8006/02

WyrokETPCz2006-10-10ECLI:CE:ECHR:2006:1010JUD000800602

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość oraz niewystarczające odsetki naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, ustalone przez sądy krajowe, było przypisywalne władzy wywłaszczającej i spowodowało, że właściciel poniósł stratę dodatkowo do utraty wywłaszczonej ziemi. To opóźnienie oraz ogólna długość postępowania naruszyły sprawiedliwą równowagę, która musi być zachowana między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa do poszanowania mienia, nakładając na skarżącego indywidualne i nadmierne obciążenie.
Stan faktyczny
Skarżący Mehmet Ali Mutlu, urodzony w 1932 roku, był właścicielem dwóch działek wywłaszczonych w 1996 roku przez Państwowe Zakłady Wodne na potrzeby budowy tamy. Po otrzymaniu początkowego odszkodowania, skarżący wniósł o dodatkowe odszkodowanie, które zostało mu przyznane przez sąd krajowy w 1999 roku i potwierdzone przez Sąd Kasacyjny w 2000 roku. Wypłata tego dodatkowego odszkodowania nastąpiła z znacznym opóźnieniem, w dwóch transzach w 2002 i 2004 roku, po dalszych postępowaniach sądowych i egzekucyjnych. Skarżący zmarł w 2002 roku, a jego spadkobiercy kontynuowali sprawę.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Uznał, że nie ma potrzeby odrębnego badania skarg na podstawie art. 6 ust. 1 i art. 8. 4. Stwierdził, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za wszelkie szkody niemajątkowe. 5. Zasądził na rzecz spadkobierców skarżącego 6 400 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 500 EUR tytułem kosztów i wydatków, płatne w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami za zwłokę. 6. Oddalił pozostałą część roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   İKİNCİ DAİRE   MUTLU-TÜRKİYE   (Başvuru ııo. 8006/02)   KARAR   STRAZBURG   0 E k i m 2 0 0 6   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   Bu karar AÎHS'nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   ilişkin değişiklikyapılabilir.   U S U L   Dava, İnsan,Haklan ve Temel Özgürlükler Sözleşmesinin (“Sözleşme”) 34. maddesi   uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, bir Türk vatandaşı olan Mehmet Ali Mutlu   ( “ b a ş v u r a n ” ) t a r a f ı n d a n , 9 O e a k 2 0 0 2 t a r i h i n d e A v n ı p a İ n s a n H a k l a r ı M a h k e m e s i 5n e y a p ı l a n   başvurudan (no. 8006/02) kaynaklanmaktadır. 30 Mayıs 2006 tarihli bir mektup ile   başvuranın temsilcileri AİHM’e, başvuranın 11 Ekim 2002 tarihinde vefat ettiğini ve varisleri   Hatice Mutlu, Süzan Çetin, Ayşe Adatepe, Haşan Mutlu ve Uğur Mutlıinım başvuruyu takip   etmek istediklerini bildirmiştir.   Başvuran, Afyon Barosu’na bağlı avukat S. Koçtekin tarafından temsil edilmiştir.   OLAYLAR   DAVA OLAYLARI   Başvuran 1932 doğumludur ve Afyon’da ikamet etmekteydi. Başvuranın 11 Ekim   tarihinde vefat etmesinin üzerine, eşi ve çocukları başvuruyu takip etmek istediklerini   bildirmişlerdir.     Kasım 1996 tarihinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, baraj inşaatı için,   başvurana ait iki arsayı kamulaşürmıştır. Bir uzmanlar kurulu arsaların değerini takdir etmiş   ve i lg il i m i k t a r b a ş v u r a n a ö d e n m i ş ti r .   Başvuranın 17 Haziran 1997 tarihli artan kamulaştırma tazminatı talebini müteakip, 14   Aralık 1999 tarihinde, Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi başvurana 685.037.145 Türk Lirası   e k k a m u l a ş t ı r m a t a z m i n a t ı v e 2 9 K a s ı m 1 9 9 6 t a r i h i n d e n İ t i b a r e n i ş l e m e k ü z e r e y a s a l o r a n d a   faiz ödenmesine karar vermiştir.   8   Nisan 2000 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. 21   Ocak 2002 tarihinde, başvurana 2.311.730.000 Türk Lirası ödenmiştir.   Mayıs 2003 tarihinde, icra dairesi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne, başvurana,   kalan 559,000.000 Türk Lirası’nı halen ödemeleri gerektiğini bildirmiştir.   H a z i r a n 2 0 0 3 t a r ih i n d e , İ d a re , S a n d ı k l ı İ c r a T e t k i k M e r c i i ’n d e , ö d e n m e s i g e r e k e n   miktarın kalanı hakkında itirazda bulunmuştur.   Şubat 2004 tarihinde, mahkeme, idarenin itirazını kısmen onamış ve başvurana   371.393.824 Türk Lirası ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. İdare’nin temyiz talebi   mahkeme tarafından 13 Nisan 2004 tarihinde reddedilmiştir.   4   Mayıs 2004 tarihinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, başvurana 261,450.000   Türk Lirası ödemiştir.   HUKUK   I . Ö N İ T İ R A Z L A R   Hükümet, davanın kayıttan düşmesi gerektiğini ileri sürmüştür, zira başvuranın eşi ve   çocukları iddia konusu ihlalden etkilenmemişlerdir ve bu nedenle AİHS’nin 34. maddesi   anlamı dahilinde ihlalden zarar gören kişiler oldukları iddiasında bulunamazlar. Ayrıca,   başvurunun, AİHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca altı ay zaman kuralına uymaması nedeniyle   reddedilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Zira Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını 18   Nisan 2000 tarihinde onamış; ancak başvuru AİHM’ye 9 Ocak 2002 tarihinde yapılmıştır.   Hükümet’in itirazlarının ilk kısmı hususunda, AİHM, başvuranın 11 Ekim 2002   tarihinde vefat ettiğini kaydetmiştir. 30 Mayıs 2006 tarihinde, eşi ve çocukları başvuruyu   takip etmek istediklerini bildirmişlerdir. AİHM, işlemler devam ederken başvuranın vefat   ettiği bazı davalarda, başvuranın işlemleri takip etme isteğinde bulunan varislerinin veya   yakın aile üyelerinin ifadelerini göz önünde bulundurduğunu yinelemiştir. Bu davada, AİHM,   başvuranın eşi ve çocuklarının başvuruyu takip etmek istediklerini açıkça ifade etmelerinin   haricinde, yetkililerin başvuranın 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca olan mülkiyetin   korunması hakkına saygı gösterme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, başvuran   hakkındaki işlemlerin AİHS’nin 6 § 1. maddesine aykırı olarak haddinden fazla sürdüğü ve   başvuranın AİHS’nin 8. maddesi uyarınca olan özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi   hakkının ihlal edildiği şeklinde kararlara varılmasında başvuranın eşi ve çocuklarının yeterli   meşru çıkarlarının olduğu kanısındadır (LatifFuat Öztürk - Türkiye, n o . 5 4 6 7 3 /0 0 , § § 2 6 -2 7 ,   Şubat 2006).   Dolayısıyla, Hükümet’iıı davanın kayıttan düşmesi gerektiği şeklindeki itirazı   reddedilmelidir (bkz., diğer pek çok davanın yanı sıra, Dalban — Romanya [BD], no.   28114/95).   Hükümet’in ikinci itirazı hususunda, AÎHM, şikayetin, yetkililerin ek kamulaştırma   tazminatını ödemekte gecikmelerine ve bunun sonucunda başvuranın uğradığı zarara ilişkin   olduğunu kaydetmiştir.   Yetkililer tarafından ilk ödeme 22 Ocak 2002 tarihinde, ikinci ödeme ise 14 Mayıs   tarihinde yapılmıştır. Başvuran, AİHM’ye 9 Ocak 2002 tarihinde başvuruda bulunarak   AÎHS’nin 35 § 1. maddesinde ortaya konan şarta uymuştur. Bu nedenle, Hükümet’in ön itirazı   reddedilmelidir.   AİHM, başvurunun AÎHS’nin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde dayanaktan yoksun   olmadığını kaydetmiştir. Ayrıca, başka açılardan da kabuledilmez olmadığını belirtmiştir.   Dolayısıyla, kabuledilebilir bulunmalıdır.   II. AİHS’NİN 1 NO.’LU PROTOKOL’ÜNÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ   İDDİASI   Başvuran, 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, arsasının kamulaştırılmasını   müteakip aldığı ek kamulaştırma tazminatının faizinin yetersiz olarak ödendiği ve yetkililerin   kendisine ilgili miktarı ödemekte geciktiği konusunda şikayetçi olmuştur. 1 No.’lu   Protokol’ün 1. maddesi şöyledir:   “Her gerçek ve tiizei kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı   vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası   hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.   Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını   düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için   gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”   AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1 No.’lu   Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz., örneğin, Akkuş - Türkiye, 9   Temmuz 1997 tarihli karar).   Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları incelemesi üzerine, AÎHM, önceki   davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir şey olmadığını değerlendirmiştir.   AİHM, yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma tazminatının   Ödemesindeki gecikmenin, kamulaştırma makamına isnat olunabileceğine ve mal sahibinin   kamulaştırılmış arsanın kaybına ek olarak kayba maruz kalmasına sebep olduğuna karar   vermiştir. Bu gecikmenin ve işlemlerin süresinin bütün olarak sonucunda, AİHM, başvuranın,   kamu yararı gerekleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının   korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil dengeyi bozan, kişisel ve haddinden fazla   sıkıntı yaşamak zorunda kalmış olduğuna karar vermiştir.   Sonuç olarak, 1 No,Tu ProtokoTün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   III. AİHS’NİN 6. VE 8. MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   Başvuran, hukuki işlemlerin süresinin, AÎHS’nin 6 § 1. maddesinde yer alan “makul   süre” şaılmı aştığını iddia etmiştir. Ayrıca, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, ek kamulaştırma   tazminatını ödemekte gecikerek ve kendisini kanuna aykırı olarak mülkünden yoksun   bırakarak yetkililerin, özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkım ihlal ettiği konusunda   şikayetçi olmuştur.   No.’lu ProtokoTün 1. maddesine ilişkin yukarıda belirtilen tespitler ışığında, AİHM,   § 1 ve 8. m addeler uyarınca davanın ayrı bir incelem esinin gerekli olm adığım   değerlendirmiştir (Dolgun - Türkiye, n o . 6 7 2 5 5 /0 1 , 1 3 H a z ir a n 2 0 0 6 v e Mehmet Salih ve   Abdülsamet Çakmak - Türkiye, n o . 4 5 6 3 0 /9 9 , 3 0 N is a n 2 0 0 4 ).   II. AVRUPA İNSAN HAKLARI   UYGULANMASI   SÖZLEŞMESİNİN   41.   MADDESİNİN   AÎHS’nin 41. maddesi şöyledir:   “M ahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu İhlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, M ahkeme, gerektiği   takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A . T a z m in a t   Başvuran maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; ancak miktarın   belirlenmesini AİHM’nin takdirine bırakmıştır. Bununla birlikte, yetkililerin ek kamulaştırma   tazminatını ödemekte gecikmesi nedeniyle 3.583 Türk Lirası (yaklaşık 1.856 Euro) tutarında   olan bazı borçlarını ödeyemediğini belirtmiştir.   Hükümet onun talebine itiraz etmiştir.   AİHM, Akkuş kararında (yukarıda anılan, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) olduğu gibi aynı   hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz Önünde tutarak, başvuranın   varislerine, 6.400 Euro maddi tazminat ödenmesine karar vermiştir.   AİHM, başvuranın uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, 1 No.’lu Protokol’ün 1.   maddesinin ihlalinin tespitinin başlı başına yeterli adil tazmin oluşturduğunu   değerlendirmiştir.   ( B.Mahkeme masrafları   Başvuran, avukatlık ücretlerine karşılık, AİHM tarafından tazminat olarak ödemnesine   karar verilen miktarın %20’sini talep etmiştir. Başvuran, ayrıca, mahkeme masraflarına   karşılık 750 Yeni Türk Lirası (yaklaşık 388 Euro) talep etmiştir.   Hükümet başvuranın taleplerinin asılsız olduğunu ileri sürmüştür.   AİHM, mevcut bilgilere istinaden kendi kararını vererek, başvuranın varislerine, bu   başlık altında, 500 Euro ödenmesini makul değerlendirmiştir (bkz., diğer pek çok içtihadın   yanı sıra, Uğur ve Diğerleri - Türkiye, n o , 4 9 6 9 0 /9 9 , 7 E k im 2 0 0 4 ).   C . G e c ik m e fa iz i   AİHM, gecikme faizi olarak Avmpa Merkez Bankasinın kısa vadeli kredilere   uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun   olduğuna karar verir.   BU SEBEPLERLE, AİHM OYBİRLİĞİ İLE   1. B aşvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. 1No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   . A İ H S ’ n i n 6 § 1 v e 8 . m a d d e l e r i u y a r ı n c a o l a n ş i k a y e t l e r i n a y r ı o l a r a k i n c e l e n m e s i n i n   gerekli olmadığına;   . H e r h a n g i b i r m a n e v i z a r a r a k a r ş ı i h l a l t e s p i t i n i n b a ş l ı b a ş ı n a y e t e r l i t a z m i n o l u ş t u r d u ğ u n a ;   . a ) S o ru m lu D e v le t5in , b a şv u ra n ın v a risle rin e , a şa ğ ıd a k i m ik ta rla rı, A İH S ’n in 4 4 § 2 .   maddesine göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren tiç ay içinde, ödeme günündeki kur   üzerinden Yeni .Türk Liıası’na dönüştürmek üzere ödemesine:   (i) 6.400 Euro (altı bin dört yüz Euro) maddi tazminat;   (ii) 500 Euro (beş yüz Euro) mahkeme masrafları;   (iii) yukarıdaki miktarlara tabi olabilecek her türlü vergi;   b ) Y u k a r ı d a b e l i r t i l e n i i ç a y l ı k s ü r e n i n a ş ı l m a s ı n d a n ö d e m e g ü n ü n e k a d a r g e ç e n s ü r e i ç i n   yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankasinm o dönem için geçerli faizinin üç puan   fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;   . B a şv u ra n ın a d il ta z m in ta le b in in k a la n ın ın re d d in e   KARAR YERMİŞTİR.   İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi   uyarınca 10 Ekim 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.   Ş . D Ö L L E   Yazı İşleri Müdürü   J.-P. COSTA   Başkan   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło