76855/01
WyrokETPCz2006-10-24ECLI:CE:ECHR:2006:1024JUD007685501
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczenie oraz niewystarczające odsetki w warunkach wysokiej inflacji naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji? Czy przewlekłość postępowania o wywłaszczenie i odszkodowanie naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, zasądzonego przez sądy krajowe, nałożyło na skarżącą nadmierne i nieproporcjonalne obciążenie. Naruszyło to wymóg zachowania „sprawiedliwej równowagi” między wymogami interesu ogólnego a ochroną prawa do poszanowania mienia, co stanowiło naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Trybunał odrzucił zarzut rządu dotyczący niewyczerpania krajowych środków odwoławczych w tej kwestii, uznając, że art. 105 tureckiego Kodeksu Zobowiązań był nieskuteczny w podobnych sprawach.Stan faktyczny
W 1993 r. Generalna Dyrekcja Dróg Krajowych wywłaszczyła działkę należącą do skarżącej w celu budowy obwodnicy. Skarżąca złożyła wniosek o podwyższenie odszkodowania. Sąd krajowy zasądził dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami w 1997 r., co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny w 1998 r. Dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami zostało wypłacone skarżącej dopiero 5 maja 2000 r. Skarżąca zarzucała opóźnienie w wypłacie odszkodowania oraz niewystarczające odsetki w obliczu wysokiej inflacji.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: uznaje skargę dotyczącą opóźnienia w wypłacie dodatkowego odszkodowania na podstawie art. 1 Protokołu nr 1 oraz skargę na podstawie art. 6 ust. 1 Konwencji za dopuszczalne; uznaje pozostałą część skargi za niedopuszczalną; stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji; stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania merytorycznego skargi dotyczącej art. 6 ust. 1 Konwencji; zasądza na rzecz skarżącej 2 754 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków, wraz z odsetkami za opóźnienie; oddala pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
CEMİLE AÇIKGÖZ - TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no: 76855/01)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG Ekim 2006
İşbu karar AİHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli
bazı düzeltmelere tabi olabilir.
____________________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıꢀ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam
olarak belirtilmiꢀ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koꢀulu ile Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla
alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ( 76855/01) başvuru no’lu davanın nedeni, bu
ülke vatandaşı Cemile Açıkgöz’ün (başvuran) 10 Ekim 2000 tarihinde Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne
(Mahkeme) yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından Tekin Akıllıoğlu, Adil Aktay
ve Mustafa Nerse tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVA KOŞULLARI
Karayolları Genel Müdürlüğü 1993 tarihinde, başvurana ait bir araziyi çevre yolu
yapmak amacıyla kamulaştırmıştır.
Ödenen Tazminat bedeli konusunda anlaşmazlık doğması üzerine başvuran,
kamulaştırma tazminatının artırımı için İskenderun Asliye Sulh Hukuk Mahkemesine
başvuruda bulunmuştur.
Mahkeme, 27 Kasım 1997 tarihinde başvuranı haklı bularak, kendisine 2 615 250 000
TL ile birlikte mülkün idareye devredildiği tarihten itibaren hesaplanmak üzere yıllık %30
basit yasal gecikme faizinin de ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay, 12 Ekim 1998 tarihinde bu kararı onamıştır.
Ek tazminat, faiziyle birlikte 5 Mayıs 2000 tarihinde başvuranın hesabına yatırılmıştır.
Söz konusu tarihte, ödenmesi gereken tutar 6 768 560 000 TL’ ye yükselmekteydi.
HUKUK AÇISINDAN
AİHS’ NİN 1 NO’LU EK PROTOKOLÜ’NÜN 1. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
HAKKINDA
Başvuran, 1 no’lu Ek Protokolün iki bakımdan ihlal edildiğini iddia etmektedir. İlk
olarak, 1993 tarihinde belirlenmiş başlangıç tazminatının 1996 yılında, arazi devletin
mülkiyetine geçtikten daha sonra ödendiğini hatırlatmaktadır. Bunun yanında, sonradan açtığı
dava sonucunda hükmedilmiş ek tazminatın ödenmesinde yapılmış gecikmeden şikayetçi
olmaktadır. Bu konuda, herhangi bir gecikme faizi işletilmemiş olması sebebiyle, birinci
kısma yönelik gecikmenin tazmin edilmediği iddiasında bulunmaktadır. İkinci kısımda ise,
başvuran, Türkiye’deki aşırı yüksek enflasyon oranı karşısında kendisine tahsis edilen faizin
yetersiz kalmasından yakınarak, 1 no’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
AİHM, şikayetin birinci kısmına ilişkin olarak, başvuranın, kamulaştırma kararı tapu
sicil kaydına işlendikten sonra geçen üç yıl boyunca ölçüsüz bir zarara maruz kaldığını
kanıtlayamadığını kaydetmektedir. Her halükarda, başvuran tarafından ulusal mahkemeler
nezdinde hak aramak amacıyla hiçbir girişimde bulunulmadığından şikayetin bu kısmı
içhukuk yollarının tüketilmediği gerekçesine takılmaktadır. Bu nedenle AİHM, davayı
yalnızca ek kamulaştırma tazminatının geç ödenmesi yönünden inceleyecektir.
Hükümet, bu bakımdan içhukuk yollarının tüketilmediğini ileri sürerek, başvuranın ne
ulusal mahkemeler nezdinde bir şikayette bulunduğunu ne de Borçlar Kanunu’nun 105.
maddesince tanınan başvuru hakkını kullandığını ifade etmektedir.
Başvuran, bu iddiaya itiraz etmektedir.
AİHM, başvuranınkine benzer şikayetler sözkonusu olduğunda, mevcut tek başvuru
imkanının teoride Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi olduğunu kabul etmektedir. Buna karşın,
AİHM’ yi daha önce de bu imkanın etkisiz nitelikte olduğu kanaatine vardıran gerekçeler
nedeniyle, bu yönde yapılan itiraz reddedilmelidir.
AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle, Akkuş, adı geçen karar)
ve elindeki mevcut unsurların tümü göz önüne alındığında başvurunun esastan incelenmesi
gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi ile
karşılaşılmadığını tespit etmiştir.
B. Esasa dair
AİHM daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da
incelemiş ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz.,
Akkuş, adıgeçen karar, s. 1310, §§ 30-31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak
hiçbir olgu ya da delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Yerel mahkemelerin kararına göre
kamulaştırmayı yapan İdare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın
ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara
daha sokmuştur. Davanın toplam fiili süresine eklenen söz konusu bu gecikme, AİHM’yi,
başvuranın genel yararın gerekleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm
sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak
zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar
vermiştir.
II. AİHS’nin 6§1. maddesinin ihlal edildiği iddiası hakkında
Başvuran, 1993 yılında kamulaştırma kararının tapu kaydına geçemesiyle başlayıp
Mayıs 2000’ de ek kamulaştırma tazminatının ödenmesiyle sona eren kamulaştırma davasının
süresinin AİHS’ nin 6§1. maddesini ihlal ettiğinden yakınmaktadır.
AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS’nin 35§3 maddesine göre açıkça dayanaktan
yoksun ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi
bulunmamaktadır. Bununla beraber AİHM, 1 no’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi yönünden
vardığı sonucu gözönüne alarak, ivedilik sorununu bir de 6§1. madde yönünden tekrar
incelemenin gerekli olmadığını takdir etmektedir.
III. AİHS’ NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat, masraf ve harcamalar
Başvuran, 9 Aralık 2003 tarihli yazılı görüşlerinde, daha önce başvurusunda ifade
ettiği iddialarını yinelemektedir. Başvuran, yine aynı şekilde, maddi zararları için 3 508 ABD
Doları tazminat talep etmektedir.
Buna karşın, başvuru dilekçesinde maddi tazminatın yanında manevi tazminat
talebinde bulunarak, AİHM ve ulusal mahkemeler önünde yaptığı masraf ve harcamalar için
herhangi bir rakam belirtmeksizin geri ödeme talep etmiştir.
Hükümet, bu talepleri aşırı bulmaktadır. Ayrıca, AİHM’den bu konuda bir tazminat
ödenmesine karar verdiği taktirde, bu durumun hiçbir şekilde haksız bir zenginliğe sebep
olmaması hususunu dikkate almasını istemektedir.
AİHM, Akkuş (adıgeçen karar, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) kararında benimsenen
hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvurana
talep ettiği miktarın tamamı olan 2 754 Avro (iki bin yedi yüz elli dört)’nun maddi tazminat
olarak ödenmesine karar vermiştir.
Manevi zarara gelince, AİHM, ihlal tespitinin başlı başına yeterli bir adil tazmin teşkil
ettiğini takdir etmektedir.
AİHM masraf ve harcamalar konusunda, AİHS’nin 41. maddesi alanında, gerçekliği,
zorunluluğu ortaya konulan ve makul miktarlarda olan masraf ve harcamaların geri
ödenebileceğini hatırlatmaktadır (Bkz., diğerleri arasında, Nikolava-Bulgaristan [Gc9,
no:31195/96, § 79, CEDH 1999-II).
Başvuranın talebi gerektiği gibi belgelendirilmemiş olsa da, AİHM, tüzüğünün 60.
maddesi uyarınca başvurana tüm masrafları için 1 000 Avro ödenmesinin uygun olduğuna
kanaat getirmiştir.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı faiz oranına üç puan eklenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM OYBİRLİĞİYLE;
1. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine dayanan ek tazminatın geç ödenmesi
şikayetinin ve aynı şekilde AİHS’ nin 6§1. maddesi yönünden yapılan şikayetin kabul
edilebilir olduğuna;
2. Başvurunun geriye kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
3. AİHS’nin 1 No’lu Ek Protokolü’nün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
4. AİHS’nin 6§1. maddesine konu olan şikayetin esasının ayrıca incelenmesine gerek
olmadığına;
5. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay
içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere, Savunmacı Hükümet tarafından
başvurana:
i. maddi tazminat için 2 754 Avro (iki bin yedi yüz elli dört) ödenmesine;
ii.masraf ve harcamalar için 1 000 Avro (bin) ödenmesine;
iii. bu miktarın yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmasına;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
Karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3.
maddesine uygun olarak 24 Ekim 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło