783/03

WyrokETPCz2009-10-20ECLI:CE:ECHR:2009:1020JUD000078303

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewystarczające odsetki od odszkodowania za wywłaszczenie, w obliczu wysokiej inflacji i długotrwałego postępowania sądowego, naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że niewystarczające stopy odsetek od dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, wypłaconego po trzynastoletnim postępowaniu sądowym, w warunkach wysokiej inflacji w Turcji, spowodowały znaczną dewaluację kwoty. To naruszyło „sprawiedliwą równowagę” między interesem publicznym a ochroną prawa własności, nakładając na skarżących nieproporcjonalne i nadmierne obciążenie. Trybunał odwołał się do swojego ugruntowanego orzecznictwa w podobnych sprawach przeciwko Turcji, podkreślając, że państwo ma obowiązek zapewnić, aby odszkodowanie za wywłaszczenie było wypłacane w rozsądnym terminie i aby jego wartość nie była znacząco dewaluowana.
Stan faktyczny
W 1985 roku państwo tureckie częściowo wywłaszczyło nieruchomość należącą do spadkodawczyni skarżących. Początkowe odszkodowanie zostało wypłacone, ale spadkobiercy uznali je za niewystarczające i w 1989 roku wszczęli postępowanie sądowe o podwyższenie kwoty. Po trzynastu latach sporów sądowych, w tym dwukrotnym rozpatrywaniu sprawy przez Sąd Kasacyjny, w 2002 roku zasądzono dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami. Skarżący twierdzili, że ze względu na wysoką inflację w Turcji i niewystarczające stopy odsetek, wartość odszkodowania uległa znacznej dewaluacji, co naruszyło ich prawo własności.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednomyślnie: 1. Uznaje skargę dotyczącą niewystarczających stóp odsetek od roszczeń skarżących (Protokołu nr 1) za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi na podstawie art. 13 Konwencji. 4. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za wszelkie szkody niemajątkowe poniesione przez skarżących. 5. Orzeka, że państwo pozwane ma zapłacić skarżącym solidarnie 13 000 EUR tytułem szkody majątkowej, powiększone o odsetki za zwłokę. 6. Oddala pozostałe roszczenia skarżących o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ÜÇÜNCÜ DAĐRE   KEMAL ÖZER vd. -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:783/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ekim 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (783/03) no’lu davanın nedeni (T.C.   vatandaꢀları) Kemal Özer (baba), Kemal Özer (torun), Hasan Özer, Nuri Özer ve Bayram   Özer ile Emeti Özer, Emine Aktay, Zeynep Bircan, Fatma Özer, Ayꢀe Özer Dalaman ve   Nuran Özer Süren’in (baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 18 Kasım 2002   tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa   Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.   Mayıs 2007 tarihinde, Kemal Özer (baba) vefat etmiꢀtir. Bununla birlikte, diğer baꢀvuranlar,   Kemal Özer (torun), Hasan Özer, Nuri Özer ve Bayram Özer ile Emeti Özer, Emine Aktay,   Zeynep Bircan, Fatma Özer, Ayꢀe Özer Dalaman ve Nuran Özer Süren, mirasçı sıfatıyla   AĐHM önündeki davaya devam etmiꢀlerdir.   Baꢀvuranlar, Antalya Barosu avukatlarından G. Acar ve P. Günal tarafından temsil   edilmektedirler.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuranlar, Antalya’da ikamet etmektedirler.   Aralık 1985 tarihinde, Türkiye Zirai Donatım Kurumu (“idare”) Düriye Özer’e ait bir   taꢀınmazı kısmen kamulaꢀtırmıꢀtır. Bilirkiꢀi komisyonu, taꢀınmazın değerini 4.036.000 TL   [yaklaꢀık 8.900 Euro] olarak belirlemiꢀ ve idare sözkonusu miktarı devir tarihinde Düriye   Özer’e ödemiꢀtir.   Bu süre zarfında, 10 Eylül 1987 tarihinde, Düriye Özer vefat etmiꢀtir.   Nisan 1989 tarihinde, ödenen miktardan tatmin olmayan Düriye Özer’in mirasçıları,   Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel artırım davası açmıꢀlardır.   Birçok bilirkiꢀi raporunun ardından, 16 Temmuz 1996 tarihli bir kararla, mahkeme,   baꢀvuranları kısmen haklı bulmuꢀ ve 7 Nisan 1989 tarihinden itibaren iꢀlemeye baꢀlayacak   yasal gecikme faizi ile birlikte baꢀvuranlara, 109.347.348 TL (yaklaꢀık 1.050 Euro)   ödenmesine hükmetmiꢀtir.   Eylül 1997 tarihinde, baꢀvuranlar, Đcra Müdürlüğü’ne baꢀvuruda bulunmuꢀlardır. 25 Eylül   tarihinde, Đcra Müdürlüğü, idareye ödeme emri göndermiꢀtir.   ꢁubat 1998 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı, olayların ve gecikme faizinin iꢀlemeye   baꢀlayacağı tarihin değerlendirilmesinde hata yapıldığı gerekçesi ile bozmuꢀtur.   Temmuz 2000 tarihinde, iade edilen kararı inceleyen Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi,   yeniden baꢀvuranların talebini kısmen haklı bulmuꢀ ve baꢀvuranlara, 13 Mart 1989 tarihinden   itibaren iꢀlemeye baꢀlayacak gecikme faizi ile birlikte 27.364.080 TL (yaklaꢀık 47 Euro) ek   kamulaꢀtırma bedeli ödenmesine hükmetmiꢀtir.   Ekim 2001 tarihli bir kararla, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.   Nisan 2002 tarihinde, Yargıtay, baꢀvuranlar tarafından yapılan karar düzeltme talebini   reddetmiꢀtir. Sözkonusu son karar, baꢀvuranlara, 25 Mayıs 2002 tarihinde, tebliğ edilmiꢀtir.   Ekim 2006 tarihli bir mektupla, baꢀvuranların avukatı, idarenin baꢀvuranlara, 2.299.766.298   TL [2002 yılının Haziran ayı boyunca yaklaꢀık 1.500 Euro] tutarında ödeme yaptığı   hususunda, AĐHM’yi bilgilendirmiꢀtir.   BAꢁVURANLARIN   ĐSĐMLERĐ   EK   KAMULAꢁTIRMA   BEDELĐ   GECĐKME FAĐZĐ   BAꢁLANGIÇ   TARĐHĐ   YARGITAY   KARAR TARĐHĐ   ÖDEME   TARĐHĐ   ÖDEME MĐKTARI   (TL)   (TL)   Kemal Özer (baba),   Kemal Özer (torun)   Hasan Özer,   Nuri Özer, Bayram   Özer, Emeti Özer,   Emine Özer Aktay,   Zeynep Özer Bircan,   Fatma Özer,   yılının   02/04/2002 Haziran ayı 2 299 766 298 TL   boyunca   364 080 TL   13/03/1989   Ayꢀe Özer Dalaman,   Nuran Özer Süren   HUKUK   I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   HAKKINDA   Baꢀvuranlar, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karꢀısında gecikme faizlerinin yetersiz   kalması nedeniyle on üç yıllık yargılamanın sonunda ödenen ek kamulaꢀtırma bedellerinin   değer kaybetmesinden ꢀikayetçilerdir. Ayrıca baꢀvuranlar, Asliye Hukuk Mahkemesi   tarafından belirlenen kamulaꢀtırma bedeli miktarına da karꢀı çıkmaktadırlar. Bu bağlamda   baꢀvuranlar, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesine de atıfta bulunmaktadırlar.   A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin   Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından belirlenen kamulaꢀtırma bedelinin yetersizliği ile ilgili   olarak, AĐHM, Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel artırım davası açıldığını   hatırlatmaktadır. Tarafların dinlenmesinin ve bilirkiꢀi raporlarının düzenlenmesinin ardından   mahkeme baꢀvuranları kısmen haklı bulmuꢀ ve baꢀvuranlara ek kamulaꢀtırma bedeli   ödenmesine hükmetmiꢀtir. Bu bağlamda AĐHM, bir mahkemenin niye baꢀka bir kararı değil   de bu kararı almasına neden olan davaya iliꢀkin unsurları incelemenin kendi görevi   olmadığını aksi takdirde üçüncü ya da dördüncü derece yargı makamı olacağını   hatırlatmaktadır (Kemmache-Fransa, 24 Kasım 1994). Ayrıca, AĐHM, dosyadaki hiçbir   unsurun, sözkonusu kararda keyfi bir unsur bulunduğunu tespit etme imkanı sunmadığını   gözlemlemektedir.   Dolayısıyla sözkonusu ꢀikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve AĐHS’nin 35.   maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaꢀılmaktadır.   Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karꢀısında gecikme faizlerinin yetersiz kalması   nedeniyle on üç yıllık yargılamanın sonunda ödenen ek kamulaꢀtırma bedellerinin değer   kaybetmesi kapsamında yapılan ꢀikayet ile ilgili olarak, Hükümet, gerektiği ꢀekilde baꢀvuruda   bulunmamaları nedeniyle baꢀvuranların AĐHS’nin 35. maddesinin 1. paragrafı ile   öngörüldüğü biçimde baꢀvuru yollarını kullanmadıklarını savunmaktadır. Baꢀvuranlar,   sözkonusu iddiaya karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, Aka kararında benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. AĐHM, önceki kararında   ulaꢀtığı sonuçtan sapmak için hiçbir neden görememektedir.   AĐHM, içtihadından doğan ilkeler (özellikle sözü edilen Aka) ıꢀığında ve sahip olduğu   kriterlerin tamamını göz önüne alarak baꢀvurunun sözkonusu kısmının esas bakımından   inceleme konusu yapılması gerektiği kanaatindedir. Nitekim AĐHM, hiçbir kabuledilemezlik   unsuru tespit edememektedir.   B. Esas   AĐHM, müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan çok sayıda dava   incelemiꢀ ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir.   AĐHM, iꢀbu kararı incelemiꢀ ve mevcut davada ulaꢀtığı sonuçtan farklı bir sonuca ulaꢀmak   için Hükümet’in ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat getirmiꢀtir. AĐHM,   on üç yıllık yargılamanın sonunda baꢀvuranların alacaklarına uygulanan gecikme faizi   oranlarının yetersizliği nedeniyle baꢀvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet   hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan ve   alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlamak zorunda kaldıkları tespitinde bulunmaktadır.   Sonuç olarak, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, taꢀınmazlarının keyfi olarak kamulaꢀtırılması nedeniyle, kamulaꢀtırmadan doğan   haklarını ortaya koymak amacıyla idarenin, kendilerini mahkemeye baꢀvuruda bulunmak   zorunda bıraktığını bunun da kendilerine zaman kaybettirdiğini ileri sürmektedirler.   AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin yukarıda incelenen ꢀikayetle bağlantılı olduğu ve dolayısıyla   kabuledilebilir nitelikte olduğunu belirtmektedir.   Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaꢀtığı tespiti göz önüne alan AĐHM,   AĐHS’nin 13. maddesi kapsamında yapılan ꢀikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığı   kanaatindedir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuranlar, maruz kaldıkları maddi zararı 254.505.44 Euro olarak belirlemektedirler.   Baꢀvuranlar, 10.000 Amerikan Doları yani yaklaꢀık 7.162 Euro manevi tazminat talebinde   bulunmaktadırlar.   Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.   Aka kararında benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik veriler ıꢀığında, AĐHM,   baꢀvuranlara ortaklaꢀa olarak 13.000 Euro ödenmesine hükmetmektedir.   Manevi tazminata iliꢀkin olarak, AĐHM, ihlal tespitinin kendisinin yeterli adil tatmin   oluꢀturduğu kanaatindedir.   B. Yargılama Masraf ve giderleri   Baꢀvuranlar, Đç Tüzüğün 60. maddesine uygun olarak, AĐHM tarafından tanınan süre   içerisinde hiçbir adil tatmin talebinde bulunmamıꢀlardır. Bu durumda AĐHM, yargılama   masraf ve giderleri kapsamında ödeme yapmaya gerek olmadığı kanaatindedir.   C. Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı   orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun, baꢀvuranların alacaklarına uygulanan gecikme faizi oranının yetersiz olması   (Ek 1 No’lu Protokol) kapsamında yapılan ꢀikayete iliꢀkinin kısmının kabuledilebilir geri   kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   2. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AĐHS’nin 13. maddesi kapsamında yapılan ꢀikayetin ayrıca incelenmesine gerek   olmadığına;   4. Baꢀvuranların maruz kaldığı manevi zarar ile ilgili olarak ihlal tespitinin kendisinin yeterli   adil tatmin oluꢀturduğuna;   5. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, her türlü vergiden   muaf tutularak, Savunmacı Devlet tarafından baꢀvuranlara ortaklaꢀa olarak 13.000 Euro (on   üç bin Euro) maddi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   6. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve   3. paragraflarına uygun olarak 20 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło