76719/01

WyrokETPCz2006-06-13ECLI:CE:ECHR:2006:0613JUD007671901

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, w kontekście wysokiej inflacji, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, ustalone przez sądy krajowe, spowodowało skarżącemu dodatkową szkodę. Wskazał, że to opóźnienie, w połączeniu z ogólną długością postępowania i wysoką inflacją w Turcji, nałożyło na skarżącego nadzwyczajne i nieproporcjonalne obciążenie. Takie obciążenie naruszyło sprawiedliwą równowagę, która powinna istnieć między wymogami interesu ogólnego a ochroną prawa własności, prowadząc do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
W 1993 roku Generalna Dyrekcja Dróg w Turcji wywłaszczyła nieruchomość należącą do Mustafy Yıldırıma w İskenderun pod budowę autostrady. Skarżący zakwestionował wysokość odszkodowania, a sąd krajowy (İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi) w 1997 roku zasądził dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami. Decyzja ta została potwierdzona przez Sąd Kasacyjny (Yargıtay) w 1998 roku. Dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami zostało wypłacone skarżącemu dopiero w maju 2000 roku, co stanowiło znaczne opóźnienie od daty wywłaszczenia i orzeczenia sądów krajowych.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza, że skarga dotycząca opóźnienia w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie oraz skarga dotycząca art. 6 § 1 Konwencji są dopuszczalne. Stwierdza, że pozostała część skargi jest niedopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Stwierdza, że nie ma potrzeby badania skargi dotyczącej art. 6 § 1 Konwencji. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Zasądza na rzecz skarżącego 13 406 EUR tytułem szkody majątkowej. Zasądza na rzecz skarżącego 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. Odrzuca pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   MUSTAFA YILDIRIM-TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 76719/01)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2006   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 76719/01 baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu   ülke vatandaꢀı olan Mustafa Yıldırım’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne   (AĐHM) 10 Ekim 2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesinin Temel Đnsan Haklarını   güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, AĐHM önünde Ankara Barosu avukatlarından Tekin Akıllıoğlu, Adil Aktay   ve Mustafa Nerse tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVA KOꢀULLARI   Karayolları Genel Müdürlüğü, Đskenderun’da otoyol yapımı için 1993 tarihinde   baꢀvurana ait olan taꢀınmazı kamulaꢀtırmıꢀtır.   Ödenen tutar üzerinde anlaꢀmazlık doğması üzerine baꢀvuran, Đskenderun Asliye   Hukuk Mahkemesi’ne kamulaꢀtırma bedelinin artırılması talebiyle baꢀvuruda bulunmuꢀtur.   Đskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi, Mustafa Yıldırım’ı haklı bularak 2 Aralık 1997   tarihli bir kararla Đdare tarafından baꢀvurana, mülkün devir tarihinden itibaren iꢀlemek üzere   yıllık %30 oranında gecikme faiziyle birlikte 9.702.240.000 Türk Lirası tutarında ek tazminat   ödenmesine karar vermiꢀtir.   Yargıtay, 9 Kasım 1998 tarihli bir kararla verilen bu kararı onamıꢀtır.   Ek tazminat bedeli, gecikme faizi ile birlikte 5 Mayıs 2000 tarihinde baꢀvurana   ödenmiꢀtir. O dönemde bu meblağ 26.497.440.000 T.L. tutarına denk gelmektedir.   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ   ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran iki nedenden dolayı 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia   etmektedir. Baꢀvuran öncelikle, 1993 yılında saptanan ilk tazminatın, taꢀınmazın kesin olarak   Đdare’ye devredildiği tarihten sonra, 1996 yılında kendisine ödendiğini belirtmektedir.   Baꢀvuran ayrıca daha sonra yapılan yargılama sonucunda belirlenen ek kamulaꢀtırma   bedelinin kendisine geç ödendiğini ileri sürmektedir. Bu konu ile ilgili olarak, ilk bedelin   ödenmesinin gecikmesi nedeniyle herhangi bir gecikme faizinin kendisine ödenmediğini,   ikinci ile ilgili olarak ise Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karꢀısında yetkililerin ödediği   ek bedelin yetersiz olduğunu belirtmektedir.   A. Kabul edilebilirliğe iliꢁkin   Birinci ꢀikayet ile ilgili olarak AĐHM baꢀvuranın, kamulaꢀtırma kararının tapu siciline   kaydının yapılması sonrasındaki ilk üç sene boyunca orantısız bir zarara uğradığını   ispatlayamadığını not etmektedir. Her ne olursa olsun ꢀikayetin bu kısmı iç hukuk yollarının   tüketilmesi ilkesi ile ters düꢀmektedir, baꢀvuran bununla ilgili olarak herhangi bir giriꢀimde   bulunmamıꢀtır. Sonuç olarak, AĐHM davayı yalnızca ek kamulaꢀtırma bedelinin ödenmesinin   gecikmesi konusunda yapılan ꢀikayet kapsamında inceleyecektir.   Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediğini belirtmektedir. Baꢀvuran ne yerel   mahkemeler nezdinde bu iddialarını dile getirmiꢀ ne de Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile   tanınan baꢀvuru yolunu kullanmıꢀtır.   Baꢀvuran bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM baꢀvuranın dile getirdiğine benzer ꢀikayetler sözkonusu olduğunda, teoride   uygun olan tek baꢀvuru yolunun Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile öngörülen baꢀvuru   yolu olduğunu kabul etmektedir. Bununla birlikte, sözkonusu baꢀvuru yolunun etkisiz olduğu   yönünde karar alınmasına neden olan gerekçeler nedeniyle (Aka kararı) bu konuda yapılan   itiraz reddedilmelidir.   AĐHM, içtihatlarından doğan kriterler ıꢀığında (Bkz., özellikle, Akkuꢀ kararı) ve   elindeki mevcut unsurların tümü gözönüne alındığında baꢀvurunun esastan incelenmesi   gerektiği kanaatine varmıꢀtır. AĐHM baꢀvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile   karꢀılaꢀılmadığını tespit etmiꢀtir.   B. Esas Hakkında   AĐHM, daha önceki kararlarda benzer ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1   No’lu Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. Akkuꢀ kararı   ve Aka kararı).   AĐHM mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak   hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır. Ulusal mahkemelerin kararına göre   kamulaꢀtırmayı yapan idare tarafından baꢀvurana verilmesi gereken ek tazminatın   ödenmesindeki gecikme, baꢀvuranı, mülkünün kamulaꢀtırılmasına ilaveten ayrı bir zarara   daha sokmuꢀtur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AĐHM’yi,   baꢀvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında   hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak   zorunda kaldığı yönünde düꢀünmeye sevk etmektedir.   Sonuç olarak AĐHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar   vermiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran kamulaꢀtırma kararının sicil kayıtlarında yer almasıyla 1993 tarihinde   baꢀlayan ve 2000 yılının Mayıs ayında ek kamulaꢀtırma bedelinin ödenmesi ile son bulan   kamulaꢀtırmaya iliꢀkin yargılama sürecinin AĐHS’nin 6 § 1. maddesini ihlal ettiğinden   ꢀikayetçi olmaktadır.   AĐHM sözkonusu ꢀikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesine göre açıkça dayanaktan   yoksun ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiꢀtir. Baꢀka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi   bulunmamaktadır. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaꢀılan sonuç dikkate   alındığında, AĐHM ꢀikayetin ayrıca Sözleꢀme’nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek   olmadığına karar vermiꢀtir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA   AĐHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.   A. Tazminat, Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuran, 9 Aralık 2003 tarihli yazılı görüꢀlerinde baꢀvurusunda dile getirdiği   iddiaları yinelemiꢀtir. Baꢀvuran, yalnızca 17.123 Amerikan Doları tutarında maddi zarara   uğradığını iddia etmektedir.   Buna karꢀın baꢀvuran, baꢀvuru dilekçesinde, rakam belirtmeksizin manevi tazminat   talebinde bulunmuꢀ, AĐHM ve yerel mahkemeler nezdinde yapmıꢀ olduğu masraf ve   harcamaların ödenmesini talep etmiꢀtir.   Hükümet bu tutarların aꢀırı olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, AĐHM’den bu konuda bir   tazminat ödenmesine karar verdiği takdirde, bu durumun hiçbir ꢀekilde haksız bir zenginliğe   sebep olmaması hususunu dikkate almasını istemektedir.   AĐHM, Akkuꢀ kararında benimsenen hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak ve   ilgili ekonomik veriler ıꢀığında, baꢀvurana maddi tazminat olarak talep edilen tutarın   tamamının, yani 17.123 Amerikan Doları’na tekabül eden 13.406 Euro’nun ödenmesine karar   vermiꢀtir.   Manevi tazminat konusunda ise, AĐHM davanın mevcut koꢀulları ıꢀığında ihlal   kararının baꢀlı baꢀına bir tazmin olacağını ifade etmektedir.   AĐHM masraf ve harcamalar konusunda, AĐHS’nin 41. maddesi alanında, gerçekliği,   zorunluluğu ortaya konulan ve makul miktarlarda olan masraf ve harcamaların geri   ödenebileceğini hatırlatmaktadır (Bkz.,diğerleri arasında, Nikolava-Bulgaristan no:31195/96).   Mevcut davada her ne kadar talebi belgelendirilmemiꢀ olsa da, AĐHM iç tüzüğünün   60. maddesi uyarınca tüm masraflarla birlikte baꢀvurana 1.000 Euro ödenmesinin uygun   olacağına karar vermiꢀtir.   B. Gecikme Faizi   Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Ek kamulaꢀtırma bedelinin geç ödenmesi konusunda 1 No’lu Ek Protokol’ün 1.   maddesine iliꢀkin ꢀikayetin ve aynı zamanda AĐHS’nin 6 § 1. maddesine iliꢀkin ꢀikayetin   kabuledilebilir olduğuna;   2. Baꢀvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna;   3. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   4. AĐHS’nin 6 § 1. maddesine yönelik yapılan ꢀikayetin esası hakkında inceleme   yapılmasının gerekli olmadığına;   5. Đhlal kararının tespitinin manevi tazmin için yeterli olduğuna;   6. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay   içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere, Savunmacı Hükümet tarafından   baꢀvurana:   i. maddi tazminat olarak 13.406 Euro (on üç bin dört yüz altı) ödenmesine;   ii. masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin) ödenmesine;   iii. yukarıdaki miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   7. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 13 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło