9709/03
WyrokETPCz2007-07-19ECLI:CE:ECHR:2007:0719JUD000970903
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy brak doręczenia skarżącemu opinii prokuratora generalnego Sądu Kasacyjnego w postępowaniu odwoławczym naruszył prawo do rzetelnego procesu i zasadę równości broni z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, w którym stwierdzono, że brak doręczenia skarżącemu opinii prokuratora generalnego Sądu Kasacyjnego, uniemożliwiający mu pisemną odpowiedź, stanowi naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał uznał, że w niniejszej sprawie rząd nie przedstawił żadnych ustaleń ani dowodów, które mogłyby prowadzić do odmiennego wniosku. W konsekwencji, Trybunał stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Kubilay Martı, został oskarżony o fałszerstwo i oszustwo w 2000 roku. Sąd Karny w Izmirze skazał go za fałszerstwo na rok i osiem miesięcy więzienia, uniewinniając z zarzutu oszustwa. Skarżący złożył apelację, która została odrzucona przez Sąd Kasacyjny 17 września 2002 roku. W toku postępowania odwoławczego prokurator generalny Sądu Kasacyjnego wydał opinię, wnioskując o utrzymanie wyroku, która nie została doręczona skarżącemu. Skarżący został warunkowo zwolniony 29 sierpnia 2003 roku.Rozstrzygnięcie
Trybunał stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Zasądza na rzecz skarżącego 1000 EUR na pokrycie kosztów i wydatków. Odrzuca pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL
AVRUPA
DE L’EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
MARTI -TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no:9709/03)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Temmuz 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
bazı düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve ( 9709/03) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu
ülke vatandaꢀı olan Kubilay Martı’nın ( baꢀvuran ), 30 Ocak 2003 tarihinde Avrupa Đnsan
Hakları Mahkemesi’ne ( AĐHM) Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) Đnsan
Hakları ve Temel Özgürlükleri güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu
baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Đzmir Barosu avukatlarından A. Terece tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. MEVCUT DAVA KOꢁULLARI
Baꢀvuran, 1966 yılı doğumludur ve Đzmir’de ikamet etmektedir.
Đzmir Cumhuriyet Baꢀsavcılığı, 15 Mayıs 2000 tarihinde, baꢀvuranı sahtecilik ve
dolandırıcılık suçlarından suçlamıꢀtır.
Đzmir Ağır Ceza Mahkemesi, baꢀvuranın dolandırıcılık suçundan beraatına karar
vermiꢀ fakat sahtecilik suçundan dolayı suçlu bulmuꢀtur. Sonuç olarak Ağır Ceza Mahkemesi,
Türk Ceza Kanununun 342§1. ve 59. maddeleri uyarınca baꢀvuranı bir yıl sekiz ay hapis
cezasına çarptırmıꢀtır. Nisan 2001 baꢀvuran, tarihinde temyiz baꢀvurusunda bulunmuꢀtur. Mayıs 2002 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcılığı, baꢀvurana tebliğ
edilmeyen temyiz hakkındaki tebliğnamesinde, Yargıtay’dan ilk derece mahkemesinin
kararının onaması istemiꢀtir. Eylül 2002 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcılığı’nın tebliğnamesi ıꢀığında
karar veren Yargıtay, baꢀvuranın temyiz baꢀvurusunu reddetmiꢀ ve ilk derece mahkemesinin
kararını onamıꢀtır. Ağustos 2003 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi baꢀvuranın ꢀartlı salıverilmesine
karar vermiꢀtir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın tebliğnamesinin baꢀvurana
bildirilmemesi nedeniyle adil yargılamaya ve silahların eꢀitliği ilkesine bir müdahale
olduğunu iddia etmektedir. Baꢀvuran bu bağlamda AĐHS’nin 6§1ve 6§3.maddenin b) bendine
atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik Hakkında
AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığı sonucuna ulaꢀmıꢀtır.
AĐHM, kabuledilemezliğe dair hiçbir gerekçe bulunmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla
baꢀvurunun kabuledilebilir olduğunu ilan etmek gerekmektedir.
B. Esas Hakkında
AĐHM, baꢀvuranın ꢀikayetine benzer bir ꢀikayeti daha önce incelediğini ve Yargıtay
Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın tebliğnamesinin baꢀvurana bildirilmemesinin, tebliğnamedeki
görüꢀlerin niteliği ve yargılanabilir bir kiꢀinin yazılı olarak buna cevap vermesinin mümkün
olmaması dikkate alınarak, AĐHS’nin 6§1. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaꢀtığını
hatırlatmaktadır. (Bkz; Göç-Türkiye, no: 36590/97 ve Abdullah Aydın-Türkiye, no: 63739/00)
AĐHM, mevcut ꢀikayeti incelemiꢀtir ve Hükümetin, mevcut davayı farklı bir ꢀekilde
sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmaktadır.
Bu durumda, AĐHM, AĐHS’nin 6§1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmıꢀtır.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuran, maruz kaldığı manevi zarara iliꢀkin olarak 5.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet, bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, baꢀvuranın uğradığı manevi zarara iliꢀkin olarak ihlal tespitinin kendisinin
yeterli adil tazmin oluꢀturduğunu düꢀünmektedir.
B. Masraf ve Harcamalar
Baꢀvuran, yerel mahkemeler ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu masraf ve harcamalara
iliꢀkin olarak 3.000 Euro talep etmektedir. Baꢀvuran, Đstanbul Barosu avukatlarının çalıꢀma
saatlerini gösteren bir tablo sunmuꢀtur.
Hükümet, bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM içtihadına göre, bir baꢀvurana masraf ve harcamaları ancak gerçekliği,
gerekliliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece ödenir. Mevcut davada AĐHM,
avukatların gerçekleꢀtirdiği iꢀe iliꢀkin ödeme makbuzlarını sunmaması ve sözü geçen
harcamaların hiçbirini belgelendirmemesi nedeniyle baꢀvuranın iddialarını desteklemediğini
saptamaktadır. AĐHM, yine de baꢀvuranın baꢀvurusunu sunmak için kesinlikle masraf ve
harcamalarda bulunduğu kanısındadır ve bu nedenle masraf ve harcamalara iliꢀkin olarak en
fazla 1.000 Euro ödenmesinin uygun olacağına kanaat getirmektedir. Sonuç olarak AĐHM,
AĐHM önünde yürütülen süreç için bu miktarın baꢀvurana ödenmesine karar vermiꢀtir.
C.GECĐKME FAĐZĐ
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç
puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olacağına hükmeder.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6§1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Đhlal tespitinin kendisinin baꢀvuranın uğradığı manevi zarara iliꢀkin yeterli adil
tazmin oluꢀturduğuna;
4. a) AĐHS’nin 44§2. maddesi uyarınca, kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay
içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere,
Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana masraf ve harcamalara iliꢀkin olarak
1.000 Euro ( bin Euro) ödenmesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar,
Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda basit faizin uygulanmasına;
5. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca hazırlanmıꢀ olup, iç tüzüğün 77§ § 2 ve 3. maddelerine uygun
olarak 19 Temmuz 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło