76481/01

WyrokETPCz2006-06-13ECLI:CE:ECHR:2006:0613JUD007648101

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, zasądzonego przez sądy krajowe, nałożyło na skarżącą nieproporcjonalne i nadmierne obciążenie. To opóźnienie, w połączeniu z ogólnym czasem trwania postępowania, zakłóciło sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu publicznego a poszanowaniem prawa skarżącej do mienia. Trybunał odwołał się do swojego wcześniejszego orzecznictwa w podobnych sprawach, w których stwierdzono naruszenia art. 1 Protokołu nr 1 w związku z opóźnieniami w wypłacie odszkodowań wywłaszczeniowych.
Stan faktyczny
W 1992 roku tureckie władze wywłaszczyły działkę skarżącej, Fatmy Topakgöz, w Iskenderun w celu budowy autostrady. Powstał spór co do wysokości odszkodowania. Sąd krajowy w 1998 roku zasądził dodatkowe odszkodowanie w wysokości 2 610 000 000 TL wraz z odsetkami w wysokości 50% rocznie, licząc od daty przeniesienia własności. Sąd Kasacyjny podtrzymał tę decyzję w 1999 roku. Dodatkowe odszkodowanie, które wraz z odsetkami wyniosło 7 568 550 000 TL, zostało wypłacone skarżącej dopiero 9 sierpnia 2000 roku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę dotyczącą opóźnienia w wypłacie dodatkowego odszkodowania na podstawie art. 1 Protokołu nr 1 oraz skargę na podstawie art. 6 ust. 1 Konwencji za dopuszczalne. 2. Uznał pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 3. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji. 4. Uznał, że nie ma potrzeby odrębnego badania istoty skargi na podstawie art. 6 ust. 1 Konwencji. 5. Stwierdził, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 6. Zasądził na rzecz skarżącej 2 344 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków, wraz z odsetkami za zwłokę. 7. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   TOPAKGÖZ - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:76481/01)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   HAZĐRAN 2006   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecek olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 76481/01 baꢀvuru no’lu davanın nedeni, Türk   vatandaꢀı Fatma Topakgöz’ün (Baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 31   Ekim 2000 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleꢀmesi’nin (AĐHS)   34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran, Ankara Barosu avukatlarından   Tekin Akıllıoğlu, Adil Aktay ve Mustafa Nerse tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Karayolları Genel Müdürlüğü (Đdare), 1992 yılında Đskenderun’da otoyol inꢀaatı için   baꢀvurana ait arsayı kamulaꢀtırmıꢀtır.   Ödenen tutar üzerinde anlaꢀmazlık doğunca baꢀvuran, Đskenderun Asliye Hukuk   Mahkemesi’ne kamulaꢀtırma bedelinin artırılması talebiyle baꢀvuruda bulunmuꢀtur.   Đskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi, 30 Kasım 1998 tarihli kararla Topakgöz’ü haklı   bulmuꢀ ve malın Đdare’ye devredildiği tarihten itibaren iꢀlemeye baꢀlayan yıllık % 50   oranında gecikme faizi ile birlikte 2.610.000.000 TL ek kamulaꢀtırma bedelinin baꢀvurana   ödenmesine karar vermiꢀtir.   Yargıtay, 12 Nisan 1999 tarihli kararla bu kararı onamıꢀtır.   Faizle birlikte o tarihte 7.568.550.000, TL olan ek kamulaꢀtırma bedeli, baꢀvurana 9   Ağustos 2000 tarihinde ödenmiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   HAKKINDA   Baꢀvuran, 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin iki açıdan ihlal edildiğini iddia   etmektedir. Baꢀvuran ilk olarak, 1992 yılında belirlenen ilk tazminatın, arsanın mülkiyeti   Devlet’e geçtikten sonra, 1996 yılında ödendiğine dikkati çekmektedir. Baꢀvuran son olarak,   daha sonraki yargılama sonucunda karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmeyi dile   getirmektedir. Bu konuda, daha önceki ödemedeki gecikme dolayısıyla herhangi bir gecikme   faizinin ödenmemesi ve Türkiye’deki yüksek enflasyon oranına göre verilen faizlerin yetersiz   olması nedeniyle gecikmenin telafi edilmediğini savunmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   AĐHM, ꢀikayetin ilk kısmı konusunda baꢀvuranın kamulaꢀtırma kararının tapu sicil   kaydına iꢀlenmesinden sonra geçen ilk dört sene boyunca herhangi bir zarara uğradığını   ortaya koyma durumunda olmadığını not etmektedir. Her ne olursa olsun, ulusal mahkemeler   önünde ꢀikayetini ileri sürmek için baꢀvuran tarafından hiçbir adım atılmadığından dolayı,   ꢀikayetin bu kısmı iç hukuk yollarının tüketilmemesi gerekçesine ters düꢀmemektedir.   Dolayısıyla AĐHM, davayı sadece ek tazminatın ödenmesindeki gecikmeye iliꢀkin ꢀikayet   açısından inceleyecektir.   Bu bağlamda Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmemesini ileri sürmektedir.   Baꢀvuran, ne ꢀikayetini ulusal mahkemeler önünde dile getirmiꢀ ne de Borçlar Kanunu’nun   105. maddesinin sunduğu hukuk yolunu kullanmıꢀtır.   Baꢀvuran bu savlara itiraz etmektedir.   AĐHM, baꢀvuranın ꢀikayetlerine benzer ꢀikayetler konusunda, teoride varolan tek   baꢀvuru yolunun Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi olduğunu kabul etmektedir. Ancak   AĐHM’yi sözkonusu baꢀvuru yolunun etkili olmadığı sonucuna varmaya iten gerekçelerden   dolayı (Aka-Türkiye kararı), bu bağlamda yapılan itiraz reddedilmelidir.   AĐHM, içtihadından çıkan kriterler ıꢀığında (Bkz. özellikle Akkuꢀ kararı) ve elinde   bulunan unsurları gözönünde bulundurarak, ꢀikayetin bu kısmının esastan incelenmesi   gerektiğine kanaat getirmektedir. Sonuç itibariyle AĐHM, baꢀvurunun hiçbir kabul   edilemezlik gerekçesiyle çeliꢀmediğini tespit etmektedir.   B. Esas Hakkında   AĐHM, daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren baꢀka davaları da   incelemiꢀ ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır (Bkz. Akkuꢀ   kararı ve Aka kararı).   AĐHM, mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak   hiçbir tespit ve delil sunmadığına kanaat getirmektedir. Ulusal mahkemelerin kararına göre   kamulaꢀtırmayı yapan Đdare tarafından baꢀvurana verilmesi gereken ek tazminatın   ödenmesindeki gecikme, baꢀvuranı, mülkünün kamulaꢀtırılmasına ilaveten ayrı bir zarara   daha sokmuꢀtur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AĐHM’yi,   baꢀvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında   hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak   zorunda kaldığı yönünde düꢀünmeye sevk etmektedir.   Sonuç olarak, 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, 1992 yılında kamulaꢀtırma kararının tapu sicil kaydına iꢀlenmesiyle   baꢀlayan ve 2000 yılının Ağustos ayında ek tazminatın ödenmesiyle son bulan kamulaꢀtırma   iꢀlemi süresinin, AĐHS’nin 6§1 maddesini ihlal etmesinden ꢀikayetçi olmaktadır.   AĐHM, bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35§3 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun   olduğunun söylenemeyeceğine kanaat getirmektedir. Baꢀka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi   bulunmamaktadır. Ancak, AĐHM 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi alanında vardığı sonucu   gözönüne alarak, ivedilik sorununu 6§1 maddesi açısından da yeniden incelemeye gerek   olmadığına kanaat getirmektedir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat, Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuran, 9 Aralık 2003 tarihli yazılı görüꢀlerinde, baꢀvurusunda daha önce dile   getirdiği iddialarını yinelemektedir. Böylece 2.994 Amerikan Doları tutarındaki maddi   zararının karꢀılanması gerektiğini ileri sürmektedir.   Buna karꢀın baꢀvuran, baꢀvuru formunda, rakam belirtmeksizin manevi zararının ve   AĐHM ile ulusal mahkemeler önünde yaptığı masraf ve harcamalarının da karꢀılanmasını   istemiꢀtir.   AĐHM, Akkuꢀ kararında benimsenen hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak   ve ilgili ekonomik veriler ıꢀığında, baꢀvurana maddi tazminat adı altında istenilen 2.994   Dolar’ın yani 2.344 Euro’nun ödenmesine karar vermiꢀtir.   AĐHM, manevi zarar için, dava koꢀullarında, ihlal tespitinin yeterli adil tazmin   oluꢀturduğuna kanaat getirmektedir.   AĐHM, masraf ve harcamalar konusunda, AĐHS’nin 41. maddesi bakımından yalnızca   gerçekten yapıldığı ve makul tutarda olduğu ortaya konulan masrafların ödendiğini   hatırlatmaktadır (Bkz. diğerleri arasında Nikolova-Bulgaristan).   Bu durumda, talebi belgelerle ortaya konulmamıꢀ olsa da, AĐHM Đçtüzüğü’nün 60.   maddesi gereğince yapılan bütün masraflar için baꢀvurana 1.000 Euro ödenmesinin uygun   olacağına kanaat getirmektedir.   C. Gecikme faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına 3 puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesine göre ek tazminatın geç ödenmesine iliꢀkin yapılan   ꢀikayet ve AĐHS’nin 6§1 maddesine göre yapılan ꢀikayetin kabuledilebilir olduğuna;   2. Baꢀvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   3. 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   4. AĐHS’nin 6§1 maddesine göre yapılan ꢀikayetin esasını ayrıca incelemeye gerek   olmadığına;   5. Đhlal sonucunun manevi zarar için tek baꢀına adil tazmin oluꢀturduğuna;   6. a) AĐHS’nin 44§2 maddesi uyarınca, kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve Savunmacı   Hükümet tarafından baꢀvurana;   i. maddi tazminat için 2.344 (iki bin üç yüz kırk dört) Euro;   ii. masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro;   iii. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödenmesine,   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet’in,   Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eꢀit   oranda faiz uygulanmasına;   7. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77§§ 2 ve 3   maddesine uygun olarak 13 Haziran 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło