77111/01
WyrokETPCz2005-10-20ECLI:CE:ECHR:2005:1020JUD007711101
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy siedmiodniowe zatrzymanie skarżącego przed postawieniem go przed sędzią oraz długość jego aresztu tymczasowego naruszyły prawo do wolności i bezpieczeństwa osobistego, w szczególności prawo do niezwłocznego postawienia przed sędzią lub innym urzędnikiem uprawnionym do wykonywania funkcji sądowych, zgodnie z art. 5 ust. 3 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, w tym sprawę Brogan i inni przeciwko Zjednoczonemu Królestwu, zgodnie z którym zatrzymanie przekraczające cztery dni i sześć godzin przed postawieniem przed sędzią narusza art. 5 ust. 3 Konwencji, nawet w kontekście terroryzmu. W niniejszej sprawie siedmiodniowe zatrzymanie skarżącego przed postawieniem go przed sędzią zostało uznane za niezgodne z tym standardem. Natomiast w kwestii długości aresztu tymczasowego, Trybunał uznał skargę za niedopuszczalną, ponieważ skarżący nie dostarczył wystarczających informacji ani dowodów na poparcie swoich twierdzeń, mimo wezwań Trybunału.Stan faktyczny
Skarżący, Maruf Akdoğdu, urodzony w 1964 roku i mieszkający w Stambule, został aresztowany 11 kwietnia 2001 roku w ramach wstępnego dochodzenia dotyczącego nieprawidłowości w księgowości i zarządzaniu gminy Esenyurt w Stambule. Był przesłuchiwany przez żandarmerię 12 kwietnia 2001 roku, a 18 kwietnia 2001 roku został postawiony przed sędzią, który zarządził jego tymczasowe aresztowanie. Skarżący został oskarżony, wraz z innymi, o utworzenie organizacji przestępczej, członkostwo w niej, pomoc, faworyzowanie w przetargach publicznych, przyjmowanie prowizji i fałszerstwo dokumentów. Jego wnioski o zwolnienie były odrzucane, a sprawa nadal toczyła się przed sądami krajowymi w momencie złożenia skargi do ETPCz.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Stwierdził dopuszczalność skargi w zakresie czasu zatrzymania przed postawieniem przed sędzią, a pozostałą część skargi uznał za niedopuszczalną.
2. Stwierdził naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji.
3. Zasądził skarżącemu 2 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 500 EUR tytułem kosztów i wydatków.
4. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ATAOĞLU - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no:77111/01)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Ekim 2005
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup
bazı ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (77111/01) baꢀvuru no’lu davanın
nedeni, bu ülke vatandaꢀı Maruf Akdoğdu’nun (baꢀvuran) 11 Haziran 2001 tarihinde Avrupa
Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca Avrupa Đnsan Hakları
Mahkemesi’ne (AĐHM) yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından H. Kaplan tarafından temsil
edilmektedir.
OLAYLAR
Baꢀvuran 1964 doğumlu olup Đstanbul’da ikamet etmektedir.
Đçiꢀleri Bakanlığı kontrolörü tarafından düzenlenen bir raporda, Đstanbul Esenyurt
Belediyesi’nin muhasebesinde ve yönetiminde bir takım usulsüzlüklere yer verilmiꢀtir. Nisan 2001 tarihinde Đstanbul DGM, aynı mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın
baꢀvurusu üzerine, jandarmadan aralarında baꢀvuranın da bulunduğu yirmi yedi kiꢀinin ev ve
iꢀyerlerinin aranması ve gerçeği ortaya çıkaracak belgelere el konulmasını istemiꢀtir.
Baꢀvuran 11 Nisan 2001 tarihinde, yürütülen hazırlık soruꢀturması çerçevesinde
yakalanmıꢀ 12 Nisan 2001 tarihinde ise jandarma tarafından sorguya çekilmiꢀtir. Nisan 2001 tarihinde hakim karꢀısına çıkan baꢀvuran hakkında, isnat edilen suçun
niteliği ve delillerin durumu dikkate alınarak tutuklu yargılama kararı verilmiꢀtir. Nisan 2001’de baꢀvuranın avukatı tarafından tutuklu yargılama kararına karꢀı
yapılan itiraz reddedilmiꢀtir. Temmuz 2001 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı tarafından aralarında baꢀvuranın da
bulunduğu kırk iki kiꢀi, çıkar amaçlı suç örgütü oluꢀturmak, bu örgüte üye olmak ve yardım
etmek, kamu ihalelerinde adam kayırmak, komisyon almak ve yazılı belgelerde sahtekarlık
yapmakla suçlanmıꢀtır. Temmuz 2001 tarihinde Đstanbul DGM, hakkındaki suçlamalar ile delillerin
durumunu dikkate alarak baꢀvuranın tutukluluk halinin devamına karar vermiꢀtir. Ağustos ve 25 Ekim 2001 tarihlerinde baꢀvuranın avukatı müvekkilinin serbest
bırakılmasını talep etmiꢀtir.
Dava halen ulusal mahkemelerce görülmektedir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 5§3. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran AĐHS’nin 5§3. maddesini hatırlatarak, hemen bir hakim ya da yasayla
yetkili kılınmıꢀ diğer bir görevli önüne çıkarılmadığından ve makul bir süre içerisinde
yargılanmadığından ꢀikayetçi olmaktadır.
A. Gözaltı süresi
1. Kabuledilebilirlik hakkında
Hükümet AĐHM’den gözaltı süresine iliꢀkin ꢀikayeti, iç hukuk yollarının tüketilmediği
gerekçesiyle reddetmesini talep etmektedir. Hükümet’e göre baꢀvuran CMUK’un 128§4.
maddesine dayanarak serbest bırakılması için baꢀvuruda bulunmalıydı.
AĐHM daha önceden benzer bir itirazı Öcalan-Türkiye kararında ([GC], no: 46221/99, Mayıs 2005) reddetmiꢀ olduğunu hatırlatır. AĐMH bu kararında, CMUK’un 128§4.
maddesi gereğince ulusal yargıç tarafından gözaltının yasallığı konusunda yapılan
incelemenin, AĐHS’nin 5§4. maddesinin gerektirdiklerine uygun olmadığına hükmetmiꢀtir.
AĐHM bu kararından ayrılmasını gerektirecek hiçbir neden bulamamıꢀtır.
Ayrıca baꢀvuran hakkında yapılan suçlamalar belli ölçüde ağır suçlamalar niteliği
taꢀımaktadır ve gözaltı süresi de ulusal yasalara uygundur. Bu koꢀullarda AĐHM, bu hususta
hakim önünde yapılacak bir itirazın, serbest bırakılmayla sonuçlanmaktan uzak olduğu
kanaatine varmıꢀtır (bkz., Öcalan kararı, § 70).
Dolayısıyla AĐHM Hükümet’in itirazını reddetmiꢀtir. Mahkeme bu ꢀikayetin
AĐHS’nin 35§3. maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve baꢀka hiçbir
kabuledilemezlik gerekçesiyle karꢀılaꢀılmadığını saptamıꢀtır. Sonuç olarak ꢀikayet
kabuledilebilir bulunmuꢀtur.
2. Esas hakkında
Hükümet baꢀvuranın gözaltı süresinin olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte
olan ulusal yasarla uygun olduğunu belirtmektedir. Hükümet ayrıca 17 Ekim 2001 tarihinde
yapılan Anayasa değiꢀikliğinden bu yana gözaltı süresinin hiçbir durumda dört günü
aꢀmadığını eklemektedir.
AĐHM baꢀvuranın gözaltı süresinin 11 Nisan 2001 tarihinde yakalanmasıyla baꢀlayıp, Nisan 2001 tarihinde hakim karꢀısına çıkarılıp hakkında tutuklu yargılama karar
vermesiyle sona erdiğini, dolayısıyla yedi güne sürdüğünü kaydeder.
AĐHM (Brogan ve diğerleri-Birleꢀik Krallık, s. 33, §62) davasında, hakim karꢀısına
çıkarılmadan geçen dört gün altı saatlik gözaltı süresinin, toplumun bütününü terörizmden
korumayı amaç edinse bile, AĐHS’nin 5§3. maddesinde belirlenen zaman sınırlarını aꢀtığı
yönünde hüküm getirdiğini hatırlatır.
Dolayısıyla AĐHM baꢀvuranın hakim önüne çıkarılmadan önce yedi gün boyunca
gözaltında tutulmasının gerekli olduğunun kabul edilemeyeceğine kanaat getirmiꢀtir.
Sonuç olarak AĐHS’nin 5§3. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
B. Tutuklu yargılama süresi
AĐHM baꢀvuranın 18 Nisan 2001 tarihinde tutuklandığını kaydeder. Đstanbul DGM 20
Temmuz 2001 tarihli duruꢀmada baꢀvuranın tutuklu yargılanmasına karar vermiꢀ, baꢀvuranın
avukatı ise 17 Ağustos ve 25 Ekim 2001 tarihinde müvekkilinin serbest bırakılmasını talep
etmiꢀtir. Fakat dosyada yer alan unsurlardan, baꢀvurana bu tedbirin mi uygulandığı yoksa
serbest mi bırakıldığı, serbest bırakıldıysa da bunun hangi tarihte gerçekleꢀtiği
anlaꢀılmamaktadır. Bu itibarla AĐHM baꢀvuranın avukatından ilk kez 22 Ocak 2004 tarihinde
bu konuya açıklık getirmesi istemiꢀ fakat sözkonusu kiꢀi bu talebi yerine getirmemiꢀtir.
Baꢀvuranın avukatı, baꢀvurusunun kabuledilebilirliği ve esası hakkında 7 Temmuz 2004
tarihli görüꢀü ile 13 Mayıs 2005 tarihli ek görüꢀünde de bu konuda açıklama yapmamıꢀtır.
Baꢀvuranın açıklama yapmaması ve ꢀikayetini destekleyecek delil unsurları sunmamıꢀ
olması nedeniyle baꢀvuranın bu kısmının AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. fıkraları uyarınca
açıkça dayanaktan yoksun bulunup reddedilmesi gerektiğine karar vermiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuran maruz kaldığı maddi ve manevi zarar için 50.000 (elli bin) Euro talep
etmektedir.
Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında nedensellik bağı
bulamadığından bu talebi reddetmiꢀtir. Diğer yandan AĐHM baꢀvurana manevi tazminat
olarak 2.000 (iki bin) Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.
B. Masraf ve Harcamalar
Baꢀvuran, AĐHM ve yerel mahkemeler nezdinde yaptığı masraf ve harcamalar için
10.000 (on bin) Euro tazminat talebinde bulunmaktadır. Baꢀvuran bu harcama miktarını
kanıtlayıcı hiçbir belge sunmamıꢀtır.
Hükümet bu iddiaya karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM’nin bu konudaki içtihadına göre, baꢀvuranlar ancak yaptıkları masraf ve
harcamaların gerçekliğini, zorunluluğunu ve miktarının makul olduğunu ortaya koyduklarında
sözkonusu masraf ve harcamalar geri ödenebilir. Bu durumda AĐHM, elindeki unsurları ve
yukarıda belirtilen kriterleri gözönüne alarak, tüm masraflarla birlikte baꢀvurana 500 (beꢀ
yüz) Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmiꢀtir.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun gözaltı süresine iliꢀkin olarak kabuledilebilir olduğuna, geri kalanının ise
kabuledilemez bulunduğuna;
2. AĐHS’nin 5§3. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca, kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay
içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Devlet
tarafından baꢀvurana, manevi tazminat olarak 2.000 (iki bin) Euro, masraf ve
harcamalar için ise 500 (beꢀ yüz) Euro ödenmesine;
(b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç
puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Adil tazminata iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve
3. fıkralarına uygun olarak 20 Ekim 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło