8537/05
WyrokETPCz2010-06-15ECLI:CE:ECHR:2010:0615JUD000853705
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania sądowego w sprawie o odszkodowanie za niesłuszne zwolnienie z pracy naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie sądowe, które trwało pięć lat i pięć miesięcy w dwóch instancjach (sąd administracyjny i Rada Stanu), przekroczyło "rozsądny termin" wymagany przez art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał odwołał się do swojego wcześniejszego orzecznictwa w podobnych sprawach przeciwko Turcji, w których stwierdzono naruszenie tego artykułu z powodu przewlekłości. W ocenie Trybunału, w niniejszej sprawie nie było podstaw do odmiennego wniosku.Stan faktyczny
Skarżący, Cemil Aydın, urodzony w 1952 roku, obywatel Niemiec, zamieszkały w Norymberdze. Pracował w Konsulacie Generalnym Turcji w Norymberdze. 2 października 1998 roku został zwolniony z pracy przez tureckie Ministerstwo Spraw Zagranicznych z powodu nadużycia stanowiska. 18 grudnia 1998 roku wniósł pozew o odszkodowanie do Sądu Administracyjnego w Ankarze, twierdząc, że został niesłusznie zwolniony.Rozstrzygnięcie
Trybunał uznał skargę dotyczącą długości postępowania za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Zasądził od Państwa pozwanego na rzecz skarżącego 2400 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, wraz z odsetkami za zwłokę. Pozostałą część roszczeń skarżącego o słuszne zadośćuczynienie oddalono.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
CEMĐL AYDIN – TÜRKĐYE
(Baꢀvuru no. 8537/05)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Haziran 2010
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir.
ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 8537/05 no’lu davanın nedeni, Cemil Aydın
(“baꢀvuran”) adlı Alman vatandaꢀının, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 21 ꢁubat 2005
tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (“Avrupa
Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢀULLARI doğumlu baꢀvuran Nürnberg’de ikamet etmektedir.
Sözkonusu tarihte T.C. Nürnberg Baꢀkonsolosluğu’nda çalıꢀan baꢀvuran 2 Ekim 1998
tarihinde, iꢀvereni Türk Dıꢀiꢀleri Bakanlığı tarafından görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle
iꢀten çıkarılmıꢀtır.
Baꢀvuran 18 Aralık 1998 tarihinde Dıꢀiꢀleri Bakanlığı hakkında haksız iꢀten
çıkarıldığı iddiasıyla Ankara Đdare Mahkemesi’nde tazminat davası açmıꢀtır.
Mahkeme 16 Kasım 1999 tarihinde davayı reddetmiꢀtir.
Danıꢀtay 26 Mart 2002 tarihinde 16 Kasım 1999 tarihinde kararı onamıꢀtır.
Danıꢀtay 18 Mayıs 2004 tarihinde baꢀvuranın düzeltme talebini reddetmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran davanın süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde belirtilen “makul süre”
koꢀuluyla örtüꢀmediğinden ꢀikayetçi olmuꢀtur. Hükümet bu talebe itiraz etmiꢀtir.
Göz önünde bulundurulacak zaman baꢀvuranın Ankara Đdare Mahkemesi’nde dava
açtığı 18 Aralık 1998 tarihinde baꢀlamıꢀ, Danıꢀtay’ın 18 Mayıs 2004 tarihinde baꢀvuranın
düzeltme talebini reddetmesiyle sona ermiꢀtir. Dolayısıyla dava iki yargı aꢀamasında beꢀ yıl
beꢀ ay sürmüꢀtür.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHM bu davadakine benzer meselelerin ele alındığı davaları incelemiꢀ, AĐHS’nin 6/1
maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (örn. bkz. Narin – Türkiye, 18907/02 ve
Karakullukçu – Türkiye, 49275/99). Davanın bütün olarak süresi göz önünde
bulundurulduğunda, AĐHM, mevcut davada farklı bir sonuca ulaꢀılması için gerekçe
görememektedir. Buna göre AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER MADDELERĐ
Baꢀvuran AĐHS’nin 6. maddesi çerçevesinde, ulusal yargı makamlarının davanın
olaylarını etraflıca değerlendirmedikleri ve yalnızca idari makamların argümanlarını göz
önünde bulundurdukları için adil yargılanmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur. Baꢀvuran ayrıca
davasının kendi ifadesine göre hakkaniyete uygun olmayan bir biçimde reddedilmesinin
AĐHS’nin 7. maddesi çerçevesinde “daha ağır ceza” teꢀkil ettiğini iddia etmiꢀtir. Son olarak,
AĐHS’nin 8. ve 10. maddeleri kapsamında, özel hayat ve aile hayatına saygı ve ifade
özgürlüğünün, açtığı davanın hakkaniyete uygun olmayan bir biçimde reddedilmesi nedeniyle
ihlal edildiğini iddia etmiꢀtir.
Öte yandan AĐHM, dava dosyasında bu hükümlerin ihlal edildiği biçiminde
yorumlanabilecek hiçbir unsur görmemektedir. Bu ꢀikayetlerin açıkça dayanaktan yoksun
olduğu ve AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiği
anlaꢀılmaktadır.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuran maddi ve manevi tazminat olarak 1.000.000 Euro talep etmiꢀtir.
Hükümet bu talebe itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, tespit edilen ihlal ile meydana geldiği iddia edilen maddi zarar arasında illiyet
bağı görmemektedir, bu nedenle bu talebi reddeder. Öte yandan, hakkaniyete uygun surette,
baꢀvurana 2.400 Euro manevi tazminat ödenmesine karar verir.
B. Yargılama gideri
Baꢀvuran ayrıca ulusal mahkemelerde meydana gelen mahkeme masrafları için 10.500
Euro ödenmesini talep etmiꢀlerdir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiꢀtir.
AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği
kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde baꢀvurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM,
baꢀvuranın taleplerini destekleyici hiçbir belge sunmadığı kanısındadır. Buna göre AĐHM bu
baꢀlık altında tazminat ödenmemesine hükmeder.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiꢀtir.
AĐHM YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE
1. Davanın süresine iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir, baꢀvurunun geri kalanının
kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Savunmacı Devlet’in, baꢀvurana, AĐHS’nin 44. maddesinin 2. fıkrası uyarınca
kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur
üzerinden Türk Lirası’na çevirerek, uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber, 2400
Euro (iki bin dört yüz Euro) manevi tazminat ödemesine:
(b) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için
Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan
eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
4. Baꢀvuranın adil tazmin taleplerinin kalan kısmının reddine,
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Đngilizce hazırlanmıꢀ, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları
uyarınca 15 Haziran 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
François Elens-Passos
Zabıt Katibi Yardımcısı
Françoise Tulkens
Baꢀkan
3
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło