8476/05

WyrokETPCz2009-09-22ECLI:CE:ECHR:2009:0922JUD000847605

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy długość postępowania cywilnego, trwającego ponad 11 lat i nadal niezakończonego, naruszyła prawo skarżącej spółki do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie cywilne, które trwało od 3 grudnia 1997 r. i wciąż było w toku w momencie wydania wyroku (ponad 11 lat i 9 miesięcy), przekroczyło rozsądny termin wymagany przez art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał oparł się na swojej ugruntowanej jurysprudencji w podobnych sprawach, stwierdzając, że Rząd nie przedstawił żadnych dowodów ani argumentów, które uzasadniałyby odmienne rozstrzygnięcie. W konsekwencji, Trybunał stwierdził naruszenie prawa do rzetelnego procesu w rozsądnym terminie.
Stan faktyczny
Skarżąca spółka Seval Tekstil Sanayi ve Mümessillik Dış Ticaret Ltd. Şti. wniosła w 1997 r. pozew o odszkodowanie przeciwko bankowi w Stambule, zarzucając szkody finansowe z powodu wysokich stóp procentowych. Bank złożył powództwo wzajemne, a sprawy zostały połączone. Postępowanie toczyło się przed sądami krajowymi, w tym przed sądem pierwszej instancji i Sądem Kasacyjnym, gdzie wydano sześć orzeczeń, z których część została uchylona lub zmieniona. W momencie składania skargi do ETPCz i wydawania wyroku, sprawa nadal była w toku przed sądami krajowymi, trwając już ponad 11 lat.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza, że skarga dotycząca długości postępowania cywilnego jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF E U R O P E   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   SEVAL TEKSTĐL SANAYĐ VE MÜMESSĐLLĐK DIꢀ TĐCARET LTD. ꢀTĐ –   TÜRKĐYE   (B a ꢀvuru no. 8476/05)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Eylül 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir.   ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Bu dava, Seval Tekstil Sanayi ve Mümessillik Dıꢀ Ticaret Ltd. ꢁti. (“baꢀvuran ꢀirket”)   adlı ꢀirketin Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 31 Ocak 2005 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel   Özgürlüklerin Korunmasına Đliꢀkin Sözleꢀme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi -   AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yaptığı 8476/05 numaralı baꢀvuru sonucu görülmüꢀtür.   Baꢀvuran ꢀirket Kocaeli ilinde ikamet eden avukat A. Akpınar tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   Baꢀvuran ꢀirket 3 Aralık 1997 tarihinde Đstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde özel   bir banka (“banka”) hakkında tazminat davası açmıꢀ, bankanın uyguladığı yüksek faiz   nedeniyle maddi zarara uğradığını iddia etmiꢀtir. Bunun ardından banka karꢀı dava açmıꢀtır.   Đki dava 22 Eylül 1998 tarihinde birleꢀtirilmiꢀtir.   Mahkeme 20 Ocak 2004 tarihinde baꢀvuran ꢀirkete tazminat ödenmesine hükmetmiꢀtir.   Kararı her iki taraf temyiz etmiꢀtir. Yargıtay 18 Nisan 2005 tarihinde usuli nedenlerle kararı   bozmuꢀtur.   Đstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 17 Kasım 2005 tarihinde usuli düzeltmeler yapıp,   bankanın baꢀvuran ꢀirkete tazminat ödemesine hükmetmiꢀtir. Her iki taraf da kararı temyiz   etmiꢀtir. Yargıtay 13 Mart 2006 tarihinde baꢀvuran ꢀirketin temyiz talebini, yasal süre içinde   baꢀvurulmadığı gerekçesiyle reddetmiꢀtir. Öte yandan Yargıtay bankayla ilgili kararı hem   usul hem de esas yönünden bozmuꢀtur. Baꢀvuran ꢀirket 30 Haziran 2006 tarihinde kararın   düzeltilmesini talep etmiꢀtir. Yargıtay 19 Haziran 2006 tarihinde baꢀvuran ꢀirketin talebini   reddetmiꢀtir.   Đstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 21 Haziran 2007 tarihinde görevsizlik kararı   vermiꢀtir. Baꢀvuran ꢀirket 25 Ocak 2008 tarihinde kararı temyiz etmiꢀtir.   Baꢀvuranların ꢀu ana dek sundukları dava dosyasındaki bilgilere göre, dava ulusal   mahkemelerde halen derdesttir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuran ꢀirket, davanın süresinin, AĐHS’nin 6/1 maddesinde belirtilen “makul süre”   koꢀuluyla örtüꢀmediğinden ꢀikayetçi olmuꢀtur. Hükümet bu sava itiraz etmiꢀtir.   Göz önünde bulundurulacak süre 3 Aralık 1997 tarihinde baꢀlamıꢀ, henüz sona   ermemiꢀtir. Dolayısıyla dava iki yargı aꢀamasında yaklaꢀık 11 yıl 9 ay sürmüꢀ, ꢀu ana dek altı   karar verilmiꢀtir.   Hükümet, AĐHM’den, baꢀvuran ꢀirketin AĐHM’nin 35/1 maddesinin öngördüğü üzere iç   hukuk yollarını tüketmediği gerekçesiyle baꢀvuruyu reddetmesini talep etmiꢀtir. Bu bakımdan   Hükümet, baꢀvuran ꢀirketin ꢀikayetin özünü ulusal mahkemelere belirtmediğini ileri   sürmüꢀtür.   AĐHM, daha önceki davalarda Hükümet’in benzer itirazlarını inceleyip reddettiğini   yineler (özellikle bkz. Karakulukçu – Türkiye, 49275/99). AĐHM mevcut davada içtihadın   dıꢀına çıkılmasını gerektirecek özel koꢀullar tespit etmemiꢀtir. Bu nedenle Hükümet’in   itirazını reddeder.   AĐHM bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35/3 maddesi çerçevesinde açıkça dayanaktan yoksun   olmadığı sonucuna varır. Ayrıca diğer bakımlardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder. Bu   nedenle baꢀvurunun kabuledilebilir olduğunu belirtir.   ꢁikayetin esasıyla ilgili olarak AĐHM, mevcut baꢀvurudakine benzer meseleleri ortaya   koyan davalarda sıklıkla AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmektedir   (diğerlerinin yanı sıra bkz. Frydlender – Fransa [BD], 30979/96). AĐHM, kendisine sunulan   tüm bilgi ve belgeleri incelemiꢀ, Hükümet’in mevcut davada farklı bir karara varmasını   sağlayacak hiçbir delil ya da savunma sunmadığı kanısına varmıꢀtır. Konuya iliꢀkin içtihadını   göz önünde bulundurarak, davanın haddinden uzun sürdüğü ve “makul süre” koꢀuluna   uymadığı sonucuna varmıꢀtır. Buna göre AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   AĐHS’nin 41. Maddesi kapsamındaki hakkaniyete uygun tatmine iliꢀkin olarak, baꢀvuran   ꢀirket, Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 60. maddesiyle, ilgili Uygulama Talimatı’nın 5. maddesine   riayet etmemiꢀ, kendilerinden istenildiğinde, adil tatmin talebinde bulunmamıꢀlardır. Bu   nedenle AĐHM bu baꢀlık altında tazminata hükmedilmesine gerek görmemektedir (bkz.   Marčić ve Diğerleri – Sırbistan, 17556/05).   Öte yandan AĐHM, sözkonusu davanın ulusal mahkemelerde halen derdest olmasına   iliꢀkin olarak, en uygun tatmin biçiminin, adaletin doğru iꢀleyiꢀiyle AĐHS’nin 6. maddesine   iliꢀkin koꢀulları gözeterek, bu davaları olabildiğince hızlı ꢀekilde sonlandırmak olacağı   kanısına varır.   AĐHM YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Hukuk yargılamasının süresine iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve   3. fıkraları uyarınca 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Sally Dollé   Zabıt Katibi   Françoise Tulkens   Baꢀkan   2

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło