talep etmiꢀtir.
Tespit edilen ihlal ve talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı bulunmadığı
sonucuna varan AĐHM, talebi reddeder. Ancak, hakkaniyet temelinde, manevi tazminat olarak
baꢀvurana 3,000 Euro ödenmesine karar verir.
AĐHM ayrıca en uygun telafi yolunun, talep etmesi halinde baꢀvuranın AĐHS’nin 6/1
maddesinin gereklerine uygun olarak yeniden yargılanması olacağı kanaatindedir (bkz.,
mutatis mutandis, Gençel/Türkiye, no. 53431/99, 27. paragraf, 23 Ekim 2003, ve Salduz, 72.
paragraf).
Đlgili içtihadına göre ve kendisine sunulan belgeler ıꢀığında AĐHM, baꢀvurana
yargılama masraf ve giderleri için Avrupa Konseyi’nden alınan 850 Euro’luk adli yardım
düꢀülmek üzere 1,500 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.
AĐHM son olarak gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi
kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık artıꢀ eklenerek belirlenmesi gerektiği
kanaatindedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Baꢀvuruların kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 5/5 maddesinin ihlal edildiğine;
4. Baꢀvuranın polis tarafından gözaltında tutulduğu sırada avukat yardımı alamaması
hususunda AĐHS’nin 6/1 maddesi ile birlikte 6. maddesinin 3. paragrafının (c) fıkrasının ihlal
edildiğine;
5. (a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere Sorumlu
Devlet tarafından baꢀvurana, aꢀağıda kaydedilen meblağların ödenmesine;
(i) Manevi tazminat olarak 3,000 Euro (üç bin Euro) ve uygulanabilecek her tür vergi;
(ii)Yargılama masraf ve giderleri için Avrupa Konseyi’nden alınan 850 Euro’luk adli
yardım düꢀülmek üzere 1,500 Euro ve uygulanabilecek her tür vergi;
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının
üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragrafları gereğince 3 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
3
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło