88/02

WyrokETPCz2005-09-20ECLI:CE:ECHR:2005:0920JUD000008802

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczenie, skutkujące utratą wartości z powodu inflacji i niewystarczającymi odsetkami, narusza prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie zwiększonego odszkodowania za wywłaszczenie, które można przypisać władzom krajowym, stanowiło dodatkową stratę dla właścicieli nieruchomości. Wskutek tego opóźnienia oraz ogólnej długości postępowania sądowego, skarżący ponieśli indywidualne i nadmierne obciążenie. Trybunał stwierdził, że taka sytuacja zakłóciła sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa własności skarżących, co doprowadziło do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1. Trybunał oparł się na swoim ugruntowanym orzecznictwie w podobnych sprawach.
Stan faktyczny
Skarżący, Cevdet Yılmaz i Hatice Yılmaz, są obywatelami tureckimi. 7 czerwca 1996 r. Generalna Dyrekcja Dróg wywłaszczyła ich działki. Po procesie sądowym o zwiększenie odszkodowania, sądy krajowe wielokrotnie uchylały i ponownie rozpatrywały sprawę. Ostatecznie, 15 maja 2000 r., sąd krajowy zasądził zwiększone odszkodowanie wraz z odsetkami, co zostało zatwierdzone przez Sąd Kasacyjny 11 września 2000 r. Wypłata nastąpiła 13 sierpnia 2001 r. Skarżący skarżyli się na spadek wartości odszkodowania z powodu inflacji i niewystarczających odsetek.
Rozstrzygnięcie
Trybunał stwierdza dopuszczalność skargi. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. Zasądza skarżącym 4 500 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 500 EUR tytułem kosztów i wydatków. Oddala pozostałą część żądania słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   İKİNCİ DAİRE   CEVDET VE HATİCE YILMAZ - TÜRKİYE   (Başvuru no: 88/02)   KARAR   STRAZBURG   Eylül 2005   Bu karar, AİHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Üzerinde şekle ilişkin   değişiklik yapılabilir.   __________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Cevdet ve Hatice Yılmaz – Türkiye Davası’nda,   Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire),   Başkan J.-P. COSTA,   Yargıçlar A. BAKA,   R.TÜRMEN,   K. JUNGWIERT,   M. UGREHELIDZE,   D. JOCIENE,   D. POPOVIC ve   Bölüm Sekreter Yardımcısı S. DOLLE’nin katılımı ile kapalı oturumda 30 Ağustos   tarihinde toplanmış ve anılan tarihte izleyen kararı almıştır:   USUL   1. Dava, Cevdet Yılmaz ve Hatice Yılmaz isimli iki Türk vatandaşı (“başvuranlar”)   tarafından 20 Eylül 2001 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi’nin   (“Sözleşme”) 34. maddesine dayanarak Türkiye aleyhine AİHM’ye yapılan başvurudan (no.   88/02) kaynaklanmaktadır.   2.Türk Hükümeti, (“Hükümet”), AİHM’deki yargılamalar için bir Ajan tayin   etmemiştir.   3.26 Nisan 2004 tarihinde, AİHM, başvuruyu, Hükümet’e bildirmeye karar vermiştir.   Nisan 2004 tarihli bir yazı ile, AİHM, AİHS’nin 29 § 1. ve 3. maddeleri uyarınca,   taraflara, başvurunun kabuledilebilirliğine ve esaslarına ilişkin bir karara varacağını   bildirmiştir.   OLAYLAR   I.DAVA ŞARTLARI   4.Başvuranlar İzmir’de ikamet etmektedir.   5. 7 Haziran 1996 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, başvuranlara ait arsaları   kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi komitesi, arsaların değerini belirlemiş ve ilgili meblağ,   kamulaştırma yapıldığında başvuranlara ödenmiştir.   6.Başvuranların, artırma bedeli talebi üzerine, 22 Haziran 1998 tarihinde, Bornova   Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranlara, yasal faiz oranı ile birlikte artırma bedeli   ödenmesine karar vermiştir.   7. 8 Aralık 1998 tarihinde, Yargıtay, kararı bozmuştur.   8. 27 Temmuz 1999 tarihinde, Bornova Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranlara, yasal   faiz oranı ile birlikte artırma bedeli ödenmesine karar vermiştir.   9.12 Ekim 1999 tarihinde, Yargıtay, kararı bozmuştur.   10. 15 Mayıs 2000 tarihinde, Bornova Asliye Hukuk Mahkemesi, arsanın tapusunun,   tapu sicilinde, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne nakledildiği 26 Şubat 1998 tarihinden itibaren   olmak üzere, başvuranlara 9,976,332,3121 TL ve mahkeme kararının çıktığı tarihte   uygulanabilir yasal faiz oranını ödenmesine karar vermiştir.   11.11 Eylül 2000 tarihinde, Yargıtay, kararı onamıştır.   12.13 Ağustos 2001 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, başvuranlara,   28,686,390,0002 TL ödemiştir.   II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI   13. İlgili iç hukuk ve uygulaması, Akkuş – Türkiye davasında (9 Temmuz 1997 kararı,   Reports of Judgments and Decisions 1997-IV) izah edilmiştir.   HUKUK   I.1 No’lu PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   14. Başvuranlar, iki buçuk yıl süren mahkeme sürecinden sonra yetkililerden   alabildikleri kamulaştırma artırma bedelinin değerinin düştüğünü, zira, ödenebilir gecikme   faizinin Türkiye’deki aşırı yüksek enflasyon oranı ile paralel olmadığını öne sürerek şikayetçi   olmuşlardır. Başvuranlar, AİHS’nin herhangi bir maddesine atıfta bulunmamışlardır. Ancak,   şikayetleri, 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında bazı hususlar ortaya koymaktadır;   sözkonusu maddenin ilgili bölümleri şöyledir:   “ Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi   bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine   uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”   A.Kabuledilebilirlik   15. Hükümet, başvuranların, AİHS’nin 35. maddesinin gerektirdiği üzere, iç hukuk   yollarını tüketmediklerini, çünkü, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi kapsamında   faydalanabilecekleri hukuk yolundan gerektiği gibi yararlanmadıklarını ileri sürmüştür. Bu   madde kapsamında, kayıplarının, gecikme faizinin miktarını aştığını ortaya koysalardı,   artırma bedelinin ödenmesindeki gecikmelerin bir sonucu olarak, iddia ettikleri kayıpları için   tazminat alabilecek durumda olurlardı.   16. AİHM, Aka - Türkiye davasında, benzer bir ön itirazı reddettiğini gözlemler (23   Eylül 1998 kararı, Reports of Judgments and Decisions 1997-IV, ss. 2678-79, §§ 34-37). Bu   davada farklı bir yön izlemek için bir gerekçe görmemektedir ve dolayısıyla Hükümet’in   itirazını reddeder.   Yaklaşık olarak 5,667 Euro.   Yaklaşık olarak 16,295 Euro.   17. İçtihadında yerleşik olan ilkeler ve elindeki kanıtlar temelinde (bkz diğerlerinin   yanı sıra yukarıda anılan Akkuş kararı), başvurunun, esaslar üzerinde yapılacak bir inceleme   gerektirdiğini ve kabuledilmez olduğunun ilan için herhangi bir temel bulunmadığını tespit   etmiştir.   B.Esaslar   18. AİHM, bu davadaki konulara benzer konular ortaya koyan birkaç davada, 1 no’lu   Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. yukarıda anılan Akkuş, s. 1317,   § 31).   19.Hükümet tarafından sunulmuş olan kanıtlar ve argümanları inceleyerek, AİHM,   geçmiş davalardaki tespitlerinden sapma gerektirecek bir durumun bulunmadığı kanısına   varmıştır. Yerel mahkemelerin ödenmesine karar verdiği artırma bedelinin ödenmesindeki   gecikmenin, kamulaştırmayı yapan merciye bağlanabileceğini ve malikler için,   kamulaştırılmış arsaya ek olarak bir kayıp oluşturduğunu tespit etmiştir. Sözkonusu   gecikmenin ve bir bütün olarak yargılamanın uzunluğunun sonucu olarak, AİHM,   başvuranların, kamu yararının gerektirdikleri ile, mülkiyet hakkının korunması arasında   bulunması gereken adil dengeyi bozmuş olan bireysel ve haddinden fazla bir külfete   katlanmak zorunda kaldıklarını tespit etmiştir.   20.Sonuç olarak, 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   II.AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI   21. AİHS’nin 41. maddesi şöyledir:   “Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç   hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette,   zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A.Maddi ve Manevi Tazminat   22. Başvuranlar, 71,013,2583 Dolar tutarında maddi tazminat talep etmişlerdir.   23.Hükümet bu iddialara itiraz etmiştir.   24.Yukarıda anılan Akkuş kararında kullandığı hesaplama yöntemini kullanarak ve   ilgili ekonomik verileri dikkate alarak, AİHM, başvurana, 4,500 EURO maddi tazminat   ödenmesine karar vermiştir.   B.Mahkeme masrafları   25. Başvuranlar, ayrıca, AİHM’deki mahkeme masraflarınin tazminini de talep   etmiştir. Tazmin miktarını ise AİHM’nin takdirine bırakmıştır.   26.Hükümet, bu talebe itiraz etmiştir.   Yaklaşık olarak 58,749,300 Euro.   27.Elindeki bilgiler temelinde yaptığı değerlendirme ile, AİHM, başvuranlara, bu   başlık altında, 500 Euro ödenmesine karar vermiştir.   C.Gecikme faizi   28. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere   uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiştir.   YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,   1.Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2.AİHS’nin 1 no’lu Protokolü’nün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3.(a) Sorumlu Devlet’in başvuranlara, AİHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği   tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirası’na   çevrilmek ve ödeme tarihinde uygulanabilecek her türlü vergiden muaf olarak aşağıdaki   meblağları ödemesine:   (i) 4.500 Euro (dört bin beş yüz Euro) maddi tazminat;   (ii) mahkeme masrafları için 500 Euro (beş yüz Euro);   (b) yukarıda değinilen üç ayın bitiminden ödemeye kadar, basit faizin Avrupa Merkez   Bankası’nın gecikme süresi boyunca marjinal ödünç verme oranına üç puan eklenerek   yukarıdaki miktarların üzerine ödenmesine   4.Başvuranların adil tazmin için yaptıkları şikayetin kalan kısmının reddine   KARAR VERMİŞTİR.   İngilizce olarak hazırlanmış, 20 Eylül 2005 tarihinde, Mahkeme İçtüzüğü’nün 77 §§ 2.   ve 3. maddeleri uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.   S. DOLLE   Sekreter   J.-P COSTA   Başkan

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło