7933/05
WyrokETPCz2010-01-26ECLI:CE:ECHR:2010:0126JUD000793305
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy długotrwałe tymczasowe aresztowanie, trwające około siedmiu lat, naruszyło prawo skarżącego do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie lub zwolnienia na czas postępowania, zgodnie z art. 5 ust. 3 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji, opierając się na fakcie, że skarżący był tymczasowo aresztowany przez około siedem lat (od 22 kwietnia 1998 r. do 14 kwietnia 2005 r.). ETPCz przypomniał, że w podobnych sprawach (Dereci-Türkiye, Taciroğlu-Türkiye) wielokrotnie stwierdzał naruszenie tego artykułu. Ponieważ Rząd nie przedstawił żadnych nowych ustaleń ani argumentów, które uzasadniałyby odstąpienie od tych wcześniejszych wniosków, Trybunał uznał, że doszło do naruszenia.Stan faktyczny
Skarżący, Mızrap Ateş, urodzony w 1978 roku obywatel Turcji, został zatrzymany 22 kwietnia 1998 roku w ramach operacji przeciwko nielegalnej organizacji DHKP/C, a następnie aresztowany 29 kwietnia 1998 roku. Prokurator Państwowego Sądu Bezpieczeństwa w Stambule oskarżył go o przynależność do tej organizacji. Skarżący przebywał w tymczasowym aresztowaniu przez około siedem lat, do 14 kwietnia 2005 roku. Ostatecznie, 23 marca 2009 roku, postępowanie karne przeciwko niemu zakończyło się z powodu przedawnienia.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Uznał skargę za dopuszczalną.
2. Stwierdził naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji.
3. Zasądził na rzecz skarżącego 8 400 Euro tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową oraz 1 000 Euro tytułem zwrotu kosztów i wydatków.
4. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ DAİRE
MIZRAP ATEŞ TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru ııo:7933/05)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG Ocak 2010
İşbu karar AİHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (7933/05) no’lu davanın nedeni, 1978 doğumlu
olan ve Kocaeli’nde ikamet eden (T.C. vatandaşı) Mızrap Ateş’in (başvuran) Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi’ne 04 Şubat 2005 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin
Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi
uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
-
AİHS) 34. maddesi
Başvuran, AÎHM önünde, İstanbul Barosu avukatlarından, M.A.Kırdök, M. Kırdök ve M.
Hanbayat tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI Nisan 1998 tarihinde, yasadışı örgüt olan DHKP/C’ye karşı yürütülen operasyonlar
çerçevesinde, başvuran yakalanmış ve gözaltına alınmıştır. 29 Nisan 1998 tarihinde başvuran,
tutuklanmıştır.
Mayıs 1998 tarihli bir iddianame ile İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
Savcısı, başvuranı yasadışı örgüt üyesi olmakla suçlamıştır.
İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, sözkonusu davada, otuz iki duruşma gerçekleştirmiştir.
Ayrıca, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranın tutukluluk halini incelemek için on
üç kez bir araya gelmiştir. Sözkonusu duruşmaların yirmi beşinin ve on üç oturumun sonunda,
İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, sadece “dosyanın durumunu ve kanıtları” dikkate
alarak başvuranın tutukluluk halinin devamına hükmetmiştir. Diğer duruşmalarda, İstanbul
Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından, başvuranın tutukluluk halinin devamını haklı kılmak
için “suçun özelliği ve niteliği”, “yargılama safhası”, “atılı olayların seyri” ve “atılı olayların
önemi” gibi çok sayıda gerekçeye atıfla bulunulmuştur. Haziran 2004 tarihli 5190 saydı Kanun ile Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmıştır.
Başvuranın dosyası, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilmiş ve ilk duruşma 21
Eylül 2004 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Sözkonusu duruşmanın sonunda, İstanbul 13. Ağır
Ceza Mahkemesi, “dosyanın ve kanıtların durumunu, iddianame ile atıfta bulunulan Türk
Ceza Kanunu’nun maddelerini ve tutukluluk süresini” göz önüne alarak tedbirin devamına
karar vermiştir. Aralık 2004 tarihli duruşmada, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, önceki duruşmada
atıfta bulunulan gerekçelerle, başvuranın tutukluluk halinin devamı kararını yinelemiştir. Aralık 2004 tarihinde, başvuran, 14. Ağır Ceza Mahkemesi önünde, sözkonusu karar itiraz
etmiştir. 27 Aralık 2004 tarihinde sözkonusu başvuru reddedilmiştir. Nisan 2005 tarihli duruşmada, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranın tutukluluk
halinin kaldırılmasına karar vermiştir. Mart 2009 tarihli duruşmada, kamu davası zamanaşımı nedeniyle sona ermiştir.
HUKUK
AİHS’nin 5/3 maddesine atıfta bulunarak, başvuran, uzun olduğuna kanaat getirdiği
tutukluluk süresinden şikayetçi olmaktadır.
Hükümet, Türk Hukuku’nda tutuklu geçen sürenin hapis cezasından düşülmesinden dolayı
başvuranın A İH S uyarınca mağdur sıfatı taşımadığını savunmaktadır.
Başvuran hapis cezasına mahkum edilmediğinden, Hükümet’in sözkonusu itirazını reddetmek
gerekmektedir. Ayrıca, AÎIIM, kabuledilemezliğe ilişkin hiçbir unsur bulunmadığım tespit
etmektedir, Dolayısıyla başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esas ile ilgili olarak, AİHM, başvuranın tutukluluk süresinin yakalandığı tarih olan 22 Nisan tarihinde başladığını İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakıldığı tarih
olan 14 Nisan 2005 tarihinde sona erdiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla sözkonusu süre,
yaklaşık yedi yıl sürmüştür.
AİHM, daha önce benzer davaları inceleme imkanı bulduğunu ve müteaddit defalar AlHS’nin
5/3 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaştığını hatırlatmaktadır (bkz, Dereci-Türkiye,
başvuru no: 77845/01, 24 Mayıs 2005 ve Taciroğlu-Türkiye, başvuru no: 25324/02, Şubat
2006). Hükümet'in sözkonusu sonuçlardan sapmayı gerektiren hiçbir tespit ve argüman
sunmaması nedeniyle AİHM, AİHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.
AİHS’nin 41. maddesi ile ilgili olarak, başvuran, 50.000 Euro manevi tazminat talep
etmektedir. Yargılama masraf ve giderleri ite ilgili olarak, başvuran, çeviri masrafları için TL, kırtasiye masrafları için 50 TL, posta masrafları için 60 TL ve avukatlık ücreti için
4.720 TL yani toplamda 2.251 Euro talep etmektedir. Başvuran, avukatlık ücreti makbuzun
belge olarak sunmaktadır. Hükümet, AİHM’ye sözkonusu talepleri reddetme çağrısında
bulunmaktadır.
Hakkaniyete
uygun
olarak,
AİHM,
başvurana
8.400
Euro
manevi
ödenmesine
hükmetmektedir.
Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, AİHM, tüm masraflar dahil başvurana 1.000
Huro ödenmesi gerektiği kanaatindedir.
AİHM, sözkonusu miktarlara, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uygulanan orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenen gecikme faizi uygulanmasına
hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğin',
3. a) AİHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren Üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere Savunmacı Devlet
tarafından başvurana aşağıdaki miktarların ödenmesine:
(i) her türlü vergiden muaf tutularak 8.400 Euro (sekiz bin dört yüz Euro) manevi t azmi nal;
(ii) her türlü vergiden muaf tutularak 1.000 Euro (bin Euro) yargılama masraf ve gideri;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 26 Ocak 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło