9577/03

WyrokETPCz2006-12-21ECLI:CE:ECHR:2006:1221JUD000957703

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania o odszkodowanie za bezprawne pozbawienie wolności naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał, że ocena rozsądnego terminu wymaga uwzględnienia złożoności sprawy, zachowania skarżącego i władz krajowych oraz znaczenia sprawy dla zainteresowanych. Stwierdził, że postępowanie krajowe, trwające około ośmiu lat i dziesięciu miesięcy w dwóch instancjach, było nadmiernie długie. W konsekwencji uznał, że doszło do naruszenia art. 6 ust. 1 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Sıracattin Şen, został zwolniony z aresztu w 1985 roku po 18 miesiącach bezprawnego pozbawienia wolności. W 1997 roku złożył wniosek o odszkodowanie na podstawie ustawy nr 466. Sąd pierwszej instancji przyznał mu odszkodowanie w 2002 roku, ale skarżący odwołał się, uznając kwotę za niewystarczającą. Sąd Najwyższy uchylił to orzeczenie w 2003 roku z powodu przedawnienia, a sąd pierwszej instancji następnie oddalił roszczenie w 2003 roku, co zostało potwierdzone przez Sąd Najwyższy w 2005 roku.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza dopuszczalność skargi. Stwierdza naruszenie art. 6 § 1 Konwencji. Zasądza od Rządu pozwanego na rzecz skarżącego kwotę 2 000 (dwa tysiące) euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, przeliczoną na liry tureckie według kursu wymiany obowiązującego w dniu płatności, plus wszelkie należne podatki. Odrzuca pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

T T T T T T T T T T T T   G ଘ G   ଘ G   TTTTTTTTTTTT   C O N S E I L D E +   L ' EUROPE   + AVRUPA   KONSEYİ   . *   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   SIRACATTİN ŞEN - TÜRKİYEDAVASI   (Başvuru no: 9577/03)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   z{yhi|ynG   YXGh™ˆ“ķ’GYWW]   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   İşbu karar AİH S’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup,   şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (9577/03) başvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaşı Sıracattin Şen’in (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 29 Ocak 2003   tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34.   maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi   (AİHM) önünde Ankara barosu avukatlarından O. Öneren tarafından temsil edilmektedir.   vsh€shy   doğumlu başvuran İstanbul’da ikamet etmektedir.   Başvuran hakkında açılan ceza davası 19 Şubat 1985 yılında tahliye edilmesiyle   sonuçlanmıştır.   Serbest bırakılma kararı 13 Kasım 1986 tarihinde nihai hale gelmiştir.   Başvuran 23 Temmuz 1997 tarihinde Bakırköy Ağır ceza mahkemesinde kanundışı yakalanan   veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesini lıakkındaki 466 sayılı Kanun’un uygulanması   talebiyle ve on sekiz ay boyunca haksız yere hapis yattığı gerekçesiyle tazminat davası   açmıştır.   Ağır ceza mahkemesi 19 Temmuz 2002 tarihinde başvuranın talebini kabul etmiş ve adı   geçene 7.000.000,000 TL (yaklaşık 4.273 Euro) ödenmesine karar vermiştir.   Başvuran bu miktarın yetersiz olduğu gerekçesiyle 23 Ağustos 2002 tarihinde temyize   gitmiştir.   Yargıtay 30 Haziran 2003 tarihinde on yıllık zamanaşımı nedeniyle kararı bozmuş ve ilk   derece mahkemesine geri göndermiştir.   Ağır ceza mahkemesi 4 Kasım 2003 tarihinde dosyanın yeniden incelenmesinin ardından   Yargıtay’ın kararına uygun olarak başvuranın talebini reddetmiştir.   Yargıtay 9 Mayıs 2005 tarihinde bu kararı onamıştır.   o|r|rGhÍpzpukhuG   pUG   hĶoz˅uĶuG]G-GXUGthkklzĶ˅uĶuGĶoshsGlkĶskĶĤĶGĶkkĶhzpGohrrpukh   Başvuran tazminat davası sürecinin uzunluğu ile AÎHS’nin 6 § 1. maddesinde öngörülen   «makul süre» ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.   hSGrˆ‰œ“Œ‹“Œ‰“™“’GĂ¡Œ™•Œ   Hükümet başvuranın taleplerinin reddedilmesi ve zamanaşımına uğraması nedeniyle   başvurunun dayanaktan yoksun olduğunu savunmaktadır.   AİHM başvuranın yetkililerin tutukluluk nedeniyle kendisine verilmesini öngördükleri   tazminat miktarına itiraz etmediğini, şikayetinin tazminat davası sürecinin uzunluğu ile ilgili   olduğunu gözlemlemektedir.   Sonuç olarak, AİHM başvurunun AİHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun   olmadığı tespitini yapmaktadır. Ayrıca başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer   almamaktadır.   iUGlšˆšGˆ’’ķ•‹ˆ   AİHM dikkate alınacak dönemin 23 Temmuz 1997 tarihinde başlayıp 9 Mayıs 2005’te sona   erdiğini belirtmektedir. Bu süre iki dereceli mahkemede yaklaşık sekiz yıl on aydır.   AİHM, yargı sürecinin makul bir yapıda olup olmadığının dava koşullarını müteakip ve bu   konudaki yerleşik içtihattan ileri gelen kıstaslar nezdinde, özellikle dâvanın karmaşık yapısı,   başvuranın ve yetkili mercilerin tutumu ve aynı zamanda davanın ilgililer için teşkil ettiği   önem ışığında değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz. diğer birçokları arasında Frydlender-   Fransa kararı, no: 30979/96).   Mahkemeye sunulan tüm deliller ışığında ve bu yöndeki yerleşik içtihat dikkate alındığında   AİHM, mevcut başvuruda sözkonusu yargı sürecinin aşırı olduğuna ve «makul süre»   koşulunu karşılamadığına kanaat getirmektedir.   Bu nedenle AİHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiştir.   ppUGhĶoz˅uĶuG[XUGthkklzĶ˅uĶuG|€n|shuthzp   hUG{ˆ¡”•ˆ›   Başvuran 44.584 Euro maddi tazminat talep etmekte, manevi zarara uğradığını öne   sürmektedir.   Hükümet bu miktara karşı çıkmıştır.   AİHM başvurana 2.000 Euro manevi tazminat ödenmesini kararlaştırmıştır.   iUGnŒŠ’”ŒGmˆ¡   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nm marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3   puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.   i|GnlylrÍlslylGkh€hspGvshyhrSGhĶotSGv€iĶysĶĤĶ€slS   1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. A İH S ’nin 6 § 1 m a d desinin ihlal edildiğine;   . a ) A İ H S ’ n i n 4 4 § 2 . m a d d e s i g e r e ğ i n c e k a r a r ı n k e s i n l e ş t i ğ i t a r i h t e n i t i b a r e n ü ç a y i ç i n d e ,   ödeme tarihindeki döviz kum üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf   tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin başvurana manevi zarar için 2.000 (iki bin) Euro   ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez   Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin   uygulanmasına;   4. Adil tazm ine ilişkin diğer taleplerin reddine;   rhyhyG€lytĶŤ{ĶyU   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AÎHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 21 Aralık 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło